Oyuncu Metin Yıldız'dan sinema sektörüne sert eleştiri! "Müteahhitler yapımcı oldu sinema battı"

A Para ekranlarında yayınlanan Bize Bize programının bu haftaki konukları, sanat dünyasının sevilen isimleri şarkıcı Bahadır Tatlıöz, model Ebru Şam, arp sanatçısı Merve Kocabeyler, şarkıcı Mine Ayman ve oyuncu Metin Yıldız oldu. Programda, konuklar hem kariyer yolculuklarını hem de sektöre dair çarpıcı görüşlerini paylaştı. Özellikle Metin Yıldız’ın sinema sektörüne yönelik eleştirileri gündeme damga vurdu. İşte programdan öne çıkan detaylar:

A Para ekranlarında yayınlanan Bize Bize programının bu haftaki konukları, sanat dünyasının sevilen isimleri şarkıcı Bahadır Tatlıöz, model Ebru Şam, arp sanatçısı Merve Kocabeyler, şarkıcı Mine Ayman ve oyuncu Metin Yıldız oldu. 

"SİNEMA KARA PARA AKLAMAK İÇİN MÜSAİT"

Oyuncu Metin Yıldız, programda sinema sektörünün mevcut durumuna sert eleştiriler yöneltti. Yıldız, “Sinema dolandırılmaya çok müsait bir alan. Kara para aklamak için çok müsait. Bütün faturalar geçiyor diye sinemaya giren çok kişi var. Rezilliklerin olduğu, kötü senaryoların, küfürlerin yer aldığı berbat filmler yapıldı. Bu yüzden seyirci sinemaya küstü,” diyerek sektördeki sorunlara dikkat çekti. Yıldız, özellikle inşaat sektöründen gelen bazı isimlerin yapımcılığa soyunmasının sinemaya zarar verdiğini belirtti:

“Çok parası olan her inşaatçı sektöre girince böyle oluyor. Oyuncu senaryoyu eline aldığı zaman işin nasıl bir iş olduğunu anlar. Ben de bu tarz filmlerde oynadım.”

Yıldız, yeni projesi Kumar filmi hakkında da bilgi verdi. Filmde, cep telefonuna indirilen bir uygulama yüzünden hayatını, ailesini ve dostlarını kaybeden bir adamın ibretlik hikayesini anlattıklarını ifade etti: “Çocukların eline kadar düşen çok kötü bir alışkanlık bu. Buna dikkat çeken mesajları olan bir film yaptık. Bir yok oluş hikayesi anlatıyoruz, korkunç bir hikaye.”

Sanatçıların toplumsal meseleler hakkında konuşması gerektiğini savunan Metin Yıldız, “Oyuncu çok fazla siyaset konuşmamalı, mesaj kaygılı olmamalı diye bir gelenek var ama bence sanatçı konuşmalı. En çok da o konuşmalı, mesajını ne zaman nerede vereceğini incelikle sunmayı bilmeli,” dedi.

Yıldız, sanatçıların linç kültürüyle yıpratıldığını da vurguladı: “Siyasete malzeme olmak, linçlenmek sanatçıyı yıpratan bir şey. Sahnede asla politik bir şaka yapmam. Bir kişiyi güldüreceğim diye 99 kişiyi kırmam. Ama normal hayatımda, sokaktaki vatandaş gibi hissettiklerimi incelikle söylemeye çalışacağım.”

Yıldız, kendisi hakkında yanlış algılar oluştuğunu da belirtti: “Sanırım insanlar beni hiç tanımamışlar ve yanlış anlamışlar. O kadar yanlış anlaşılmışım ki iyi ki konuşmuşum diye mutlu oluyorum. Benim polis çocuğumu, vatansever biri olduğumu bilmiyorlar. Halkla yeni tanışmış gibiyim.”

"MÜZİKTE SOSYAL HAYATTAN DAHA BAŞARILIYIM"

Şarkıcı Bahadır Tatlıöz, programda müzik kariyerine dair samimi açıklamalarda bulundu. Yeni şarkısı Bu Yaz’ın uzun süredir en çok dinlenenler listesinde yer aldığını belirten Tatlıöz, “Bu şarkı, 2017-2018’deki tarzıma dönüş oldu. İnsanların seni ilk kabul ettiği noktadan uzaklaşmamak gerekiyor,” dedi. Müzik kariyerine 6 yaşında konservatuvara girerek başladığını anlatan sanatçı, 12 yaşında klavyeci olarak dönemin ünlü isimlerine eşlik ettiğini ve 14 yaşında Türkiye’nin en genç aranjörlerinden biri olduğunu paylaştı: “Yazı yazmaktan daha iyi nota yazarım, okurum. O yüzden müzikte sosyal hayattan daha başarılıyım.”

