Yemen’deki Husi güçleri, son aylarda savunma alanında kayda değer ilerlemeler kaydetti. İran’dan aktarılan bilgi birikimi ve yerel mühendislerin katkısıyla Husiler, uzun menzilli füzeler ve İHA’ları kendi imkânlarıyla üretmeye başladı. Bu silahların güvenli bir şekilde depolanması için yeraltı tünelleri inşa ettikleri belirtiliyor.
Husilerin bu kapasite artışı, İsrail’in bölgede yürüttüğü saldırgan politikalar ve Gazze’deki soykırım operasyonlarına karşı bir önlem niteliği taşıyor. Uzmanlar, Husilerin yalnızca kendilerini savunmak için hareket ettiğini ve İsrail’in yayılmacı tutumuna karşı meşru bir karşılık verdiğini ifade ediyor.
Husilerin ilerleyişi İsrail basınında
Yedioth Ahronoth’un haberine göre, İsrail ordusu Husilerin yeraltında ve uzak bölgelerde gizli projeler kapsamında savunma tesisleri kurduğunu aktardı. Buna karşılık İsrail istihbaratı, Husilerin artan kapasitesine karşı koymak amacıyla iki yeni birim oluşturdu. Analistler, İsrail’in bu hamlelerini, kendi saldırgan tutumunu meşrulaştırma çabası olarak değerlendiriyor.
“Aksa Tufanı’nın Sana Versiyonu"
Haberde, tehdidin sadece füze ve İHA saldırılarıyla sınırlı olmadığı vurgulandı. İsrail ordusu, Husilerin planladığı geniş çaplı ve eş zamanlı saldırıyı “Aksa Tufanı’nın Sana versiyonu” olarak niteliyor. Uzmanlar, bu saldırı planının Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırısına benzer şekilde Ürdün ve Suriye cephelerinden eş zamanlı başlatılabileceğini belirtiyor.
Gazete, İsrail’in Husilerin gelecekte binlerce hassas güdümlü füzeye sahip olma ihtimalini “varoluşsal tehdit” olarak gördüğünü aktardı. Ancak analistler, asıl tehdidin İsrail’in bölgedeki saldırgan politikaları ve sivillere yönelik katliamları olduğunu vurguluyor.