Türk tiyatrosunun en önemli isimlerinden Ayla Algan geçtiğimiz perşembe günü 86 yaşında hayatını kaybetti. Algan için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlendi. Törene Ayla Algan'ın kızı Sevi Algan, Oyuncu Erol Babaoğlu, Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Aliye Uzunatağan, Ayşenur Özturanlı, Nedim Saban, Besteci Garo Mafyan ile aile yakınları ve tüm sevenleri katıldı. Törende Algan için anı defteri de tutulurken, Sevi Algan, oyuncu Halit Ergenç ile Aliye Uzunatağan da Ayla Algan'la olan anılarını paylaştı.
Ölümüyle sanat camiasını yasa boğdu! Usta sanatçı Ayla Algan için Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlendi
Geçirdiği beyin kanaması nedeniyle 86 yaşında vefat eden Türk tiyatro, sinema oyuncusu ve müzisyen Ayla Algan için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde veda töreni düzenlendi. Algan, Teşvikiye Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından, Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
"NE MUTLU ONUNLA ÇALIŞMIŞ OLANLARA"
Törende konuşan Oyuncu Halit Ergenç, "Hepimizin başı sağ olsun. Ayla abla, benim için zor bir konuşma. Çünkü herkes için zordur biliyorum ama Ayla ablayla kendimi yan yana geldiğim zaman sanki büyük bir okyanusun yanındaymışım gibi hissediyordum veya çok büyük çağlayan bir suyun. Çünkü size sıçramaması size bulaşmaması mümkün değil. Oradan gelen o bilginin, o sevginin, o insanlığın... Ve ne mutlu ki buradaki bir sürü insan o suya girmiş, o suyla tanışmış ve oradan faydalanabilmişler ki benden çok daha fazla. Biraz önce konuşan hem arkadaşlarımdan hem de insanlardan duyduğumuz gecenin bir vakti mesela arardı bizi. Ali ile ilgili bir şey söylerdi. 'Şunu yapın, şöyle yapın, böyle olsun' diye ve şimdi Bergüzar hatırlattı 'merhaba, nasılsın' demezdi. Direkt konuya girerdi. Çünkü o sırada düşünmüş olurdu bir süredir. Ve onun heyecanı ile arardı. Ve bu gerçekten o sırada sizin düşündüğünüz, çözmek istediğiniz bir soruna cevap bulurdu. İş sırasında da bu böyleydi. Ne mutlu onunla çalışmış olanlara ne mutlu onunla yaşamış olanlara sizlere. Allah kolaylık versin hepimize. Çünkü telefonun ucunda değil artık" ifadelerini kullandı.
"BEN ONA HAYRAN BÜYÜDÜM"
Oyuncu Aliye Uzunatağan, "Ben onu gülerek, onu severek, ona hayran büyüdüm. Ayla abla tam bir sanatçıydı. Ayla abla bilime inanırdı TAL'i (Tiyatro Araştırma Laboratuvarı Derneği), bu yüzden kurmuşlardı Beklan abi ile. Ben TAL'da bir süre onlarla çalıştım. Manyetik alan açmayı oyunculukta TAL'da öğrendim.
Bana ölümden korkmamayı ayla abla öğretti. Ölüm uyku. 'Bak Shakespeare kaç çağlar öncesinde söylemiş Hamlet'e' derdi bana hep. Ve sonra büyüdüm. Sonra birlikte dizilerde oynadık. Sahnelerde oynadık. Sonra arkadaş olduk. Kadınca konuları konuşmaya başladık onunla. O kadar kural tanımaz, o kadar özgür bir ruhtu ki. İyi oyuncu olmak için insanın önce kendisiyle bir mücadele vermesini ve egolarını yok etmesini söylerdi hep" şeklinde konuştu.
"BURASI ONUN EVİYDİ GERÇEKTEN"
Ayla Algan'ın kızı Sevi Algan ise, "Hayatım boyunca 'ay ne güzel Ayla Algan'ın kızısın' dediler bana. Ben de 'çok teşekkür ederim, çok sağ olun, var olun' dedim. Gerçekten öyle. Çok güzel bir şey ama aynı zamanda da gerçekten çok zor. Neden; benim hiç kardeşim yok, öz kardeşim yok. Ama milyonlarca kardeşim var. Onlar da seyirciler çünkü ben annemi hep paylaşmak zorunda kaldım. Her zaman. Almanya'daki işçiler, Almanya'daki çocuklar ile, onlar dedi Türk tiyatrosunu görsünler. Oyun seyretsinler. Sergi yapalım onlara. Burası onun eviydi gerçekten. Evleri de tiyatroydu. Yarısı tiyatro yarısı evdi diyebiliriz. İnşallah onun yolundan gidebildiğimiz kadar ne kadarını aldıysak biz de onun aktarıcısı, geçiricisi, aktarıcısı olabiliriz. Kendimizde saklamadan onu yayabiliriz olabildiği kadar. Başımız sağ olsun" dedi.
Ayla Algan'ın cenazesi, Teşvikiye Camii'nde öğle namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verildi.
HAYATINI SANATA ADADI
Ayla Algan; 29 Ekim 1937'de İstanbul'da doğdu. Babası Girit göçmeni tüccar Vedat Kasman, annesi ressam Nevzat Kasman'dır.
Ailesinin tek çocuğu olan Ayla Algan, çocukluğunda piyano, bale ve şan dersleri aldı. 5 yaşında başladığı piyano öğrenimini lise öğrenimi için Fransa'ya gidene kadar 11 yıl boyunca sürdürdü.
Ortaokulu, İstanbul'daki Notre Dame de Sion'da, liseyi Fransa'daki Versay Lisesinde okudu. Lise öğrenimi devam ederken tanıştığı Beklan Algan (1933 -2010) ile evlendi.
Eşi Beklan Algan ile birlikte ABD'de New York Actor Studio Actor’s Repertuary Theatre’s of Broadway'de sahne eğitimi alan sanatçı, Türkiye'ye döndükten sonra İstanbul Şehir Tiyatroları'nın kadrosuna girdi ve 1961'de 'Tarla Kuşu' oyunu ile tiyatroda ilk rolünü oynadı.
1964'te yönetmenliğini Ertem Göreç'in yaptığı, senaryosu Vedat Türkali'ye ait olan 'Karanlıkta Uyananlar' ile ilk kez sinema dalında çalışmalara başladı. 1966'da Atıf Yılmaz'ın yönettiği 'Ah Güzel İstanbul' ile de ilk kez başrol oynadı.
Müzik ve tiyatro sanatlarını iç içe yaşayan bir sanatçı olan Ayla Algan, Yunus Emre'nin şiirlerini Almanca, Fransızca, İngilizce olarak şiirli - şarkılı okuyarak Yunus Emre'yi dünyada tanıttı.
1971'de Paris'in ünlü konser salonu Olimpia'da sahneye çıkan Ayla Algan, 1972 yılında Paris'te Jean L. Bazault yönettiği Recamier Tiyatrosu'nda, Peter Brook'un Tiyatro Atölyesi'ne davetli olarak katıldı. Algan, 1972 - 1979 arasında Paris'te yaşadı ve müzikle ilgilendi.
Ayla Algan, 1972'de Turizm Bakanlığı'nın isteği üzerine Yunus Emre albümü hazırladı. Algan, 1975'te dünyaya gelen kızına Yunus Emre'den esinlenerek 'Sevi' adını koydu.
1973'te Bulgaristan'daki Uluslararası Altın Orfe Şarkı Yarışması'nda savaş karşıtı bir şarkı söyleyerek ikincilik ödülünü alan Ayla Algan, 'UNICEF Onur Ödülü'ne layık görüldü. Ayla Algan, uzun süre tiyatro alanında eğitmenlik de yaptı.