Merkez Bankası’nın bilançosu her geçen gün daha iyiye gidiyor. Türkiye’nin İsrail’e karşı yaptığı atak sonrası dış güçlerin elini oğuşturarak beklediği piyasalardaki çalkalanma olmadı.
Bunun en önemli nedenlerinden birisi de Merkez’in kasasının güçlü olması. Gerçi dün Türkiye hisse senetleri günü iyimser bir şekilde tamamlayamadı. Ancak bunda jeopolitik riskler kadar kar satışları ve ürkek manipülatörler de etkili oldu. Nitekim bugün borsa alıcılı başladı. Dünkü günde, Borsa İstanbul günü %1,5 düşüşle tamamlarken, bankacılık endeksi ise %0,8 geriledi. Dün haber akışında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırıları ve işgaline sert tepki göstererek hafta sonu Rize'de "Biz nasıl Karabağ'a girdiysek, nasıl Libya'ya girdiysek bunun benzerini aynen onlara da yaparız. Yapmamak için hiçbir şey yok" demişti. İsrail de, ne yapsın, Türkiye’nin NATO’dan çıkarılması için komik bir çağrıda bulundu. Türkiye’yi Saddam dönemi Irak’ı ile karıştıran İsrail’in bu çağrısı tabii ki karşılık bulmadı.
Borsa cephesine daha çok yansıyan karşılıklı açıklamaların alternatif piyasaları pek de etkilemedi. Yabancı indinde 5 yıl vadeli CDS risk primi, böyle çok sert açıklamaya göre, hafifçe yükselişle 257 baz puandan 260 baz puana gelirken, USDTRY kuru da 33,00 - 33,05 bandında salınmaya devam etti. Türk Lirası'nın kabaca aylık %4 civarında getirisinin lehte bir durum sergilemeye devam etti. Bu durum yılın son çeyreğine kadar devam edecek tahminleri yapılıyor. TCMB'nin Cuma günü net yabancı para pozisyonunu 750 milyon dolar daha iyileşerek artı 17 milyar dolar seviyesine yaklaştı.