Saadet Işıl Aksoy, oyunculara yönelik fiziksel görünüm beklentilerine dair soruya net bir yanıt verdi. Sosyal medyada ve dijital dünyada oyuncuların boy, kilo ve estetik gibi konular üzerinden tek bir kalıba sığdırılmaya çalışıldığını vurgulayan Aksoy, bu tür dayatmalara mesafeli olduğunu belirtti.
“Gerçekten bununla hiç ilgilenmiyorum,” diyen oyuncu, şöyle devam etti: “Benim de karşıma tabii ki çıkıyor ama bunlarla vakit harcarsam gerçekten benim için anlamlı olan konulara istediğim kadar vakit ayıramam. Kendi adıma yaptığım işi bir hikâye anlatma sanatı olarak görüyorum. Odaklandığım taraf o hikâyeyi hak ettiği şekilde anlatabilmek. Oralarda nasıl göründüğüm tamamen parçası olduğum hikâyeye göre belirleniyor. Geri kalan zamanlarda nasıl göründüğüm de sadece beni ilgilendirir.”
Aksoy’un bu açıklamaları, özellikle sosyal medyada oyunculara yönelik fiziksel görünüm eleştirilerine karşı güçlü bir duruş sergilediğini gösteriyor. Oyuncunun, sanatını estetik kaygılardan öte bir hikâye anlatımı olarak görmesi, meslektaşlarına da ilham verecek bir bakış açısı sunuyor.
DİJİTAL KAOSTAN KAÇIŞ YOLU! ''5 GÜNLÜK İZOLASYON''
Dijital dünyanın bireyler üzerindeki etkilerine de değinen Saadet Işıl Aksoy, sosyal medyanın yarattığı kaosun farkında olduğunu ifade etti. Oyuncu, dünyanın güvenli bir yer olmadığını ve sosyal medyanın bu güvensizliği sert bir şekilde gözler önüne serdiğini belirtti. Ancak bu kaosun içinde kaybolmamak için kendine özgü yöntemler geliştirdiğini anlattı:
“Çevremde olan ve beni derinden etkileyen konulara sırt çevirmem mümkün değil, bu benim insanlığımdan eksiltir. Ama bu konuların içinde kaybolup sadece bunlara odaklanarak depresyona girip faydalı olabileceğim yerlerdeki gücümü kaybetmek istemem.”
Aksoy, bu dengeyi sağlamak için uyguladığı yöntemleri şu şekilde sıraladı: “Bazı egzersizlerim var. Planlı bir şekilde bir hafta sosyal medyaya hiç bakmama kararı alıp uyguluyorum.
Uygulamaları telefonumdan siliyorum o süreçte. Ya da negatif her şeyi hayatımdan 5 günlüğüne izole ediyorum planlı bir şekilde. Çevremle bile negatif konu konuşmuyorum ya da içinde negatif his geçen şarkı bile dinlemiyorum. Tabii ki sonra yine normal akışa dönüyorum ama o kısa süreler bana biraz olsun nefes aldırıyor.”
Bu yaklaşımıyla Aksoy, dijital çağda mental sağlığını koruma yöntemlerini paylaşarak, sosyal medyanın yoğun baskısından uzaklaşmanın mümkün olduğunu gösterdi.
''EMPATİ YETENEĞİM ÇOK YÜKSEK''
Saadet Işıl Aksoy, oyunculuğun günlük hayatına olan etkilerini de değerlendirdi. Oyuncu, mesleğinin kendisine kazandırdığı en büyük özelliğin yüksek empati yeteneği olduğunu vurguladı: “Oyunculuğun günlük hayatımda en net etkisi empati gücümün çok yüksek olması. Acaba empati gücüm zaten yüksekti ve o yüzden mi bu mesleğe çekildim, yoksa bu mesleği yaptığım için mi empati gücüm yükseldi?”
Aksoy’un bu sözleri, oyunculuğun sadece bir performans sanatı olmadığını, aynı zamanda bireyin duygusal derinliğini artıran bir meslek olduğunu ortaya koyuyor. Empati gücünün, hem rollerine hazırlanırken hem de günlük yaşamında ona rehberlik ettiğini ifade eden oyuncu, bu özelliğin mesleki ve kişisel hayatındaki önemine dikkat çekti.
''ÇOCUĞUM KENDİ YOLUNU BENDEN DAHA İYİ BİLİYOR''
Marisa Gülcan adında bir kızı olan Saadet Işıl Aksoy, annelik deneyimlerine dair samimi açıklamalarda bulundu. Oyuncu, her çocuğun kendi bireyselliğiyle dünyaya geldiğini ve ebeveynlerin görevinin çocuklara yollarını bulana kadar eşlik etmek olduğunu belirtti: “Her bebek kendisi olarak geliyor dünyaya. Bence anne baba olarak bizlerin görevi, o bebeğe artık yolunu kendi yürüyebileceğinden emin olduğu noktaya gelene kadar eşlik etmek. Eşlik ederken de kendi versiyonunu gerçekleştirmesi için gerekli imkanları sağlamak, maddi, manevi, düşünsel.”
Aksoy, çocuğunun içgüdüsel olarak kendi yolunu bildiğine inandığını vurguladı: “Bir yandan da kendi yollarına dair içgüdüsel olarak bizden daha iyi bildikleri şeyler var. O noktada da çocuğumu görmek, dinlemek benim için çok büyük bir rehber. Yolumu kaybediyor gibi olduğumda hemen ona dönüyorum ve zaten o kendi yolunu benden daha iyi biliyor derinde bir yerde.”
Saadet Işıl Aksoy’un All dergisine verdiği röportaj, oyuncunun hem mesleki hem de kişisel hayatına dair derin bir içgörü sunuyor. Estetik dayatmalara karşı özgün duruşu, dijital dünyada mental sağlığını koruma yöntemleri, yüksek empati gücü ve annelik felsefesiyle Aksoy, birey olarak kendi yolunu çizmenin önemini vurguluyor. Oyuncunun “Nasıl göründüğüm sadece beni ilgilendirir” sözü, sosyal medyanın dayattığı kalıplara karşı güçlü bir manifesto niteliği taşıyor.