Osteoporozun en büyük riskinin kemik kırıkları olduğuna dikkat çeken Dr. Akpınar, "Kalça, omurga ve bilek kırıkları, osteoporozun en yaygın ve en ciddi sonuçlarıdır. Bu tür kırıklar yaşlı bireylerin hareket kabiliyetini kısıtlar, bağımsızlığını kaybetmesine hatta yatağa bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Bazı durumlarda kırıklar yaşamı tehdit edecek komplikasyonlara yol açabilir" diye konuştu. Bu nedenle özellikle risk grubunda olan kadınların, menopoz sonrası düzenli olarak kemik taramalarını yaptırması gerektiğini belirtti.
YÜRÜYÜŞ, PİLATES VEYA DANS GİBİ AKTİVİTELER KEMİK YOĞUNLUĞUNU KORUMADA ETKİLİ
Osteoporozun önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Merve Dede Akpınar, şu önerilerde bulundu:
"Yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkol gibi kemik sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklardan uzak durmak çok önemlidir. Yük taşıyan egzersizler, yürüyüş, pilates veya dans gibi aktiviteler kemik yoğunluğunu korumada etkilidir. Ayrıca bazı kronik hastalıklar ve uzun süreli kortizon kullanımı da osteoporoz riskini artırabilir, bu nedenle bu tür durumlarda hekim kontrolü daha da önem kazanır."
ERKEN TANI KEMİK KIRIKLARINI ÖNLÜYOR
"Osteoporoz sadece yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir" diyen Dr. Akpınar, sözlerini şöyle tamamladı:
"Her kemik ağrısı yaşlılıktan kaynaklanmaz. Osteoporozla ilgili belirtiler fark edildiğinde geç kalmadan doktora başvurmak gerekir. Erken tanı ve düzenli takip ile osteoporozun ilerlemesi yavaşlatılabilir, kırık riski önemli ölçüde azaltılabilir. Sağlıklı ve aktif bir yaşlılık için kemik sağlığımızı ciddiye almalıyız. Kemiklerinizi ihmal etmeyin, sessizce gelen bu tehlikeye karşı harekete geçin."
Kaynak: İHA