TSK'da yeni dönem resmen başlıyor! Suudi Arabistan'dan Türkiye’ye askeri üs teklifi!

TSK küresel savaş ihtimallerine karşı Afrika ve Asya'da yeni üs alanlarına odaklanıyor. Öte yandan Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye askeri üs teklifi geldi. Libya'daysa Dibeybe ve Hafter'i bir araya getirecek "tek ordu" planı masada.

Hürriyet gazetesi yazarı Hande Fırat, Milli Savunma Bakanlığının (MSB) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) için şekillendirdiği yeni güvenlik stratejisine ve küresel konuşlanma planlarına ilişkin bilgileri bugünkü köşesinde paylaştı.

Fırat, "TSK’da yeni dönem: Libya’da tek ordu Suudi Arabistan’da Türk üssü" başlıklı yazısında, Türkiye’nin güvenlik anlayışında önemli bir dönüşüm yaşandığını ifade ederek, "Türkiye, yalnızca ordusunu yeni tehditlere göre hazırlamıyor. Aynı zamanda askerî gücünün dünyanın hangi coğrafyalarında, hangi görevlerle ve nasıl bir komuta yapısı içinde bulunacağını da yeniden değerlendiriyor." değerlendirmesinde bulundu.

TSK YENİ DÖNEME GİRDİ: BÜYÜK SAVAŞ İHTİMALİNE HAZIRLIK...

TSK'nın 40 yılı aşan terörle mücadele sürecinin ardından yeni bir döneme girdiğine dikkati çeken Fırat, edindiği bilgilere göre MSB’nin çizdiği yeni konseptin merkezinde iki temel yaklaşım bulunduğunu belirtti. Fırat, bu yaklaşımları şu şekilde aktardı:

"Dünyadaki gelişmeler dikkate alınarak büyük çaplı bir savaş ihtimaline karşı hazırlık yapılması ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurtdışındaki askerî varlığının ve konuşlanma alanlarının genişletilmesi... Küresel çaplı savaş ve gerginliklere hazırlanmak, Türkiye’nin bir savaşa girmeyi planladığı anlamına gelmiyor. Ancak savaşın niteliğinin değiştiği, bölgesel çatışmaların genişleyebildiği ve büyük güçler arasındaki rekabetin sertleştiği bir dünyada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni tehdit senaryolarına göre hazırlanması anlamına geliyor."

Türk askeri varlığının Afrika ve Asya başta olmak üzere yeni coğrafyalarda artırılması üzerinde çalışıldığını kaydeden Fırat, bu modelin lojistik destek, ikmal hatları ve diplomasi ile destekleneceğini ifade etti.

LİBYA'DA İKİ AŞAMALI HEDEF: ÖNCE TEK ORDU, SONRA SİYASİ UZLAŞMA

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in SAHA 2026 Fuarı kapsamında Doğu Libya temsilcisi Orgeneral Saddam Hafter ve Trablus yönetimi yetkilisi Korgeneral Abdusselam Zubi ile bir araya geldiğini hatırlatan Fırat, Ankara'nın Libya'da iki aşamalı bir yaklaşım yürüttüğünü aktardı.

Fırat, süreçle ilgili şu bilgileri verdi:

"23 Ekim’de Ankara’da iki tarafın temsilcileri arasında gerçekleştirilen toplantıda ise ortak komuta yapısına ilişkin yeni formüller ele alındı. Üzerinde çalışılan yaklaşım iki aşamalı. Birinci aşama, askerî birleşme yani tek bir ordu. Bunun yakın zamanda hayata geçirileceği belirtiliyor. İkinci aşama ise siyasi uzlaşma. Ankara’ya göre müzakerelerde gündeme gelen en güçlü seçenek; Dibeybe’nin başbakan olarak görevini sürdürmesi ve Hafter’in ise Genelkurmay Başkanı olması."

SUUDİ ARABİSTAN'DAN TÜRKİYE'YE ASKERİ ÜS TEKLİFİ

Mekke Ortak Savunma Anlaşması ve kurumsallaşma çalışmalarına değinen Hande Fırat, Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye tarihi bir teklifte bulunduğunu yazdı.

Fırat, Suudi Arabistan'ın teklifine dair şunları kaydetti:

"Edindiğim bilgilere göre Suudi Arabistan, bu ana karargah dışında Türkiye’ye kendi topraklarında askerî üs kurulmasını teklif etti. Üzerinde durulan modelin Katar’daki Türk askerî yapılanmasına benzer olması öngörülüyor. Temel amaçlar; caydırıcılığın güçlendirilmesi, Suudi askerî personeline eğitim ve danışmanlık desteği sağlanması ve ortak savunma kapasitesinin geliştirilmesi."

Türkiye'nin Suudi Arabistan'da askeri üs kurması ihtimalinin TBMM'deki süreçlerin tamamlanması ve gerekli izinlerin alınmasıyla bağlantılı olduğunu belirten Fırat; Mekke İttifakı'nın belirli bir ülkeye karşı cephe oluşturmadığını, kolektif caydırıcılık amacı taşıdığını ve Türkiye'nin Husilere karşı bir askeri harekata katılmasının söz konusu olmadığını da vurguladı.

ABD'NİN BÖLGE STRATEJİSİ VE BÜYÜK RESİM

Washington yönetiminin Mekke İttifakı'nı bölgede bir denge ve istikrar unsuru olarak değerlendirdiğini belirten Fırat, ABD'nin 2027-2028 döneminde Ortadoğu’daki doğrudan askeri yükünü azaltmayı hedeflediğini kaydetti.

Ortaya çıkacak güç boşluğunun doldurulacağını belirten Fırat şu yorumda bulundu:

"Bütün bunlar birbirinden bağımsız gelişmeler değil. Türkiye’nin değişen güvenlik anlayışının ve bölgesel stratejisinin farklı parçaları. Türkiye’nin yeni dönemdeki hedefi, askerî kapasitesini yalnızca kendi sınırlarının savunulmasında değil, güvenlik çıkarlarının bulunduğu farklı coğrafyalarda caydırıcılık ve diplomatik etki oluşturacak biçimde kullanabilmek."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri