Murat Bardakçı yazdı... Teğmenler ve idama mahkum edilen 'Harbokulu' öğrencilerinin öyküsü

İhraç edilen teğmenler gündemdeyken Murat Bardakçı, Hilâfet isteyen Harbokulu öğrencilerinin trajik öyküsü ile Silâhlı Kuvvetler’den ihrac edilen teğmenler olayını bir araya getirerek ilginç bir köşe yazısı kaleme aldı.

Murat Bardakçı’nın köşe yazısı, Hilâfet isteyen Harbokulu öğrencilerinin trajik öyküsü ile Silâhlı Kuvvetler’den ihrac edilen teğmenler olayını bir araya getirerek, geçmişin ideolojik çatışmalarının ve devletin disiplin uygulamalarının derin izlerini gün yüzüne çıkardı.

Yazıda sunulan belgeler ve analiz, Türkiye’nin modernleşme sürecinde yaşanan bu acı kesitlerin, günümüz okuyucusuna unutulmaz dersler verdiğini gösterdi.

İşte o yazısından hayli ilginç bir paragraf...

"Harbokulu’ndan ve TSK’dan geçmişte yapılan ihraçlar çeşitli gerekçelere dayanıyordu. Meselâ, 1939’da Nâzım Hikmet’ in de yargılandığı dâvâda Nâzım ile ilişkide oldukları iddiasıyla bazı öğrenciler ve subaylar tardedildiler, benzer ihraçlar 1944’te başlayıp ertesi sene son bulan Irkçılık-Turancılık dâvâsında da yaşandı. Harbokulu Kumandanı Albay Talât Aydemir’in başını çektiği 22 Şubat 1962’deki başarısız ayaklanmanın devamı olan 20 Mayıs 1963’teki darbe girişiminin ardından Talât Aydemir ile darbe teşebbüsünün liderlerinden Binbaşı Fethi Gürcan idam edilirlerken, o dönemde iki yıl olan Harbokulu’nun 1459 öğrencisinin tamamı okuldan atıldı. "

Murat Bardakçı'dan Tarihe Yolculuk: Hilâfet İsteyen İki Harbokulu Öğrencisinin Öyküsü

02 Şubat 2025 – Habertürk yazarı Murat Bardakçı, köşe yazısında 1935 yılında hilâfet isteyen iki Harbokulu öğrencisinin idama mahkûm edilme öyküsünü detaylı biçimde ele aldı. Yazının girişinde “Bilmeyen ve duymayan artık kalmadı” ifadesine yer veren Bardakçı, bu üzücü hadisenin, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş döneminde yaşanan benzer olaylardan farkını gözler önüne serdi.

Tarihi Arka Plan ve İhraç Süreçleri

Yazıda, Harbokulu öğrencilerinin geçmişte yaşanan ihraç olaylarıyla kıyaslandığında farklı bir boyuta sahip olduğu vurgulandı. Bardakçı, “Beş teğmenin Silâhlı Kuvvetler’den ihracı ile Harbokulu öğrencilerinin tardları arasında net bir fark var” diyerek, öğrencilerin henüz subaylığa adım atamadıklarını, dolayısıyla devletin disiplin anlayışının daha sert uygulandığını belirtti. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde benzer olayların yaşandığını, fakat bu olayın özellikle ideolojik mücadele ve hilâfet tartışmaları bağlamında farklı bir seyir izlediğini anlattı.

Yazıdan Alıntılar ve Değerlendirmeler

Murat Bardakçı, köşe yazısında yer alan belgeler ışığında, “Hilâfet ve saltanat konularında yapılan tartışmalar, bu iki öğrencinin hayatını kara bir leke ile noktalamıştı” ifadesini kullandı. Yazıda, Sivaslı Mehmed oğlu Şakir ile Nevşehirli Tevfik oğlu Hüseyin Avni’nin, Harbokulu’nda yapılan konferans talepleri sonrasında idam cezasına çarptırılmaları, idam kararının daha sonra hafifletilmesi ve sonrasında 1942’de özel af kanunu ile tahliye edildikleri ayrıntıları yer aldı. Bardakçı, bu olayın, dönemin siyasi atmosferinin ve askeri disiplindeki sert uygulamaların bir yansıması olduğunu da değerlendirdi.

Murat Bardakçı'nın Habertürk'te yayımladığı köşe yazısı, Hilâfet isteyen iki Harbokulu öğrencisinin trajik öyküsünü yeniden gün yüzüne çıkardı. Yazıda sunulan belgeler ve detaylı analiz, geçmişte yaşanan bu acı olayın, Türkiye'nin modernleşme sürecindeki ideolojik çatışmaların ve devletin disiplin politikalarının izlerini taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi. Tarihe dair unutulmaya yüz tutmuş bu kesit, günümüz okuyucusuna geçmişin derin yaralarını ve alınan dersleri hatırlattı.

Gündem Haberleri