İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı adli soruşturmada, gözaltına alınan şüphelilerin adliyedeki işlemleri tamamlandı ve yargı mercilerince nihai kararlar verildi.
OPERASYON SONRASI ŞÜPHELİLER ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Soruşturma bürosu tarafından verilen talimatlar doğrultusunda güvenlik güçleri; 16 Ekim, 17 Ekim ve 18 Ekim tarihlerinde art arda kapsamlı operasyonlar düzenledi. Üç günlük zaman diliminde gerçekleştirilen baskınlarda yakalanarak gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede hakim karşısına çıkarıldı.
YARGI MERCİLERİ 15 ŞÜPHELİ HAKKINDA TUTUKLAMA KARARI VERDİ
Hakimlikçe yapılan sorgulamaların ve dosya incelemesinin ardından karar açıklandı. Aralarında siyasetçi Mustafa Sarıgül’ün oğlu Ömer Sarıgül, gazeteci Murat Ağırel ve kamuoyunun yakından tanıdığı Aylin Kotil'in de bulunduğu 15 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.
Hakimlik kararıyla cezaevine gönderilen 15 şüphelinin tam listesi şu şekilde açıklandı:
- Ömer Sarıgül
- Murat Ağırel
- Aylin Kotil
- Özgür Bölükbaşı
- Sadullah Ergün
- Selim Daşdemir
- Volkan Aslanbaş
- Zekai Erdem
- Zekeriya Yasemin
- Bayram Özata
- Caner Baş
- Cavidan Tanrah Artuner
- Cihan Durak
- Cihat Salman
- Mehmet Ali Aslan
İKİ ŞÜPHELİ ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILDI
Mahkeme heyeti, adliyeye sevk edilen şüpheliler arasında bulunan 2 isim hakkında ise tutuklama yerine adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını kararlaştırdı. Haklarında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheliler şunlar oldu:
- Cemil Vasken Barın
- Uğur Kurtulan
MUSTAFA SARIGÜL TEPKİ GÖSTERDİ
Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, kararın ardından tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Sarıgül, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye Cumhuriyeti’nin her yurttaşının şerefi, onuru ve özgürlüğü devlete emanettir. Adalet sisteminin kişisel kin ve husumeti için yargıyı alet edenlere karşı vatandaşını korumasını beklerdim. Suçlamada bulunan şahısların ortaya koyduğu belgeler herhangi bir soruşturma işleminin açılmasını dahi gerektirmeyecek ölçüde sahte belgelerdir. Aile üyelerimin ve arkadaşlarımın masumiyeti ve haklılıklarının ortaya çıkması için hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Hukuka olan inancımızı yitirmeden, yargıya güvenmeye devam edeceğiz."