Küresel navlun maliyetleri 10 bin doları aştı!

Savaş, kuraklık ve kritik ticaret yollarındaki sıkışma küresel navlun maliyetlerini hızla yukarı çekiyor. Uzak Doğu’dan ABD doğu kıyısına 40 fit konteyner taşıma bedeli 10 bin doları aşarken, artan maliyetin tüketiciye yansıması bekleniyor.

Küresel ticaretin en önemli geçiş noktalarında aynı anda yaşanan sorunlar, deniz taşımacılığında maliyetleri yeniden sert biçimde yükseltiyor. Orta Doğu’daki savaş Kızıldeniz ve Hürmüz çevresindeki rotaları zorlarken, kuraklık Panama Kanalı ve Ren Nehri’nde taşımacılık kapasitesini sınırlıyor. Karadeniz’de süren jeopolitik riskler de tabloya ekleniyor.

KONTEYNER FİYATI 10 BİN DOLARI AŞTI

Konteyner taşımacılığındaki yükselişin büyüklüğü Uzak Doğu-ABD hattında açık biçimde görülüyor. Xeneta verilerine göre Uzak Doğu’dan ABD’nin doğu kıyısına 40 fitlik konteyner için ortalama spot navlun 12 Ağustos itibarıyla 10 bin 249 dolara ulaştı. Bu rota üzerindeki fiyatlar bir yıl öncesine göre yüzde 234 yükselirken, Orta Doğu’daki savaşın başlamasından hemen önceki şubat sonuna kıyasla artış daha da yüksek seviyeye çıktı. Uzak Doğu’dan ABD batı kıyısına taşıma fiyatı da 6 bin 965 dolar seviyesinde bulunuyor. Yükseliş yalnızca anlık fiyatlarla sınırlı kalmıyor. Uzun vadeli taşıma sözleşmelerinde de maliyetlerin artmaya başlaması, tedarik zincirindeki yüksek fiyatların şirketlerin giderlerine daha kalıcı biçimde yerleşebileceğine işaret ediyor. Küresel taşımacılığın diğer büyük baskı noktası Panama Kanalı. Düşük su seviyeleri gemilerin taşıyabileceği yük miktarını ve kanalın operasyonel esnekliğini azaltırken, Orta Doğu’daki kriz nedeniyle değişen enerji ticareti rotaları kanala yönelik talebi artırıyor.

AVRUPA SANAYİSİ ZOR DURUMDA KALDI

Avrupa’da ise uzun süren kuraklık Ren Nehri’ndeki su seviyelerini rekor düşük noktalara çekti. Nehir; yakıt, kimyasal ürünler, tahıl, mineral ve sanayi hammaddelerinin taşınmasında Avrupa’nın en kritik ticaret arterlerinden biri konumunda bulunuyor. Su seviyesinin düşmesi gemilerin daha az yükle hareket etmesine neden olurken şirketler daha pahalı kara ve demiryolu taşımacılığına yönelmek zorunda kalıyor. Bazı yüklerde tek bir nehir mavnasının taşıdığı miktarı karayoluyla taşımak için yaklaşık 150 kamyon gerekebiliyor. Almanya’da kimya, enerji, çelik ve tarım şirketleri taşıma kapasitesindeki düşüş nedeniyle daha yüksek lojistik maliyetleri ve üretim aksamalarıyla karşı karşıya kalıyor. Kızıldeniz, Karadeniz, Panama Kanalı ve Ren Nehri’nde farklı nedenlerle oluşan sıkışıklığın aynı döneme denk gelmesi küresel tedarik zincirlerinin esnekliğini azaltıyor. Buna limanlardaki yoğunluk ve Hürmüz çevresindeki risklerin eklenmesi, gemilerin daha uzun rotalar kullanmasına ve taşıma kapasitesinin verimsizleşmesine yol açıyor. Navlun maliyetlerindeki artış özellikle kâr marjı düşük ürünlerde üretici ve perakendecilerin maliyetlerini yükseltiyor. Şirketlerin bu artışın tamamını üstlenememesi halinde yükün bir bölümünün ürün fiyatlarına aktarılması bekleniyor. Bu nedenle deniz taşımacılığındaki sıkışma artık yalnızca lojistik sektörünün sorunu değil. Kritik ticaret yollarındaki baskının uzun sürmesi halinde etkisi ithal ürünlerden enerji ve sanayi girdilerine kadar geniş bir alanda tüketici fiyatlarına ulaşabilir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri