Beyaz Saray, çelik ve alüminyum üzerindeki %25 tarifelerin istisnasız uygulanacağını açıklarken, Trump’ın otomobil ithalatına ek gümrük vergisi koyabileceği yönündeki tehditleri de piyasalarda endişe yarattı.
ABD’nin ticaret politikalarının giderek sertleşmesi, enflasyonun yükselmesine ve tüketici güveninin azalmasına neden oluyor. Yatırımcılar, belirsizlik ortamında yeni korumacı adımların ekonomik büyümeyi tehdit edebileceğini düşünürken, Trump ise bu politikanın Amerikan ekonomisini güçlendireceğini savunarak, üretimin ülkeye geri dönmesini ve istihdamın artmasını hedeflediğini belirterek gelişmeleri geçici olarak nitelendirirdi. Son günlerde resesyon hatta stagflasyon gibi korkutucu terimlerin gölgesinde hâkim olan satış baskısının tolere edebileceği algısı ön plana çıkarken, bizler küresel piyasalarda yaşanan paradigma değişimini kriz yerine güçlü bir kâr satışı olarak okumayı tercih ediyoruz.
Elbette bu gelişmelerin yansıması olarak ABD doları ciddi bir şekilde değer kaybederken, ABD'nin bu yıl resesyona girme ihtimali ise %40'a yükseldi. Doların piyasa faizi olan on yıllık tahvil getirisi Ocak ortası test ettiği %4,80 seviyesinden neredeyse 70 baz puan kadar ciddi sayılabilecek bir oranda gerilerken, piyasalar FED'den 85 baz puan faiz indirimi fiyatlamaya başladı. İlk indirim için Haziran ayı ön plana çıkıyor. Son günlerde bülenimizde yer verdiğimiz üzere, ABD'de bugün açıklanacak TÜFE enflasyonunun kritik öneme sahip olacağının altını tekrar çizmek isteriz. Enflasyon verisi, FED’in 18-19 Mart toplantısı öncesinde açıklanacak son kritik göstergelerden biri olacak.
Reuters anketine göre çekirdek TÜFE'nin aylık bazda %0,3 yıllık bazda ise %3,2 artış kaydetmesi bekleniyor. FED’in faizleri her ne kadar sabit tutması ön görülse de, ilk faiz indirimi beklentisinin Haziran ayına çekildiğini hatırlatalım. Madalyonun diğer tarafından ise, enflasyonun yüksek gelmesi, yüksek enflasyon ve düşük büyüme olarak adlandırılan stagflasyon korkularını zıplatarak faiz indirim beklentilerini zayıflatmak suretiyle ilave bir belirsizliğe de yol açabilecek.
Tarife savaşlarında haber akışını takip etmek artık zorlaştı. Önünü görmeyen, bu bağlamda da belirsizliği sevmeyen piyasaların gelişmeleri hem durgunluk hem de enflasyon yaratma potansiyeli taşıyarak değerlendirmesi de kafa karışıklığı yaratıyor. Trump'ın piyasaların aksine yukarıda da değindiğimiz üzere toleranslı davranacağı ve yaşananların geçici olduğunu savunarak riskleri küçümsemesi piyasaları kuşkusuz olumsuz etkiliyor.
Kıbrıs İktisat Bankası analizinde, “Hisse senetleri sert değer kayıpları yaşarken, ABD borsaları dün geceyi yine düşüşle tamamladı. Daha da büyük resimde MSCI Dünya endeksi dün %0,8 gerilerken, zirveden ise %7,5 düştü. Son dönemde, saygın birçok banka ve yatırım kuruluşu, hisse senedi endeks tahminlerini aşağı yönlü revize etmeye başladığını da not edelim” denildi.