CHP Genel Başkanı Özgür Özel, daha seçim tarihine aylar varken olası bir yenilgi durumunda siyaseti bırakacağını açıklayarak dikkatleri üzerine çekti.
Kurultay’da verdiği sözü yineleyen Özel, “Seçimde birinci parti olamazsak siyaseti bırakacağım” dedi. Bu çıkış, muhalefet cenahında özgüven eksikliği olarak yorumlandı.
MUĞLAK VAATLER, BELİRSİZ POLİTİKALAR
Özel’in “yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa” gibi söylemleri ise CHP’nin somut çözüm üretmek yerine sloganlara sığınmaya devam ettiğini bir kez daha gösterdi. Türkiye'nin AB üyeliği hayalinin 20 yıldır sürüncemede kalmasının ardından bu vaatlerin yeniden ısıtılması, kamuoyunda inandırıcılıktan uzak bulundu.
YAPAY ZEKA ANKETLERİYLE GÖZ BOYAMA
Özgür Özel, mitingler sonrası yapay zekâ destekli analizler yaptıklarını ve toplumun %70’inin “AK Parti yolsuzluk yaptı” algısına inanmadığını iddia etti. Ancak bu anketlerin kim tarafından yapıldığı, neye dayandığı konusunda hiçbir somut veri paylaşılmaması “algı mühendisliği” yorumlarına neden oldu.
AK Parti ve hükümetin belediyelere yönelik operasyonları “iftira” olarak değerlendiren Özel, hukuki süreçleri ve soruşturmaları itibarsızlaştırmaya çalıştı.
Oysa İstanbul başta olmak üzere birçok CHP belediyesinde şaibeli ihaleler, usulsüzlükler ve ranta dayalı ilişkiler kamuoyunun gündeminden düşmüyor.
İKTİDAR HEDEFİNDEN ÇOK UZAK
Yerel seçimlerde ittifak desteğiyle kısmi başarı sağlayan CHP’nin, genel seçimde yalnız başına iktidar olma iddiası kamuoyunda karşılık bulmuyor. CHP tabanında bile hâlâ liderlik tartışmaları sürerken Özel’in “birinci parti olamazsak bırakırım” çıkışı, muhalefetin dağınıklığını ve zayıflığını açıkça ortaya koyuyor.