Trump ve Epstein ilk değil tarihi derinden sarsan bal tuzağı örnekler

Son günlerde hem ülkemiz kamuoyunu hem de dünya siyasetini meşgul eden konuların başında belaltı istihbarat, bal tuzağı ve sekspiyonaj gibi kavramlarla ifade edilen operasyonlar gelmektedir.

Bu konuda derli toplu çalışmaları bulunan Yadav meselesiyi şöyle özetler: “Bal tuzağı casusluğunun merkez üssünde psikolojik harp yer alır. Hedefe yönelik bu tür operasyonlar, insanların yalnızlık, gösteriş merakı (kibir/vanite) ve ego gibi duygularını tetikleyerek, kişileri normalde yapmamaları gereken davranışlara yönlendirme kapasitesine dayanır.”

Bu tuzakta hedef üst düzey bürokratlar, bilim insanları, medya yüzleri veya askerî temsilcilerdir.

Ne yazık ki hem bizim tarihimiz hem de dünya tarihi bunun örnekleri ile doludur.

İlk sekspiyonaj Cemal Paşa’ya yapıldı

Tarihimizde ilk sekspiyonaj kurbanı Cemal Paşa idi. Nili Casusluk Teşkilatının lideri Sara Türk komutanı tuzağa düşürerek özellikle Gazze Savaşlarında binlerce Mehmetçiğin şehit düşmesine neden oldu.

NİLİ casus örgütü Birinci Cihan Harbi sırasında Türklere karşı Romanya Siyonist’i Aaron Aaronsohn tarafından kuruldu.

Bu örgütün saha eylemlerini ise Aaron’un kız kardeşi Sarah Aaronsohn yürütüyordu.

Bu örgüt, özellikle kadın ajanları kullanarak Türk subaylarının fiziki özellikleri ve savaş yeteneklerine dair taktik bilgileri toplayarak İngilizlere servis ediyordu.

Bilhassa Ahmet Cemal Paşa, bu örgütün yakın markajı altındaydı. Cemal Paşa’ya dair her türlü istihbarat, İngilizler açısından büyük önem taşıyordu; çünkü Gazze’ye yönelik saldırısının savunmasını yapacak Osmanlı Paşası o idi.

Osmanlı istihbaratı 1916 yılına kadar ne Aaron ne de Sarah hakkında yeterli malumat toplayamamıştı, işin doğrusu iki sene boyunca varlığından dahi haberdar değildi.

Sarah ilk defa Osmanlı istihbaratının dikkatini eski eşi Hayim Abraham’ın deşifre edilmesi ile çekti. Hayim, doğrudan Nili adına hareket etmese de başka casusluk faaliyetlerine karışması eski eş Sarah’ın da gözlenmesini sağladı.

Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti, nihayet 1917 yılında Adana’dan Gazze’ye uzanan bir bölgede bilhassa Avrupa’dan gelen Siyonist Yahudilerin bir takım istihbarat çalışmaları yaptığını fark etti. Öte taraftan bu örgütün adı, faaliyetleri ve amacı tam olarak kestirilemiyordu.

Türk istihbaratı, Sarah’ın önemini anladığında bölgede geniş çaplı bir arama başlattı ve nihayet onu buldu; ama Sarah yakalanmadan önce silahı ile kendisini başından vurarak intihar etmişti. Onun intiharı yalnızca örgütü korumak için değildi, İngilizlerin başlatacağı Gazze Operasyonu ile alakalı hayati bilgileri General Allenby’e vermiş olmasındandı.

Daha gerilerde Şeker Pare Hatun’un Sultan İbrahim’in düşkünlüklerini istismar etmesinden tutun modern zamanda FETÖ ve Adnan Oktar cemaati gibi yapıların bu tuzağı kullandığına dair iddianamelerde sayısız örnekler bulunur.

Dünya siyasetinde Bal tuzağı örnekleri

MOSSAD, AMAN ve ŞABAK’ın tarihi perspektifte kurduğu istihbarat yöntemlerinin merkezinde bal tuzağı yöntemi bulunmaktadır.

Filistinli kadınlara ve erkeklere zaman zaman tecavüzü sistematik bir silah olarak kullanan Siyonist istihbarat bunu dünya siyasetinde de çok uluslu şekilde yürütmektedir. Ülkemizde FETÖ ve Oktar grubu üzerinden yapılan bu faaliyet dünya literatüründe Pizzagate ve Epstein olarak yansımıştır.

