Alihan Kuriş'e yönelik yapılan operasyonun ardından gözler cemaatin iç dinamiklerine ve resmî yayın organlarına çevrildi.
Ellerindeki gazete, dergi ve dijital mecralarda konuya dair eleştirel haber-yayın yapılmadı. Grupta tam bir sessizlik hakim...
SÜLEYMANCILARIN İÇİNDE ALİHAN KURİŞ ÇETESİNE SAHİP ÇIKANLARIN ORANI NE?
Kuriş’in yönlendirdiği ya da cemaate yakınlığıyla bilinen medya organlarında, yaşananlara ilişkin herhangi bir "Yanılmışız" veya "Adaletin yanındayız" beyanı yer almadı. Yargıya yansıyan iddialara veya cemaat içi rahatsızlıklara dair kurumsal düzeyde net bir tavır belirtilmemesi, tabanda da belirsizliği derinleştiriyor. Sahada gelir durumu düşük kesimler içerisinde operasyonların haklılığına işaret edilse de grubun hakim kadroları arasında farklı bir değerlendirme görünmüyor veya kamuoyuna yansımasına izin verilmiyor.
Tıpkı Ekrem İmamoğlu'na seçim desteği sürecinde olduğu gibi içeride istiklalini yitirmiş boğucu bir iklim olduğu ifade ediliyor.
Cemaatin geçmiş dönemdeki yapısı ve söylemleri göz önüne alındığında, mevcut yönetime karşı toplu bir reddiyenin veya örgütsel bir itirazın çıkması kısa vadede zor görünüyor şeklinde yorumlar yapılıyor.
SÜLEYMANCILARIN YENİ LİDERİ KİM OLACAK?
Cemaat içi hiyerarşi ve liderlik algısı, bireysel tepkilerin önünü kesen en büyük etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Operasyon grubu derinden sarstı ancak gelişen süreçte soruşturmaları bir baskı olarak gören grup liderleri tabanını bu yönde motive etmeye devam ediyor. Tıpkı FETÖ'nün 17-25 Aralık sonrası uyguladığı taktikler izleniyor. Önce içeriyi sağlam tutmak ardından gerekirse mücadele etmek noktasında bir hazırlık olduğu yönünde fısıltılar yayılıyor.
MÜZAKERECİLER VIZIR VIZIR ÇALIŞIYOR AMA KAPILAR KAPALI!
Süleymancılar içerisinde Alihan Kuriş çizgisinde olan ancak AK Partili çeşitli çevrelerle de diyalog kurma potansiyeli olduğu düşünülen isimler adeta görev verilmiş gibi hareket ediyor. Bazı kapılar aşındırılıp, ''bu baskı sona ermeli, bizim yüzde 2,5 oyumuz var'' kulisleri yapılıyor. Hedefleri ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kadar ulaşıp, yargılamanın son verilmesini sağlamak ancak bu yönde olumlu bir yanıt alabilme ihtimalinin olmadığı üzerinde duruluyor.
EKREM İMAMOĞLU İLE ALİHAN KURİŞ BAĞI!
"Alihan Kuriş Suç Örgütü"ne yönelik yürütülen soruşturmada örgüt lideri Kuriş'in mal varlığı ve yurt dışına kaçırılan paralarla ilgili çok sayıda haber yapıldı. Bir tanesine bile itiraz eden yanıt veren mesaj paylaşılmadı. SABAH Gazetesi yazarı Mahmut Övür de bir köşe yazısında 'Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yapılan operasyonun arka planına dair önemli bilgiler vermişti. Övür ; "FETÖ ihanetinin her aşamasında CHP vardı. Şimdi Alihan Kuriş operasyonunda Yeni Parti harekete geçti ve 'siyasi operasyon' diye bağırmaya başladı. FETÖ gibi Kuriş Suç Örgütü de Yeni Parti'yi destekliyor. İmamoğlu'nun bu örgüte olan sevgisi çok eskilere dayanıyor. Bu gizli ilişkinin bir de Almanya istihbaratı boyutu var." ifadeleriyle Kuriş ekibinin İmamoğlu muhabbetine, FETÖ benzerliğine dikkat çekmişti.
AİHAN KURİŞ KENDİSİNİ MEHDİ İLAN ETMİŞTİ
Süleymancıların 2016’dan bu yana lideri olan Alihan Kuriş, tabana kendisini Mehdi olarak tanıttı. Gerçek doğum tarihi 28 Temmuz 1982 iken tabana hicri 1400 yılına denk gelen 21 Kasım 1979 tarihi dikte edildi. Resmi kayıtlardaki adı Erhan Faruk’tu, 1989’da Ali Erhan,, 2006’da Alihan olarak değişti.
Tabana, Kuriş’in kararlarını Peygamber Efendimiz ile görüşerek aldığı şeklinde telkinler yapıldı ve böylece mutlak itaat sağlandı.
81 il ve 50 ülkede faaliyet gösteren örgüt devlete karşı paralel bir sistem kurdu. SuperHaber mehdi ilanının yapıldığı dönemlerde konuya dair ses kayıtlarını yayınlamış, Diyanet İşleri Başkanlığı da bunun üzerine harekete geçmişti.
KURİŞ NEDEN YARGILANIYOR? ORTADA SİYASİ VE İTİKADİ BİR BASKI YOK!
Alihan Kuriş'e sorgusunda dört ayrı suçlama yöneltildi. Emniyet ve savcılık sorgusunda Alihan Kuriş'e çıkar amaçlı suç örgütü kurduğuna dair deliller sunuldu, herhangi birisine dair doyurucu ve reddedici yanıt veremedi.
Kuriş'e yönelik "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" ve "vergi usul kanununa muhalefet" iddiaları da var. Kuriş'in mal varlığı da tartışmalı durumda, her ne kadar ailemin varlıkları dese de soruşturmanın seyri bunun tam tersini gösteriyor.
7 Ağustos 2026 tarihli MASAK raporunda, şirket ve vakıf hesaplarındaki kaynağı açıklanamayan yüksek tutarlı nakit girişleri ve transferler "bağış" olarak kaydedilen paraların şirketlere aktarılması, yüksek tutarlı karşılıklı mal alım-satımları ve ticari kayıtlarla uyumsuz yurtdışı para hareketleri şüpheli bulundu.
Raporda, 200 milyon TL sermayeli bir şirketin bölünerek 1 milyar 358 milyon TL sermayeli yeni bir şirket oluşturması da örnek gösterildi.
MASAK, işlemlerin sahte faturalama ve kaynağı şüpheli paraların organize biçimde aktarılmasıyla bağlantılı olabileceğini belirtti.