Nerede bir tescilli FETÖ'cü, Ahmet Akgündüz orada! Darbecileri kurtarmak için kılı kırk yarıyor

15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında hapis cezasına çarptırılan dönemin Bursa Valisi Şahabettin Harput için büyük mücadele sergileniyor. Harput'un cezası istinafta 8 yıl 9 aya çıkarılırken, Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Adalet Bakanı'na hitaben yazdığı mektupta "Gülenist değil, halis bir Nur talebesidir" iddiasında bulundu.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında yargılanan dönemin Bursa Valisi Şahabettin Harput'un davası, terör örgütü mensuplarını meşrulaştırma çabası içine giren çevrelerin paniğini gözler önüne serdi. Harput'un hapis cezası istinafta 8 yıl 9 aya çıkarılırken; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın FETÖ ile mücadeledeki tavizsiz tutumu karşısında tutuşan Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'ün, hükümlü eski valiyi "evliya" ve "halis Nur talebesi" ilan ederek Türk yargısını hedef aldığı skandal mektubu kamuoyunda derin soru işaretlerine neden oldu.

Türkiye’nin yakın idari tarihinin kırılma noktalarından biri olan 15 Temmuz sonrasında devlete sızmış bürokratik kadroların yargı süreçleri devam ediyor. Bu sürecin en dikkat çeken dosyalarından biri olan eski Bursa Valisi Şahabettin Harput'un yargı safahatı, devletin kararlılığı ile illegal yapıların sivil maskeli destekçileri arasındaki çarpışmayı tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.

İSTİNAF CEZAYI ARTIRDI, AKGÜNDÜZ PANİKLEDİ

Görev yaptığı dönemde sivil toplum kuruluşları, yerel sermaye ve dini-sosyal gruplarla kurduğu diyalogların sınırları tartışma konusu olan Harput, yargılandığı Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Dosyayı inceleyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi ise ilk derece kararını bozarak, alt sınırdan uzaklaştığı cezayı 8 yıl 9 aya yükseltti.

Yargı makamlarının FETÖ ile mücadeledeki bu tavizsiz tutumu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Son FETÖ'cü hesap verene kadar mücadele sürecek" şeklindeki kesin mesajları, örgütün uzantılarına kol kanat geren isimleri paniğe sevk etti. Bu isimlerin başında gelen Ahmet Akgündüz, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı'na hitaben yazdığı mektupta, yargı kararlarını hiçe sayarak suçluyu aklama operasyonuna girişti.

DEVLETİN HÂKİMLERİNE "GUGUKÇU" HAKARETİ

Terör örgütü üyelerini "samimi dindarlar" kılıfı altında pazarlamaya çalışan Akgündüz, yazdığı mektupta devletin adalet mekanizmasına pervasızca saldırarak şu ifadeleri kullandı:

"Muhterem Cumhurbaşkanım ve Adalet Bakanı: Şahabettin Harput, Kur'an aşığı bir Müslüman, 28 Şubatçıların Tayyip Bey hükümetini devirmek için kurdukları planı boşa çıkaran devlet adamı ve halis bir Nur talebesidir. Gülenist asla değildir. (...) Sayın Bakan; Lütfen Nur talebeleri ile Gülenistleri aynı safa koyan cahillerden olmayın. Şahabettin Bey gibi Gülenistlerin yaptıkları bazı güzel hizmetlere sahip çıkanlara Gülenist damgası vurmayın. Şahabettin Bey'i içeri tıkmak isteyenler, ancak Risale-i Nur düşmanlarıdır; hukukçu değil gukukçudurlar; bu iftiraya ortak olmayın."

AKGÜNDÜZ DARBECİLERİ KURTARMAK İÇİN KENDİNİ NEDEN PARÇALIYOR?

Akgündüz'ün, FETÖ'den hüküm giymiş bir bürokratı adeta "evliya" mertebesine yükselterek devlete hesap soran bu saldırgan üslubu, güvenlik kaynakları ve kamuoyu tarafından "Suç ortaklığını perdeleme ve ihaneti meşrulaştırma çabası" olarak değerlendiriliyor.

Akgündüz'ün bu telaşının arkasında yatan asıl hedefler akıllara şu soruları getirdi;

FETÖ'cüleri meşru ve geleneksel dini yapılarla aynı kefeye koyarak, devletin operasyonel hedeflerini saptırmak ve örgüt üyelerine hukuki bir zırh mı sağlanmak isteniyor?

Devleti içeriden çökertmeye çalışmış terör örgütü mensuplarına yönelik adli süreçler, "Risale-i Nur düşmanlığı" olarak lanse edilip uluslararası alandaki "mağduriyet" algısına yakıt mı taşınıyor?

Yıllarca FETÖ'nün bürokratik uzantılarıyla kurulan ağların deşifre olmasından duyulan korku, Akgündüz'ün panik halinde yargıya saldırmasının ve darbecileri aklamak için çırpınmasının asıl sebebi mi?

İHANETİ PERDELEME GAYRETİ

Güvenlik uzmanları, FETÖ'nün en büyük stratejilerinden birinin "kendini meşru sivil yapılar içine gizlemek" olduğuna dikkat çekerken, Ahmet Akgündüz'ün yürüttüğü bu aklama misyonu, kuvvetli şüphe oluşturuyor.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Gündem Haberleri