MERSİN’DE DERELER COŞTU: DENİZİN RENGİ DEĞİŞTİ
Mersin’de dün akşamdan beri durmayan sağanak, Toroslar ilçesini vurdu. Aladağ Mahallesi’nde bir restoran saniyeler içinde sular altında kalırken, Müftü Deresi taşma noktasına geldi. Erdemli’de sel suları denize ulaştı, Akdeniz’in mavi rengi kahverengiye döndü. Araçların üzerine ağaçların devrildiği, yolların göle döndüğü kentte vatandaşlar isyan noktasında: "Her yağmurda aynı manzarayı izlemek zorunda mıyız?"
EGE’DE TAHLİYE MESAİSİ: 9 EV BOŞALTILDI
Aydın İncirliova’da dere taşması sonucu 9 ev güvenlik gerekçesiyle tahliye edilirken, Muğla Seydikemer’de 25 evi su bastı. Antalya Serik’te ise mahsur kalan hayvanlar botlarla kurtarıldı.
Sahil şeridindeki bu tablo, kentsel altyapının şiddetli yağışları kaldırmakta ne kadar zorlandığını bir kez daha kanıtladı.
SORGULAYAN BAKIŞ: NEDEN HEP AYNI BELEDİYELER?
Afetin vurduğu bölgelerin tamamının CHP’li belediyeler tarafından yönetiliyor olması, siyasetin ve vatandaşın dilinde:
Altyapı İhmali mi? Uzmanlar, bu illerin hızlı göç aldığını ancak kanalizasyon ve yağmur suyu tahliye sistemlerinin on yıllardır yenilenmediğine dikkat çekiyor.
Siyasi Öncelikler: Eleştiri okları, belediyelerin "vitrin" projelere bütçe ayırırken, yer altındaki hayati altyapı çalışmalarını "görünmez" olduğu gerekçesiyle ikinci plana attığı yönünde birleşiyor.
Sadece Coğrafya mı? Akdeniz ve Ege kuşağının aşırı yağış alması bir gerçek; ancak aynı iklim özelliklerine sahip farklı yönetimlerdeki bölgelerde hasarın bu denli ağır olmaması, "yerel yönetim başarısı" tartışmasını körüklüyor.
VATANDAŞ "MAZERET" DEĞİL "ÇÖZÜM" BEKLİYOR
Belediye başkanlarının "yüzyılın felaketi" açıklamaları artık kamuoyunda karşılık bulmuyor. Mersin’den Antalya’ya kadar uzanan sel hattında yaşayan binlerce kişi, her yağışta evini ve iş yerini kaybetme korkusuyla yaşamak yerine, vergilerinin "su tahliye projelerine" harcanmasını istiyor.