Global İlişkiler Forumu Başkanı ve eski Büyükelçi Timur Söylemez, T24'e verdiği röportajda Dışişleri Bakanlığı’nın kurumsal yapısını ve yönetim tarzını hedef aldı.
Türkiye’nin NATO nezdindeki Daimi Temsilciliği görevine atanmayı bekleyen ancak liyakati uygun bulunmadığı için bu talebi gerçekleşmeyen Söylemez’in, emekli olur olmaz devletin uyumla çalışan kadrolarını hedef alması tepki çekti.
NATO HAYALİ SUYA DÜŞÜNCE "TAHAMMÜL" BİTTİ
T24’e verdiği röportajda kariyerindeki kırılmayı "katkı sunamama" ve "makam işgal etmeme" gibi duygusal cümlelerle süsleyen Timur Söylemez’in asıl motivasyonunun NATO Daimi Temsilciliği olduğu iddia ediliyor.
Brüksel’deki o kritik koltuğa oturmak için yürüttüğü kulis çalışmaları sonuçsuz kalınca ve liyakati bu görev için yeterli görülmeyince, Söylemez’in "tahammül sınırlarının" aniden dolması dikkat çekici bulundu.
AMERİKA VE AVRUPA’DA GÖREV VARKEN HER ŞEY YOLUNDAYDI
Söylemez’in eleştiri oklarını yönelttiği dış politika yönetimi ve bakanlık kadroları, kendisi Amerika’nın ve Avrupa’nın en prestijli başkentlerinde sefa sürerken sorun teşkil etmiyordu. Ancak ne zaman ki talep ettiği üst düzey atama gerçekleşmedi, Söylemez bir anda "erken emeklilik" kararı alarak sistemi dışarıdan bombalamaya başladı.
HARİÇTEN GAZEL OKUMAK...
Türkiye'nin NATO nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Basat Öztürk, Brüksel'de Türkiye'nin haklarını ve diplomatik tezlerini kararlılıkla savunmaya devam ederken, bu makama talip olup elenenlerin "kurumsal yapı bozuldu" feryadı samimiyet testinden geçemiyor.
Devletin tüm kurumlarıyla koordineli şekilde, milli çıkarları önceleyerek çalışan Dışişleri Bakanlığı kadrolarının, kişisel kariyer hırsları tatmin edilmeyen emekli diplomatlar üzerinden yıpratılmaya çalışılması kamuoyunda "hariçten gazel okumak" olarak yorumlanıyor.
T24 ÜZERİNDEN ALGI OPERASYONU MU?
Söylemez’in röportajında kullandığı "Dışişleri MİT gibi yönetiliyor" ve "ofsaytta kalınıyor" şeklindeki futbol metaforları, ciddi bir dış politika analizinden ziyade, kamuoyunda kafa karışıklığı yaratmaya yönelik bir algı çalışması olarak değerlendiriliyor.
Dışişleri’nin devletin diğer güvenlik ve istihbarat birimleriyle uyumlu çalışmasını bir "eleştiri" konusu haline getirmek, modern diplomasi ve devlet gelenekleriyle bağdaşmayan bir yaklaşım olarak nitelendiriliyor.