Tatlıöz, kliplerini kendi çektiğini ve kendini kimseye emanet etmek istemediğini de vurguladı: “Duruşumu bozmak istemediğim için kendimi kimseye emanet edemiyorum. Söz, beste, düzenleme, aranje, klip yönetimi hepsi bende.” 2007’de Almanya’da kazandığı bir ödülü almaya gidemediğini, çünkü o dönemde maddi zorluklar yaşadığını da ekledi: “6 aydır ödeyemediğim kiramı düşünmek zorundaydım. O kırılma noktası oldu benim için. Pop müziğe bakış açım değişti.”

"HAYALİM 23 SENE SONRA GERÇEK OLDU"

Şarkıcı Mine Ayman, Telefon Rehberi adlı şarkısının hikayesini paylaştı. Söz ve bestesi Zeki Güner’e, düzenlemesi Erol Temizel’e ait olan şarkının, 7 yıl önce Hadise tarafından seslendirildiğini ancak kliplenmediğini belirtti: “Arada kaynamış olduğunu düşündüğüm bir şarkıydı. Yeni jenerasyona yeni bir altyapıyla ulaştırmak istedim.”

Ayman, 18 yaşında şarkıcı olma hayali kurduğunu, ancak sektörün zorlukları nedeniyle vazgeçtiğini anlattı: “1999’daki hayalim Ferhat Göçer sayesinde 23 yıl sonra gerçek oldu. Dördüncü şarkımı yayınladık, beğenilince daha fazla yapma isteği duyuyorum.”

Oyunculuk deneyimlerinden de bahseden Ayman, Türkan Şoray ve Uğur Yücel ile çalışma fırsatı bulduğunu, ancak büyük roller alamadığını ifade etti: “Bölüm oyuncusundan öteye geçemedim. Birkaç dakikalık sahne için o kadar beklemek zor geldi, alışamadım.”

"ARP BENİM İÇİN YAŞAM BİÇİMİ"

Arp sanatçısı Merve Kocabeyler, New York’ta kazandığı birincilik ödülü ve Carnegie Hall’da verdiği konserle dikkat çekti. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nda arp sanatçısı olarak görev yaptığını belirten Kocabeyler, müzik yolculuğunu şöyle anlattı: “7 yaşında piyano ile başladım. Konservatuvar sınavlarını kazanınca enstrüman seçimi yapıldı. Piyano için ‘Çok yaşlısın’ dediler, yaşım 11’di. Arp hocası parmaklarımı görünce ‘Bu kız arp için yaratılmış’ dedi ve arp bölümüne alındım.”

Kocabeyler, 17 yaşında La Scala Operası’na kabul edilen ilk Türk arpist olduğunu da ekledi: “Dünyanın her yerinden 100 arpist arasından 3 aşamalı zor bir sınavı geçtim. Hayatımın en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Müziği meslek olarak seçtiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Severek yaptığım için hiç çalışıyor gibi hissetmiyorum.”

"OYUNCULUK ATEŞİM HİÇ SÖNMEDİ"

2009 Türkiye Güzeli Ebru Şam, kariyer yolculuğunu ve radikal kararlarını paylaştı. Almanya’da doğup büyüdüğünü ve 19 yaşında İstanbul’a yerleştiğini anlatan Şam, “Bilmediğim bir camianın içine girdim. Sürekli göz önünde olmak hoştu ama bir süre sonra yormaya başladı. Almanya’ya gidiş bir arınma süreci oldu,” dedi. Almanya ve Amerika’da kurumsal hayatı deneyimlediğini belirten Şam, pandemi döneminde İstanbul’a dönerek oyunculuk atölyelerine katıldığını ve dilini geliştirdiğini ifade etti: “Oyunculuğa dair tutku var içimde, o ateş hiç sönmedi. İstanbul’u çok seviyorum.”

Magazin Haberleri