Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Afganistan'ın başkenti Kabil ile Kandahar'da üst düzey temaslarda bulundu.
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre Kalın, Afganistan Geçici Hükümeti (AGH) yetkilileri ve istihbarat yönetimiyle bir araya gelerek ikili ilişkileri ve bölgesel güvenlik konularını değerlendirdi.
GÜVENLİK VE İSTİHBARAT ALANINDA İŞBİRLİĞİ MASADA
MİT Başkanı Kalın, Kabil ziyareti kapsamında mevkidaşı İstihbarat Genel Direktörlüğü (GDI) Başkanı Abdulhak Vasık ile görüştü. Kalın ayrıca Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Molla Abdul Gani Baradar, Savunma Bakanı Mevlevi Muhammed Yakub Mücahid ve İçişleri Bakanı Siraceddin Hakkani ile de üst düzey temaslar gerçekleştirdi. Görüşmelerde, Türkiye ile Afganistan arasında güvenlik ve istihbarat alanında işbirliğinin derinleştirilmesi amacıyla atılabilecek somut adımlar ele alındı.
BÖLGESEL GELİŞMELER VE KRİTİK BAŞLIKLAR MASADA
ABD/İsrail-İran Savaşı başta olmak üzere bölgesel ve küresel gelişmelerin geniş yelpazede ele alındığı görüşmelerde, kritik güvenlik başlıkları da değerlendirildi. Temaslarda terörle mücadele, sınır güvenliğini ilgilendiren insan kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretiyle mücadele konuları öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı.
Kalın'ın Afganistan'daki üst düzey temasları, iki ülke arasındaki kritik diplomasi trafiğinde dikkat çeken anlara sahne oldu.
"ÖNLEYİCİ İSTİHBARAT DİPLOMASİSİ"
Ziyareti değerlendiren savunma ve strateji uzmanları, ABD/İsrail-İran gerilimi ve savaş riskinin Afganistan sahasını doğrudan etkileyebileceğine dikkati çekiyor.
İran’ın doğu sınırındaki olası bir istikrarsızlığın Türkiye yönüne yeni bir göç dalgası başlatma riskine vurgu yapan uzmanlar, Kalın'ın temaslarını riski kaynağında durdurmaya yönelik "önleyici istihbarat diplomasisi" olarak nitelendiriyor.
Görüşmelerin yalnızca başkent Kabil ile sınırlı kalmayıp Taliban hareketinin ana idari ve ideolojik merkezi Kandahar’a taşınması da kritik bir hamle olarak görülüyor.
Kandahar’daki doğrudan temasların; terörle mücadele (DEAŞ-Horasan), uyuşturucu ve insan kaçakçılığı gibi alanlarda nihai karar vericilerle uzlaşı sağlamayı amaçladığı belirtiliyor.
Kalın'ın büyük bir askeri törenle karşılanması kurumsal ilişkilere verilen önemi simgelerken, görüşmelerdeki kravatsız katılım ve saha kodlarına uyum sağlayan tarzı ise "saha diplomasisi" jesti olarak yorumlandı.
MASADAKİ KRİTİK BAŞLIKLAR
Temaslarda Türkiye ile Afganistan arasında güvenlik ve istihbarat işbirliğinin artırılması, sınır güvenliği, insan kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretiyle ortak mücadele başlıkları öne çıktı.
GÖRKEMLİ KARŞILAMA
Afganistan yönetiminin de görüntüler paylaştığı ziyaret, sosyal medyada geniş etkileşim topladı.
SUPERHABER YAŞANANLARI FİKRİ TAKİBE ALDI: MEKKE İTTİFAKI KISKAÇTA MI?
Bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği kritik bir dönemde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın Kabil ve Kandahar temasları sürerken, Mekke İttifakı’nın diğer ortakları Pakistan ve Suudi Arabistan eş zamanlı cephelerle hedef alındı. Savunma uzmanları, jeopolitik sahnede tırmanan krizlerin bir rastlantı olmadığını, Mekke İttifakı’nı çökertmeye yönelik küresel bir test mekanizması olduğunu vurguluyor.
