TERÖR GERÇEKLERİ…

İstanbul Taksim İstiklal Caddesi’nde patlayan bomba ile altı vatandaşımız hayatını kaybetti, seksen bir kişi yaralandı. Hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa diliyorum.

Hepimiz açısından zor bir akşam ve gece oldu. Ancak hiç kuşku yok ki, en uzun ve zor gece teröristlerin yakalanması için çalışan güvenlik güçlerimizin gecesiydi. Şükürler olsun ki çok hızlı bir şekilde neticeye ulaştılar. Bombayı yerleştiren teröristi de, ona yardım ve yataklık edenleri de olayı planlayanları da buldular.

Bu neviden olaylar sonrası sıklıkla yaşarız, fail kim tartışmalarını.

Genel olarak fail bellidir, ancak birileri kasıtlı, hedef şaşırtmak birileri de ezberlerinin bozulmasından ötürü mustarip oldukları için hep farklı yerleri işaret etmeyi alışkanlık edinmiştir.

Neden İstiklal Caddesi seçildi ve belirlenen failler dışında işin içinde kimler var mutlaka bulunacaktır. Bundan kesinlikle eminiz. Sanılmasın ki bu olaylar bir şekilde açığa çıkmaz…

Şimdi seçim ortamındayız, ittifak ilişkileri var, ittifak içindekilerin açık ve örtülü başka ittifak ilişkileri var, bunların bir kısmı da bombacı örgütün uzantılarına çıkıyor, dolayısıyla konu pek çok boyutu ile saptırılıyor, farklı şekilde tartışılmak isteniyor.

Birinci olarak bilinmelidir ki, yaşadığımız şey bir terör olayıdır. Ülkemizde terörist bir saldırı olmuştur. Sivil, savunmasız insanlar kurban olarak seçilmiştir. Hedef ise Türkiye’dir, milletimizdir.

İkinci olarak, bu olayı gerçekleştirenlerin amacı topyekûn hepimize gözdağı vermektir. Hepimizi korkutmaktır, hayatımızı çekilmez hale getirmektir ve kendilerinin istedikleri gibi davranmamızı sağlamaktır. İstedikleri tavizleri vermemizdir. Teslim olmamızdır.

Üçüncü olarak, terör insanlığa karşı suçtur ve hiçbir şekilde başka kavramlarla ilişkilendirilerek izah edilemez. Bu bir siyasal tutum, davranış, eylem değildir. Mazur görülecek, hak verilecek bir tarafı yoktur. Terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin insanlık dışı varlıklara yönelik bir mücadele yürüttükleri unutulmamalıdır ve diğer suçlularla mücadele edilirken sergilenebilecek tüm duyarlılıklar beklenmemelidir.

Dördüncü olarak, terörist faaliyetler karmaşık organizasyonlar içinde gerçekleştirilir. Mücadele de bunun için kolay olmaz. Günümüzde vekâleten savaş ve hibrit savaş olarak tanımladığımız yeni çatışma türleri içinde terörizm önemli bir yer tutmaktadır ve terörist grupların arkasında, önünde, yanında pek çok büyük gücün bulunduğu ve farklı çıkarlar için bunların gerçekleştirilmek istendiği gözden kaçırılmamalıdır.

Beşinci olarak, teröristlerin arkalarında bulunan güçlerin ve bunların etki ajanlarının yapılan eylemleri bir takım yönlendirme ve saptırmalarla kamuoyunda farklı şekilde algılanacak biçimde, hedef saptıracak şekilde anlatmak için çaba gösterecekleri ve gösterdikleri unutulmamalıdır. Bu çabalar öylesine ustaca, profesyonelce yapılır ki kitleler olana değil dezenformasyona ilgi göstermeye başlarlar.

Altıncı olarak, terörist faaliyetlerin etkisinin artırılmasında medyanın önemi gözden kaçırılmamalıdır. Teröristler çok iyi bilirler ki tüm toplumu yok etmeye ne güçleri yeter, ne maddi varlıkları. Ancak korku ve panik iklimini hâkim kılarak başarıya ulaşırlar. Onun içindir ki yaptıklarının olabildiğince çok yankı bulmasını isterler. Ayrıca hedeflenenin dışında başka çıkarlar da devreye girer ve hemen icra etmeye başlarlar. Nitekim Türkiye’nin turizmini baltalama çağrılarında olduğu gibi…

Yedinci olarak, teröristlerin ve onların arkasındakilerin de medyaları vardır. Kuşkusuz ki her olay sonrasında ya etkiyi artırmak veya hedef saptırmak için bunları kullanırlar. Kullanmışlardır da. Bu nedenle terör olayları sonrası özellikle yabancı kaynaklardan aktarılan her bilgiye kuşku ile bakmak ve sadece resmi kanallara itibar etmek gerekir. Özellikle sosyal medya paylaşımlarına çok dikkat etmek şarttır. Günümüz teknolojileri ile pek çok sahte içerik ve görüntü üretip yaymak mümkündür ve örgütler bunu sıklıkla yapmaktadırlar. Sosyal medya kısıtlamaları da, kontrollü bilgi de terörle mücadele için bazen kaçınılmaz olmaktadır.

Son olarak, sakin kalabilmek, öfkemizi, infialimizi o an için içimize atıp güvenlik güçlerinin işlerini yapabilmelerine katkı sağlamak, olayların daha karmaşık hale gelmesinin bir parçası olmamak dahi önemli bir vatandaşlık görevidir.

Terör bu ülkeyi ve aziz milletimizi teslim alamaz. Terör örgütlerinin arkasındakiler, güçleri ne olursa olsun asla bizler yaşadıkça emellerine ulaşamaz.

Tüm yazılarını göster