“ELLERİNİ MOSMOR GÖRDÜĞÜMDE BİLE GURUR DUYUYORDUM”
Ankara’dan yangına müdahale için gelen ve alevlerin ortasında hayatını kaybeden AKUT gönüllüsü, endüstri mühendisi Bayram Eren Arslan’ın babası Gürsel Arslan, oğlunun adeta fedakârlıkla örülmüş hayatını gözyaşlarıyla anlattı.
“Yaklaşık 15 yıldır AKUT gönüllüsüydü. Depremde 1,5 ay kaldı. Geldiğinde elleri mosmordu, tırnakları yoktu. 'Gitme' dedim, bir hafta sonra tekrar gitti. Hep önde olurdu. Televizyonda izlerken biz ‘AKUT iyi çalışıyor’ derdik ama ben dokuz doğuruyordum. O kadar çok korkuyordum ki. Ama insanları kurtardıkça gurur da duyuyordum.”
“GÜLEN YÜZÜYLE KALDI”
Yangın haberini duyar duymaz Eskişehir’e koşan baba Arslan, oğlunun yangın hattında ters rüzgârda kaldığını ve dumandan zehirlenip ardından yandığını anlattı:
“Doktorlar göstermedi. Gülen yüzüyle kaldı.”
“ŞEHİT OLAN AĞABEYİM CENNETE GİTTİ”
16 yaşındaki kızının “Ağabeyim o kadar insan, hayvan, çiçek kurtardı… Cennete gitti, şehit oldu” sözlerini anlatan baba Arslan, “Ne kadar güzel yetiştiler” dedi.
“MOTORU SATTIRDIK, KAZA YAPMASIN DİYE… AMA BU OLDU”
Hayatını yardıma adayan genç mühendisin kısa ömrüne sığdırdığı fedakârlıkları anlatan baba Arslan:
“Endüstri mühendisliğini bitirdi. AKUT gönüllüsüydü. Türk Hava Kurumu’nda çalıştı, çocuklara model uçak öğretti. Planör eğitimi aldı, kendi ofisini açtı ama bırakıp AKUT’a gidiyordu. İşleri zarar ediyordu, ben ‘gitme’ diyordum.
Bursa’da eğitim aldı, Bolu’da keçi kurtardı, Çubuk’ta kayıp adam bulmaya gitti. Motoru vardı, ‘kaza yapar’ diye sattırdık, araba aldırdık. Böyle bir şey oldu…”
GERİYE SON MESAJLARI KALDI...
Gürsel Arslan, oğluna yangın sırasında attığı son mesajı da gözyaşları içinde anlattı:
“Gece 22.30’da aradım ulaşamadım. 'Eren beni acil ara' diye mesaj attım. Ama bir daha dönmedi…”