Jeffrey Epstein iddiaları artık ayyuka çıkmış en güçlü ve modern bal tuzağı olarak karşımıza çıkıyor.

Eptein, gençliğinden beri fuhuş başta olmak üzere birçok adi suçtan yargılanmış bir isimdi. Hapiste tutuklu olduğu sırada şaibeli bir şekilde hayatını kaybetmiş olması da tesadüf değildi. Epstein’in ölümü MOSSAD açısından başarılı bir operasyondu; fakat artık kamuoyu ve az sayıdaki ABD’li politikacı İsrail’in ABD iç siyasetini kendi ülkelerinin çıkarını gözeterek ahlaksız yollarla dizayn etmeye başlamasını ciddi anlamda tartışmaya başlamıştır.

ABD kamuoyuna ve iddialara göre Epstein üzerinden MOSSAD’ın eline düşmüş bazı isimler şu şekildedir; ABD eski başkanları Bill Clinton, Barack Obama, Joe Biden, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, CIA direktörü William Burns, iş dünyasından Bill Gates, eski Norveç Başbakanı Thorbjørn Jagland… Bu isimler iddialarda yer alan kişilerin başında gelmektedir. Elon Musk’ın son çıkışını hatırlayacak olursak Donald Trump da bu listede yer alanlar arasındadır.

ABD, MOSSAD’ın elindeki görüntüleri kurtaramadı

İsrail’in elindeki görüntüleri ve videoları yayınlamasına Samson Opsiyonu denilmektedir. Bunu ancak İsrail’in varlığı ciddi anlamda tehlikeye düşmesi durumunda başvuracağı savunulmaktadır. FBI ve CIA’nin bu dataları MOSSAD’ın elinden kurtarma teşebbüsleri bugüne kadar hep hüsranla sonuçlandı.

Medyada bu konu ile ilgili konuşan ABD’li eski istihbaratçılar, İsrail’in süreci Samson Operasyonuna çevirmesinden korktukları için çaresizce durumu kabullendiklerini belirtiyor.

Epstein iddialarının gölgesinde yürüyen bu medya ve istihbarat savaşı, Amerika’nın kendi iç iktidar mekanizmalarını açığa çıkarıyor.

Samson Opsiyonu ya da başka bir isimle b'rerat Shimshon diğer sapkın inanışlar gibi Siyonist teolojisine dayanıyor. İnanışa göre; geçmişte Filistinliler ayaklandığında bir Siyonist din adamı Samson Mabedi’ni kendi elleriyle yıkmış ve kendisiyle beraber isyan eden Filistinlileri yok etmişti. Bu yönteme göre eğer İsrail’in varlığı tehdit edilirse hem kendisini hem dostlarını hem de düşmanlarını aynı anda yok etme stratejisine Samson opsiyonu adı verilmektedir. Birçok

İsrailli politikacının iddiasına göre; Yom Kippur Savaşı sırasında Arapların başarı kazanması sonrası İsrail elindeki tüm nükleer silahları ateşlemek için harekete geçti. İsrail, Yom Kippur Savaşı sırasında elinde sınırlı başlık bulunmasına rağmen bunları pervasızca kullanma teşebbüsüyle ABD araya girdi ve Suriye’nin kuzeyden İsrail’e yürüyüşü diplomatik yollardan durduruldu.

Samson opsiyonunun devreye alınması durumunda Siyonistlerin hedefi ABD olacağı açık bir şekilde ifade ediliyor. Tüm finans sistemlerinin çökertilmesi, ABD’nin en mahrem operasyonları ve saha elemanlarının düşmanlara deşifre edilmesi, ülkedeki siyasetçilerin aldıkları rüşvetler, cinsel kasetleri gibi tüm unsurları bir anda ABD’lilerin önüne koyarak kaos yaratmak Samson opsiyonunun günümüzde genişletilmiş hali olduğu dile getiriliyor.

Tarihimizi ve dünya siyasetini dikkate aldığımızda yürütülen operasyonlara sadece özel hayat ve magazin ekseninde bakmamız saflık olacaktır. Savcılığın otaya çıkardığı her yeni olay esasen Milli Güvenliğimiz ile oldukça yakından alakalıdır.

Haberleri