SDG’NİN TEHLİKELİ PLANI DEŞİFRE OLDU
Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan istihbarat kaynakları, terör örgütü PKK ile bağlantılı SDG’nin, devlet tarafından çeşitli suçlardan aranan kişileri kontrolündeki bölgelere kabul ettiğini iddia etti. Kaynaklara göre, bu kişiler daha sonra örgüt bünyesine dahil edilerek silahlı faaliyetlerde kullanılmaya başlandı.
ARANAN SUÇLULAR TERÖR ÖRGÜTÜ SAFINDA
İstihbarat kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, aralarında eski rejim unsurlarının da bulunduğu çok sayıda firari ve aranan şahıs, SDG kontrolündeki bölgelere kaçtı. Bu kişilerin, haklarında yürütülen adli süreçlerden kurtulmak için örgütle iş birliğine gittiği ileri sürüldü.
TEK ŞARTLARI VAR: BÖLGEDE KALMAK KARŞILIĞINDA SİLAH
Kaynaklar, söz konusu kişilerin SDG bölgelerinde barınabilmeleri ve korunmaları karşılığında örgüte katıldığını belirtti. Bu şartı kabul eden şahısların, doğrudan silahlı faaliyetlerde ya da lojistik destek süreçlerinde görevlendirildiği iddia edildi.
HALEP’E YÖNELİK SALDIRILARDA YPG/SDG İŞ BİRLİĞİ İDDİASI
İstihbarat değerlendirmelerinde, Halep kent merkezine yönelik saldırıların, terör örgütü PKK mensupları tarafından YPG/SDG iş birliğiyle gerçekleştirildiği öne sürüldü. Saldırılarda İran yapımı insansız hava araçlarının (İHA) kullanıldığı iddiası dikkat çekti.
ŞEYH MAKSUD VE EŞREFİYE’DE EYLEMLER ENGELLENDİ
Suriye askeri istihbarat birimleri, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde planlanan bazı terör eylemlerinin önceden tespit edilerek engellendiğini açıkladı. Bu bölgelerde sivillerin yoğun olarak bulunduğu alanların hedef alındığı belirtildi.
PATLAYICI VE BOMBA MALZEMELERİ SİVİL ALANLAR İÇİN TEMİN EDİLDİ
İstihbarat kaynağı, PKK mensuplarının aranan bu şahısları kullanarak patlayıcı ve bomba yapımında kullanılan malzemeleri temin ettiğini ileri sürdü. Amaçlarının;
sivillerin toplandığı alanlar,
Suriye ordusu unsurları,
güvenlik güçleri
olduğu ifade edildi.
BÖLGEDE GÜVENLİK ENDİŞESİ ARTIYOR
Uzmanlar, SDG’nin aranan suçluları bünyesine almasının, bölgede güvenlik riskini daha da artıracağı görüşünde. Bu durumun, terör örgütünün insan kaynağını genişletme ve sahadaki etkinliğini koruma stratejisinin bir parçası olduğu değerlendiriliyor.
KAYNAK: HABER MERKEZİ