İsrail’in Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, Gazze’ye gıda, ilaç ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Sumud Filosu’na yönelik yeni bir tehdit savurdu. Aktivistleri “terörist” olarak yaftalama ve gemilere el koyma planı, uluslararası hukuk açısından büyük bir tartışma yarattı.
FİLO TUNUS KIYILARINA ULAŞMAK ÜZERE
Küresel Sumud Filosu’ndan yapılan açıklamada, önümüzdeki günlerde filonun Tunus kıyılarına varacağı ve buraya katılacak ek gemilerle birlikte Gazze’ye gıda, su ve tıbbi yardım malzemeleri taşınacağı belirtildi. Açıklamada, İsrail’in tehditlerine rağmen misyonun sürdürüleceği vurgulandı:
“İsrailli yetkililerin temelsiz tehditleri bizi yolumuzdan alıkoyamayacak. Misyonumuz insani, meşru ve durdurulamazdır.”
“TERÖRİST YAFTASI HUKUK DIŞI”
Ben-Gvir’in aktivistleri “terörist” ilan etme söylemlerini kınayan açıklamada, bunun uluslararası insancıl hukukun ve Cenevre Sözleşmeleri’nin açık ihlali olduğu belirtildi. Filo yetkilileri, İsrail’in yıllardır barışçıl eylemleri ve insani girişimleri kriminalize ederek susturmaya çalıştığını hatırlattı.
“GAZZE HALKININ HAKKI GASP EDİLİYOR”
Filodan yapılan açıklamada, Gazze’nin 40 kilometrelik kıyı şeridinin Gazze halkına ait olduğu vurgulandı. Halkın kendi karasularını ticaret, balıkçılık ve seyahat için kullanma hakkı bulunduğu ancak 2007’den bu yana İsrail’in deniz, hava ve kara ablukasıyla bu hakların gasp edildiği kaydedildi.
44 ÜLKEDEN DOKTOR, GAZETECİ VE TEMSİLCİLER
Küresel Sumud Filosu’nun 44 ülkeden doktor, hemşire, gazeteci, seçilmiş temsilci ve insan hakları savunucusundan oluştuğu aktarıldı. Filo, BM ve uluslararası topluma çağrı yaparak, Gazze’ye güvenli geçişlerinin garanti altına alınmasını istedi.
“NE TEHDİT NE KARALAMA BİZİ DURDURABİLİR”
Açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı:
“Hiçbir tehdit, hiçbir karalama kampanyası ve hiçbir şiddet eylemi adalet, onur ve insani yardım için yükselen küresel talebi susturamaz. Biz ablukayı kırmak ve Gazze’nin çocuklarına umut ulaştırmak için elimizden geleni yapacağız.”