Soner Yalçın’a var da Şaban’a Ruşen’e yok mu? ODATV’nin patronunun İBB soruşturmasında adli kontrol kararı kaldırıldı

Ekrem İmamoğlu suç örgütü soruşturması kapsamında Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Batuhan Çolak ve Soner Yalçın gibi isimler gözaltına alınmış ve adli kontrol kararıyla serbest bırakılmışlardı. Olay sonrası Soner Yalçın sahibi olduğu Odatv’de ve Nefes Gazetesi’ndeki köşe yazılarında bir anda yumuşamaya gitmişti. Soner Yalçın’ın adli kontrol kararının kalktığı ortaya çıktı.

Davanın avukatlarından Hüseyin Ersöz, Soner Yalçın’ın adli kontrol kararının kalktığını duyurdu.

Şaban Sevinç ve Yavuz Oğhan sosyal medyadan paylaşımda bulundular.

Ersöz sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada;

Kamuoyunda "İBB Davası" olarak bilinen yargılama sürecinde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, soruşturma aşamasında haklarında adli kontrol kararları verilen sanıklar hakkındaki bu tedbirlerin devamına karar vermişti. Bu kişiler arasında Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Batuhan Çolak ve Soner Yalçın gibi gazeteciler de vardı. 12 Aralık 2025 tarihli bu karara yapılan itirazlar da İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmişti.

Bugün dava dosyasını incelediğimizde ise adı geçen gazetecilerden sadece Soner Yalçın hakkındaki adli kontrol tedbirinin resen yani bir talep olmaksızın kaldırıldığını gördük.

CMK'nın 110/4. Maddesi adli kontrol tedbirlerinin en geç 4 ay aralıklarla gözden geçirileceğini düzenlemektedir. Mahkemenin resen yaptığı inceleme 12 Aralık 2025 tarihinde gerçekleşmişti. Yani 4 aylık sürenin dolmasına oldukça uzun bir zaman var. Mahkeme Kararına baktığımızda, bir talep üzerine karar verilmediği, Mahkemenin kendiliğinden bir inceleme yaptığı, tek bir kişi yönünden dosyanın ele alındığı ve Savcılık Mütalasının dahi bulunmadığı anlaşılıyor.

Bir yargılama sürecinde tüm sanıklar eşit haklara sahiptir. Aynı mesleği icra eden, aynı suç isnatları yöneltilen gazeteci sanıklar arasında yapılan ayrım, Mahkemenin tarafsızlığına gölge düşürmesi yanında, "objektif bir kriter olmaksızın" sanıklar arasında ayrıma gidildiği izlenimi de yaratır. Tabii ki, bir gazeteci hakkındaki adli kontrol şartının kaldırılması olumlu bir durumdur. Ancak bu gazeteciyi diğerlerinden ayıran hususun ne olduğunun belirtilmesi şarttır. Bu yaklaşım Adil Yargılanma Hakkı'na da aykırı bir tutumdur.

Mahkemenin daha önce de Savcılığın mütalaası doğrultusunda bir sanığın dosyasını tefrik ettiğine (ayırdığına) şahit olmuştuk. O kişi hakkındaki dosya, kamuoyu dikkatinden uzak şekilde tek başına yürütülecek. Henüz daha yargılama başlamadan tesis edilen bu ve benzeri işlemleri Adil Yargılanma Hakkı çerçevesinde açıklayabilmenin mümkün olmadığını söylemekle yetinelim.'' ifadelerini kullandı.

İFADE VERMİŞLERDİ

İBB’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gazeteciler Soner Yalçın, Şaban Sevinç, Yavuz Oğhan, Ruşen Çakır ve Batuhan Çolak'ın ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’ ve ‘Suç Örgütüne Yardım Etme’ suçlarından ifade vermişlerdi.

SONER YALÇIN'IN 3 ELİ 3 YERDE

Ekrem İmamoğlu'nun medya planında önemli rol oynayan Gazeteci Soner Yalçın ve sahibi olduğu Odatv'deki büyük değişim dikkat çekiyor. Bir yandan beşli çete diye ilan ettikleri dev enerji, maden ve inşaat şirketlerinden 29 Ekim, 10 Kasım gibi günlerde reklamlar alırken, bir yandan da İmamoğlu'nu savunan yayınlar yapmaya devam ediyor. Doğu Perinçek ve Vatan Partisi ilgisi de Soner Yalçın'ın üçüncü eli olarak yorumlanıyor.

Gündem Haberleri