Mustafa Ceceli: Cumhurbaşkanı’nın davetine gitmeyenlerin üstü çizilmiyor, bunlar safsata

" Devletin en üst kademesinden bir davet aldıysam ve müsaitsem giderim. Çünkü orası devletin bir kademesi, siyasi parti temsilciliği değil. Ayrıca gelmeyenlerin üstünü mü çiziyorlar? Yoo, bunların hepsi safsata."

61 gün oruç tutacağını açıklayan Mustafa Ceceli Hürriyet'e konuştu.

Sosyal medyada oruç tutup tutmamanla ilgili yazılan yorumlar

Ben de kendime o yanıtı yakıştıramadım. Herkesin inancı, düşüncesi, yaşayışı kendine. Seni sorgulamam ne yapıyorsun diye. Ben de sorgulanmak istemem. O gün Snapchat’te bir fotoğraf koymuştum. Bizim oğlanın yemeği de fotoğrafta yer alıyor. Bu fotoğrafı kalkıp biri oradan almış ve altına şunu yazmış:

Bu adam sizi kandırıyor, oruç tutmuyor, bir de gidip ezan okuyor...

Ben de kendimi tutamadım ve çok ağır şeyler yazdım. Sonra kendime kızdım, “Orucunu şu an bozmuş oldun” diye. Hacı Bektaş-ı Veli’nin bir sözü var, “incinsen de incitme” diye. Son üç yıldır onu düstur edinmiştim, ama bu sefer patladım.

Bazen beni siyasetçi sanıyorlar diye düşünüyorum, ama sadece şarkıcıyım.

Cumhurbaşkanlığı’nın verdiği iftar

İktidara yaranma gibi bir durumun var mı?

Tabii ki yok. Çünkü müzik zaten siyaset ötesi bir konu. Son üç yıldır politize olduk ve siyasetin s’sinden anlamayan herkes başımıza siyasetçi kesildi. Sosyal medya, gündemini siyaset üzerine kurmaya başladı. Düşün, Twitter’ın Londra’daki temsilcisi Türkiye’ye geldiğinde sanatçılarla buluştu ve bize dedi ki: “Tüm dünyada Brad Pitt, Kim Kardashian trend topic olurken sizde siyasi şeyler oluyor. Siz sanatçılardan bu konuda önayak olmanızı bekliyoruz. Çünkü Twitter bir eğlence alanı. Lütfen bize destek olun.”

Açık açık böyle dedi. Bir yandan da bu kutuplaşma öyle bir hale geldi ki, ben birdenbire Cumhurbaşkanı’nın iftarında ezan okuyan şarkıcı oluverdim.

Bu algının oluşacağını bile bile gitmedin mi?

Ama ben beş senedir, Abdullah Gül’ün zamanından beri, Cumhurbaşkanlığı’nın verdiği resepsiyonlara gidiyorum, yeni değil. Devletin en üst kademesinden bir davet aldıysam ve müsaitsem giderim. Yarın farklı bir konuda davet alsam yine giderim. Çünkü orası devletin bir kademesi, siyasi parti temsilciliği değil.

İşte burada sapla samanı ayırmamız gerekiyor. Bir yere giderken illa “Aman yaranayım” düşüncesiyle gidilmiyor.

Ayrıca gelmeyenlerin üstünü mü çiziyorlar? Yoo, bunların hepsi safsata. Mesela bu sene ilk kez katılanlar gördüm ve onlar hakkında sosyal medyada çok eleştiri okudum. Zamanında şu tweet’i atmıştı, şimdi nasıl iftara gider diye (Röportaj notu: Burada Murat Dalkılıç’tan bahsediyor)... Eğer bu insanın üstü çizilseydi, kapıdan içeri sokulmaması gerekirdi. Ama ben hiçbir şekilde bir ayrım sezmedim, duymadım.

Magazin Haberleri