Hürmüz Boğazı, sentetik gübre üretiminde temel hammaddeler olan amonyak ve azotun taşınmasında hayati rol oynuyor. Körfez ülkeleri, dünyanın en büyük gübre fabrikalarına ev sahipliği yapıyor. QatarEnergy gibi devlerin üre, polimer, metanol ve alüminyum üretimini askıya alması, sevkiyatların durması ve tesislerin büyük bölümünün çalışmaması piyasayı doğrudan vurdu. İran, Rusya, Mısır ve Suudi Arabistan'ın ardından dünyanın dördüncü büyük üre ihracatçısı konumunda. Boğazın uzun süre kapalı kalması halinde üretim ve lojistik zincirinin ciddi şekilde bozulacağı belirtiliyor.
ABD VE HİNDİSTAN'DA FİYATLAR PATLADI
Sabah Gazetesi'nden Betül Alakent'in haberine göre, ABD'de New Orleans ithalat terminalinde cuma günü 516 dolar olan üre fiyatı, savaşın etkisiyle 683 dolara kadar yükseldi. Gübre ihtiyacının önemli kısmını ithal eden ülkede çiftçiler stok yenileme telaşına düştü. Hindistan ise üre ve fosfatlı gübrenin yüzde 40'tan fazlasını Ortadoğu'dan karşılıyor. İthalatın aksaması iç üretimi de olumsuz etkiledi. Analistler, küresel piyasanın zaten Çin'in ihracat kısıtlamaları ve Avrupa'daki Rus gaz kesintileri nedeniyle sıkışık olduğunu, savaşın bu baskıyı katmerlediğini vurguluyor.
AZOT GÜBRESİ OLMADAN TARIM ÇÖKER Mİ?
Dünya her yıl 180 milyon tondan fazla azotlu gübre üretiyor. Bu gübrelerin maliyetinin yüzde 70-80'i doğalgazdan kaynaklanıyor. Gaz fiyatlarındaki her artış doğrudan gübre fiyatlarını şişiriyor. Azot gübresi kullanılmadığında buğday, mısır ve pirinç gibi temel mahsullerin verimi önemli ölçüde azalıyor. Uzmanlara göre küresel gıda üretiminin yaklaşık yarısı sentetik azot gübresine bağımlı. Gübre kıtlığı ya da fiyat patlaması durumunda ekmek, makarna, patates gibi temel gıdaların yanı sıra hayvan yemleri de pahalılaşacak; bu da et, süt ve yumurta fiyatlarını doğrudan yukarı çekecek.
ÇİFTÇİLER EKİM PLANLARINI DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALABİLİR
Analistler, sevkiyatların bahar ekim dönemine yetişememesi halinde gübre fiyatlarının daha da tırmanacağını, çiftçilerin ekim alanlarını daraltabileceğini ya da daha az verimli mahsullere yönelebileceğini belirtiyor. Savaşın uzaması durumunda 2026 hasadında küresel tahıl üretiminde kayda değer düşüşler yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.
Kaynak: Sabah