Magazin dünyası Özcan Deniz ve ağabeyi Ercan Deniz arasındaki gerilimle çalkalanıyor. Ölüm tehditleri, mali usulsüzlük iddiaları ve ses kayıtlarıyla patlak veren aile krizi, savcılığı harekete geçirdi.
Ünlü sanatçı Özcan Deniz, ağabeyi Ercan Deniz’e karşı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Sabah gazetesinden Atakan Irmak’ın özel haberine göre; 22 yıllık iş birliğini bitiren olayda, mali usulsüzlük iddiaları ve ölüm tehditleri gündeme bomba gibi düştü. Savcılığa sunulan ses kayıtlarında, Ercan Deniz’in “Seni herkesin gözü önünde vuracağım!” sözleri yer alırken, aile içindeki gerilim tüm çıplaklığıyla ortaya serildi.
Mali Kriz İş Birliğini Bitirdi
Özcan Deniz’in 22 yıl boyunca menajerliğini üstlenen ağabeyi Ercan Deniz, iddiaya göre sanatçının mali kayıtlarını paylaşmayı reddetti. Şirket üzerindeki tüm yetkileri elinde tutan Ercan Deniz’in, ciddi usulsüzlüklere imza attığı öne sürülüyor. Özcan Deniz ve kız kardeşi Melek Kasap, bu durumu ortaya çıkarmak için harekete geçti, ancak karşılarında beklenmedik bir tepki buldu.
“Bir Haftan Var, Seni Vuracağım!”
Savcılık dilekçesine eklenen ses kayıtları, olayın vahametini gözler önüne serdi. Ercan Deniz’in, Özcan Deniz’e “Seni vuracağım! Herkesin gözü önünde vuracağım. Bir haftan var!” dediği iddia edildi. Tehditler bununla sınırlı kalmadı; sanatçının eşi ve kız kardeşi Melek Kasap da hedef alındı. Kayıtlarda, Ercan Deniz’in “Karımı sen s..., çocuğumun çocuğu or...pu olsun, seni vuracağım” gibi ağır hakaretler savurduğu belirtildi.
Silahlı Tehdit Korkusu
Dilekçede, Ercan Deniz’in ruhsatlı ve ruhsatsız silahlar taşıdığı, son bir yıldır öfkesinin kontrolden çıktığı vurgulandı. Özcan Deniz ve ailesi, hayati tehlike altında olduklarını belirterek, olayın trajediye dönüşmesinden endişe duyduklarını ifade etti. Melek Kasap’ın, ağabeyinin şirketindeki tehdit dolu anları belgelemek için ses kaydı aldığı öğrenildi.
Adli Kontrol ve Ceza Talebi
Özcan Deniz ve ailesi, avukatları İrem Demir Kural aracılığıyla mahkemeden Ercan Deniz hakkında adli kontrol tedbirleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında cezalandırma talep etti. Dilekçeye, tehditleri kanıtlayan ses kayıtları ve video görüntüleri delil olarak sunuldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma başlattı.