Aydın Çetiner, robot bölüklerinin lojistik destek, keşif, mayın temizleme ve doğrudan ateş desteği gibi kritik görevleri üstleneceğini vurguladı.
Kara unsurlarında, 200 kg'a kadar yük taşıyabilen "robot köpek" veya "katır" benzeri araçlar, makineli tüfek veya tanksavar füzelerle donatılmış halde görev yapıyor.
Özellikle terörle mücadele operasyonlarında, mağaralara insan yerine robotların gönderilmesiyle asker kayıpları sıfıra indiriliyor. "Mağaralara insan göndermek büyük risk... Bu robot birimleri oraya gidip saldırıyı gerçekleştirecek" diyen Çetiner, bu sistemlerin kentsel savaşta da devrim yaratacağını belirtti. HAVELSAN'ın Barkan ve ASELSAN'ın geliştirdiği sistemler, TSK envanterinde aktif olarak kullanılıyor.
HAVADA ÜSTÜNLÜK
Havada ise Bayraktar TB2, Akıncı ve Kızılelma gibi SİHA'larla desteklenen robot bölükleri, küçük keşif dronlarından 67 tonluk dev platformlara kadar geniş bir yelpazeye sahip. Bu sistemler, yapay zeka destekli sürü zekasıyla birbirleriyle iletişim kurarak koordineli operasyonlar gerçekleştiriyor.
SİDA'LAR OTONOM GÖREVLERDE ÖN SAFTA
Denizde ise ULAQ ve SANCAR gibi silahlı insansız deniz araçları (SİDA), gemi koruması, mayın avcılığı ve izleme görevlerini otonom olarak yürütüyor. Bu araçlar, sürü zekasıyla entegre çalışarak deniz harp konseptini yeniden tanımlıyor.
Çetiner, robotların yardımcı unsur olduğunu ancak zaferin hâlâ insan unsura bağlı olduğunu vurgulasa da, Türkiye'nin yerli üretim kapasitesinin bu alanda yeterli olduğunu ve TSK'nın modern harp unsurlarında öncü konumda bulunduğunu ifade etti. "Üretim kapasitemiz yeterli, ihtiyaç duyduğumuz yerler için yeterince üretebiliyoruz. Bu, modern savaşın bu unsurunun ordumuza yerleşmiş olması gurur kaynağı" sözleriyle Türkiye'nin robotik atılımını övdü.
Kaynak: Haber Merkezi