Koronavirüs salgını etkisini kaybetmeden tüm dünyada yayılmayı ve can almayı sürdürüyor.
11 ayda on milyonlarca kişi hasta oldu... Milyonu aşkın insan ise öldü...
Salgında ilk dalga bitti ikinci dalga ise daha şiddetli olarak devam ediyor.
Koronavirüs salgını etkisini kaybetmeden tüm dünyada yayılmayı ve can almayı sürdürüyor.
11 ayda on milyonlarca kişi hasta oldu... Milyonu aşkın insan ise öldü...
Salgında ilk dalga bitti ikinci dalga ise daha şiddetli olarak devam ediyor.
Dünya genelinde koronavirüs vaka sayısı 54 milyon sınırına dayanmışken özellikle Avrupa kıtası tam anlamıyla virüs karşısında teslim bayrağını açmış durumda.
Aslında dünyanın diğer yerleri de Avrupa'dan farklı değil.
Ancak bir yer var ki Kovid-19'u dize getirmeyi ve salgını kontrol altına almayı çoktan başarmış durumda.
O ülkede tam 200 günden fazla bir süredir yeni yerel vaka görülmüş değil.
O ülkenin adı Tayvan...
SARS salgınında edindiği tecrübeyle erken ve etkili tedbirler almayı başaran Tayvan, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılmasını önleme ve salgını kontrol altında tutmada ender ülkeler arasında ilk sırada.
Dünyada günlük vaka sayısının 600 bini aştığı, virüs nedeniyle her gün 10 bini aşkın kişinin yaşamını yitirdiği bir dönemde Tayvan'da 200 günü aşkın süredir yerel kaynaklı vakaya görülmüyor. 23,8 milyon nüfuslu adada bugüne dek 55'i yerel kaynaklı yalnızca 584 Kovid-19 vakası tespit edildi. Virüs nedeniyle bugüne dek sadece 7 kişi öldü.
Tayvan, Aralık 2019'da Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan Kovid-19'un halk sağlığı açısından yarattığı büyük tehdidi ilk fark eden ülke oldu.
Pekin yönetiminin, 31 Aralık 2019'da "yeni tip bir bulaşıcı zatürrenin" ortaya çıktığını ilan etmesinin hemen ardından, Tayvan, Vuhan kentinden gelen yolculara sağlık kontrolü uygulamaya geçti.
Sağlık Bakanı Çın, 2003'te Çin'de ortaya çıkan Şiddetli Solunum Yolu Sendromu (SARS) salgınından edindikleri derslerin yeni Kovid-19 salgınını önlemede yol gösterici olduğunu ifade ediyor.
Salgının yol açabileceği halk sağlığı tehdidine karşı 2 Ocak'ta acil eylem ekibi oluşturulduğunu ve 20 Ocak'ta salgınlara karşı eşgüdüm mekanizması olarak tasarlanan Merkezi Epidemi Komuta Merkezinin (CECC) etkinleştirildiğini aktaran Bakan Çın, örgütlenmede etkinliği sağlamak üzere merkezin 23 Ocak'ta ikinci, 27 Şubat'ta ise birinci seviye hükümet organı haline getirildiğini anlattı.
Oysa Tayvan, salgının ortaya çıktığı Çin ana karasına coğrafi yakınlığı nedeniyle virüsten ilk etkilenen yerlerden biriydi. Ada'da ilk vaka 21 Ocak'ta tespit edildi. İlk vakanın ardından Tayvan'da Vuhan'dan gelen yolcuların girişleri yasaklandı. Çin ana karası ile Hong Kong ve Macau özel idare bölgelerinden Ada'ya gelen tüm yolculara sağlık taraması yapılmaya başlandı. Çin yönetimi ise Vuhan'ı Tayvan'dan iki gün sonra, 23 Ocak'ta karantinaya almaya karar verdi.
Salgının başlamasının ardından çok sayıda ülke sağlık çalışanlarına ve halka, sıhhi maske ve izolasyon kıyafetleri gibi Kişisel Koruyucu Ekipmanlar (PPE) tedarik etmekte sorun yaşarken, Tayvan bu konuda da hazırlıklıydı.
Tayvan yönetimi vakaların tespiti ve takibi için online bir sistem kurdu. Dışarından ülkeye gelen herkese yerel bir telefon numarası tahsis ederek sağlık bilgilerini sisteme girmelerini sağladı. Bu işlemi yapan kişilere mesajla "sağlık beyan pasaportu" gönderildi.
Tayvanlıların seyahat geçmişlerinin Ulusal Sağlık Sigortası kartlarına işlendiğini, bunun doktorlara olası vakaları tespit etme ve topluluk içi yayılmaları önleme imkanı sağladığını ifade eden Bakan Çın, evlerinde karantinaya alınan kişilerin cep telefonu operatörlerinden sağlanan konum verileriyle takip edildiğini, karantina kurallarını ihlal edenlere para ve zorla yer değiştirme cezaları verilebildiğini söyledi.
Tayvan, dünyadaki çok sayıda ülkenin aksine, salgına karşı tedbir olarak topyekun karantina uygulaması yapmadı. Ülkede sokağa çıkma yasaklarına başvurulmadı. Salgın boyunca okullar, iş yerleri ve işletmeler sürekli açık kaldı.
Normal hayat kesintisiz devam ederken Tayvan'da 200 günden bu yana yeni vaka görülmedi.
İlk etapta Dünya Sağlık Örgütü DSÖ, ortaya çıkan durumu şaşkınlıkla karşılasa da yapılan araştırmaların ardından Tayvan'daki sonuçların gerçek olduğu net bir şekilde ortaya konuldu.
Tayvan'da yeni vaka görülmese de hükümet, yeni döneme ilişkin bütün tedbirlerini de almış durumda.
Olası yeni dalgaya yönelik yeni tedbir ve kararlar uygulanmaya başlandı.
Tayvan modelinin pandemiyle savaşta diğer ülkelere örnek olabileceği uzmanlar tarafından belirtiliyor.
Pekin yönetiminin, Tayvan'ı Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) karar organı Dünya Sağlık Asamblesinin Kovid-19'a karşı alınacak tedbirlerin tartışıldığı toplantılarına katılmasını engelleme girişimlerini sürdürmesi ise uluslararası toplumun eleştirilerine neden oluyor.