UMMAN DENİZİ'NDE SICAK TEMAS: HİNDİSTAN-PAKİSTAN SAVAŞ GEMİLERİ ÇARPIŞTI
Pakistan Deniz Kuvvetlerinin "SEASPARK-26" tatbikatını yürüttüğü Münhasır Ekonomik Bölgesi'nde, Hint donanmasına ait bir savaş gemisi ile Pakistan savaş gemisi çarpıştı. İslamabad yönetimi Yeni Delhi'ye sert bir protesto notası verirken nükleer güce sahip iki komşu arasında tansiyon bir kez daha zirve yaparken; savunma uzmanları nükleer güç Pakistan’ın doğu sınırlarında ve deniz yetki alanlarında baskılanarak Mekke İttifakı'na verebileceği olası askeri lojistik desteğin önünün kesilmek istendiğine dikkat çekiyor.
SUUDİ ARABİSTAN'A İRAN VEKİLLERİNDEN İHA VE FÜZE YAĞMURU
İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’ın güney bölgelerine balistik füze ve İHA saldırıları düzenleyerek stratejik enerji tesislerini hedef alırken, Mekke yönüne dönük tehditler İslam dünyasında infial oluşturdu. Bu durum "birine yapılan saldırı tümüne yapılmış sayılır" ilkesine dayanan Mekke İttifakı'nın ilk büyük güvenlik testi olurken, saldırıların Riyad'ın finansal gücünü ve savunma refleksini yıpratarak paktın direncini kırma amacı taşıdığı değerlendiriliyor.
DOĞU AKDENİZ'DE YUNANİSTAN'IN GÖVDE GÖSTERİSİ VE İSRAİL PARMAĞI
Türkiye, Doğu Akdeniz ve Ege'de Yunanistan’ın adaları silahlandırma adımlarıyla karşı karşıya kalırken, Atina yönetimi hava kuvvetleri eğitimini ve füze kalkanı projesini doğrudan İsrail savunma sanayisine (Elbit Systems) teslim etti. Askeri analistler, İsrail’in Atina üzerinden Türkiye'yi batıdan kuşatarak baskılama stratejisi yürüttüğünü ve Türkiye'nin askeri enerjisini Ege'ye sıkıştırıp doğudaki jeopolitik hamlelerini zayıflatmayı hedeflediğini kaydediyor.
İSRAİL BASININDAN PSİKOLOJİK HARP: MEKKE İTTİFAKI KAĞITTAN KAPLAN ÇIKTI
Tüm bu cepheler eş zamanlı olarak ısınırken, İsrail medyasında ve Jerusalem Post gibi mecralarda paktın "kağıttan kaplan" olduğunu ileri süren algı operasyonları başlatıldı. Tel Aviv yönetiminin Suriye gibi ülkelerin de bu ittifaka dahil olma ihtimalinden büyük bir panik duyduğunu belirten uzmanlar, hedefin pakt üyelerini kendi bölgesel sorunlarıyla meşgul ederek ortak bir İslam askeri gücünün kemikleşmesini engellemek olduğunu vurguluyor.
İBRAHİM KALIN'IN DOĞU HAMLESİ
Gelişmeler sosyal medya platformu X'te çığ gibi büyürken, kullanıcılar "Pakistan'da gemi kazası, Suudi'de İran vekillerinin füzeleri, Ege'de Yunan tahrikleri ve eş zamanlı olarak İsrail basınının korosu... Tıpkı bir düğmeye basılmış gibi" değerlendirmelerinde bulundu.
Askeri analiz hesapları ise MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Kandahar hamlesinin batıda Yunanistan, doğuda ise Afganistan/İran hattındaki boşlukları kapatarak ittifakın doğu kanadını sağlama alma stratejisi olduğunu ifade ediyor.
NATO'nun 2. büyük ordusu ve güçlü savunma sanayisine sahip Türkiye, nükleer güç Pakistan ve finans devi Suudi Arabistan'ın kurduğu Mekke Paktı; İsrail-Yunanistan-Hindistan aksını ciddi şekilde rahatsız ederken, yaşanan son krizler paktın ortak savunma taahhüdünün çok uluslu bir sınavı olarak öne çıkıyor.