İngiliz Savunma Ligi ve Önce İngiltere gibi çeşitli gruplardan oluşan binden fazla aşırı sağcı, sabahtan itibaren Parlamento Meydanı'nda ve Başbakanlığa çıkan yol üzerine kurulan polis barikatının girişinde toplanmaya başladı.
Son dakika... İngiltere'de sokağa indiler! Aşırı sağcılar polise saldırdı
Son dakika... Günlerdir bütün dünyaya yayılan ırkçılık karşıtı protestolara, bugün İngiltere'nin başkenti Londra'da aşırı sağcılar gösteriyle yanıt veriyor. Başkent Londra'da heykelleri korumak iddiasıyla protesto düzenleyen aşırı sağcılar, polise saldırdı.
Başbakanlığın bulunduğu alana girmek isteyen aşırı sağcılar, buna müsaade etmeyen polise şişe ve teneke kutular attı. Bu sırada bazı kişilerin Nazi selamı verdiği görüldü. Aşırı sağcılar, en az iki gazeteciye de saldırdı.
Irkçılık karşıtların bugün düzenlemeyi planladığı gösteri ise olası bir çatışmayı engellemek için organizatörler tarafından iptal edildi. Buna rağmen 200 kişi, aşırı sağcıların bulunduğu alana yaklaşık bir kilometre uzaklıktaki Trafalgar Meydanı'nda toplandı.
Göstericilere sokağa çıkma yasağı getirildi
Londra Belediye Başkanı Sadık Han, bir radyoya yaptığı açıklamada, "Aşırı sağcı grupların Londra'ya geldiğine ilişkin istihbarat var. Heykelleri koruduklarını söylüyorlar, ancak bu heykellerin şiddet çıkmasında bir parlama noktası olabileceğini düşünüyoruz." dedi.
Aşırı sağcıların şiddet, vandalizme karışma ve ırkçılık karşıtlarıyla karşı karşıya gelme riski bulunduğu uyarısında da bulunan Han, halktan Londra'nın merkezinden uzak durmalarını istedi.
Öte yandan Londra polisi, göstericilere 17.00 (TSİ 19.00) itibarıyla sokağa çıkma yasağı getirdi. Grupların bu saatten sonra dağılmamaları durumunda polislerin gözaltına almaya hazır oldukları bildirildi.
Polise saldırılar
ABD'de siyahi George Floyd'un polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan gösteriler İngiltere'ye de yayılmış, son 10 gün içinde yapılan protestolarda polisle sık sık arbede yaşanmıştı. Polise cam şişe ve taş atan veya saldıran onlarca protestocu gözaltına alınmıştı.
Heykeller korumaya alındı
Protestolar sırasında Bristol kentinde bir köle tacirinin heykelinin yıkılmasının ardından başkent Londra'da bulunan, aralarında ırkçı ifadeler kullandığı bilinen eski Başbakan Winston Churchill'in heykelinin de bulunduğu 10'dan fazla heykel metal plakalarla çevrilerek korumaya alınmıştı.
Churchill'in heykeline geçen hafta zarar verilmesine kızan aşıcı sağcıların, Hindistan ve Güney Afrika'nın efsanevi liderleri Mahatma Gandhi ve Nelson Mandela'nın heykellerine saldırabileceğinden endişe edilmişti. Bunun üzerine bu heykeller de dün diğerleri gibi çevrelenerek kapatılmıştı.
İngiltere Başbakanı Boris Johnson ise, Churchill'in hedef alınmasını ve heykellerin tahta panolarla kaplanmasını 'saçma ve utanç verici' olarak değerlendirdi. Twitter'da bir dizi mesaj paylaşan Başbakan Johnson, bu tür heykel ve anıtların önceki kuşaklar tarafından dikildiğini belirterek "Geçmişimiz üzerinde düzeltme veya sansür yapamayız" diye yazdı.
Tartışmalı tarihsel kişiliklerin heykellerinin kaldırılmasını 'tarihimiz konusunda yalan söylemek' diye niteleyen Johnson, 2. Dünya Savaşı döneminde ülkenin lideri olan Churchill'in 'bugün bizim için kabul edilemez' fikirleri dile getirmiş olsa da, ülkeyi 'faşist ve ırkçı tiranlıktan' koruyan bir kahraman olmaya devam ettiğini belirtti.
İngiltere'de ırkçılık, sömürgecilik ve kölelik çağrışımları yapan tarihsel kişilerin heykel ve anıtlarının kaldırılması talebi tartışılırken, 2002 yılında bir kamuoyu yoklamasında Shakespeare, Darwin ve Brunel gibi isimleri geride bırakarak 'en büyük Britanyalı' seçilen Winston Churchill'in heykelleri neden hedef haline geldi?
Irk konusundaki görüşleri
BBC Türkçe, bugün Chuchill'in uzun bir derlemesini yayınladı:"Chruchill, 1937'deki Filistin Kraliyet Komisyonu'nda yaptığı konuşmada şunları söylemişti: 'Amerika'daki Kızılderililere ya da Avustralya'daki siyahlara (aborjinlere) karşı büyük bir yanlış yapıldığını kabul etmiyorum. Daha güçlü bir ırkın, daha yüksek seviyeli bir ırkın, dünyevi olarak daha bilge bir ırkın gelip onları yerlerinden etmesi gerçeğiyle bu insanlara karşı yanlış yapıldığını kabul etmiyorum.'
'Churchill: The End of Glory' adlı kitabın yazarı John Charmley, Churchill'in ırklar arasında hiyerarşiye ve öjeniğe (soy ıslahı ile ilgili bilim dalı iddiası) inandığını söylüyor. Churchill'e göre bu sıralamada, beyaz protestan Hristiyanlar, en üstte, beyaz Katoliklerin üstünde, Hindistanlılar ise Afrikalıların üstünde yer alıyor. Yazar, "Chruchill kendisini ve Britanya'yı sosyal Darwinci hiyerarşide kazananlar olarak görüyor" diyor.
'Churchill's Empire' kitabının yazarı Richard Toye ise 'bu düşünceleri benimsemeyen pek çok kişi olsa da' Chruchill'in de 'bu düşüncelere sahip tek kişi olmadığını' söylüyor. Toye, Churchill'in ırk konusundaki düşüncelerinin Hitler'in ırksal hiyerarşi konusundaki canice yorumu ile kıyaslanamayacağını belirterek "Chruchill, beyazların daha üstün olduğunu düşünse de, bu onun, beyaz olmayanlara insanlık dışı bir şekilde davranılmasının normal olduğunu düşündüğü anlamına gelmiyor" diyor.