Milli Güvenlik dersini kaldıran eğitim sisteminin neresi gerici!

Son zamanlarda İstanbul Erkek Lisesi ile başlayan ardından Pertevniyel Lisesi ile devam eden protestolar yeni bir kirli planın habercisi oldu... Liselerde yaşanan bu protestoları Ufuk Coşkun, Regionpost'taki yazısında masaya yatırdı... İşte o yazı:

* Okul önlerindeki “derin” tehlike!

Türkiye’de tarih bilincinden kopartılmış, köksüz, ruhsuz, heyecansız, itaatkâr, uyuşturulmuş, yetenekleri köreltilmiş, zararlı alışkanlıkların kıskacında bir gençlikten dert yanarken şimdi de buna Türkiye karşıtı derin yapıların okul çağındaki gençlere musallat olması eklendi. Esrar satıcılarını andıran bu kesim kendi emelleri için lise öğrencilerini zehirlemeye devam ediyor. Üniversitelerden bir netice elde edemeyince liselere kadar indiler. Son zamanlarda 365 liseden sayıları muhtemelen 100’ü geçmeyen liseli gençlerin ellerine tutuşturulan malum bildiriden bahsediyorum. Okullara bakıldığında laik, Kemalist, çağdaş, elit, zengin ailelerin çocuklarının gittiği okullar bunlar. Demek ki Türkiye’nin en iyi okullarında bu ailelerin çocukları okuyor. Çocuklarına özel ders aldıramayacak kadar fakir Anadolu insanı kendi derdine yansın!

Malum bildiriye gelince; “Türkiye’de gericiliğin özlemleri var. Atatürksüz, laik olmayan, çağdışı bir cumhuriyet ve gerici bir eğitim sistemi…”ifadeleriyle başlayan, “Parasız, laik, bilimsel ve milli eğitim için mücadeleyi…” şeklinde devam eden ve enteresandır “Kurtuluş Savaşı’nda sıralardan cephelere koşan on beşlilerden, mezun vermeyen liselerimizin ruhundan alıyoruz” diyerek sonlanan bir bildiri var karşımızda. Bu üçüncü sınıf solcu ağzıyla yazılan sloganik, ezber, içi boş ifadeler bir yerlerden tanıdık gelmiştir. Belli ki Türkiye düşmanı muhalif blok okul çağındaki lise talebelerini kirli emellerine alet ederek yeni bir kaos yaratma peşinde. Gezi’nin karanlık ruhu liselerin üzerinde! Liseli gençleri kışkırtarak meseleyi “ayaklanma” olarak servis eden medya organlarına bakıldığında asıl hedefin Erdoğan olduğu gün gibi ortada! Öğrenciler üzerinden ülkede bir iç karışıklık çıkarmak isteyen bu gözü dönmüş, kana susamış kirli odakların niyeti belli; Erdoğan’ın direncini kırarak başkanlık sisteminden caydırmak ve ülkeyi bu tür sorunlarla oyalamak. Kısacası şu gerici eğitim meselesi bir palavra! Parasız, laik, bilimsel, Kemalist, eğitim talepleri de öyle. Burada amaç farklı.

*

Diğer taraftan 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat’la ulus devletçi, tekçi, farklılıkları dışlayan, ırkçı bir eğitim sisteminin tohumlarını atanlar yüzyıldır eğitim aracılığıyla resmi ideolojiye itaatkâr, uyuşuk, yetenekleri köreltilmiş, kendine yabancı, özünden kopartılmış, batı hayranı bir nesil yetiştiriyor. Bu sistemin mimarı CHP’dir. Bugün çocuklara gerici eğitim istemiyoruz dedirtenler 2016 yılında 19. yüzyıl paradigmasıyla işlev gören dünyadan kopuk, insan fıtratına aykırı bir eğitim sistemini nedense gerici ve çağdışı bulmuyor. Son 14 yıldır örneğin derslerine üniformalı askerlerin girdiği bir ders olan Milli Güvenlik derslerin kaldırılması, 85 yıldır çocuklara askeri komutlarla ezberlettirilen ve varlıklarını Türk varlığına armağan ettirilen bir yemin metninin tedavülden kalkması, seçmeli Kürtçe dersler, Aleviliğin müfredata girmesi, tek tip üniformanın kaldırılması vs gibi sayabileceğim bir takım reformlarla özgürleştirilemeye çalışan bir eğitim sisteminin neresi gericiliktir? Bu gençlere sormak isterim. Yılardır askeri komutlarla ezberlediğiniz ultra ırkçı bir yemin metni çok mu çağdaş ve bilimsel bir ritüeldi? Varlıklarınızı Türk varlığına armağan ettikçe daha mı bir özgürleşiyordunuz? Derslerinize giren üniformalı subaylar, askeri marşlarla yürütüldüğünüz törenler çok mu ilerici bir uygulamaydı?

Bugün eğitim hayatını tanzim eden kanun ve yönetmeliklere bakıldığında hala 19. yüzyılın düşünce dünyası hâkimdir. Bu düşünce dünyasıyla şekillenen bir sistemde insanlığa hangi buluşu armağan ettiniz? Kullandığınız telefonları bile tamir etmekten aciz hale getiren ve her birinizi robotlara dönüştüren Kemalist eğitimden ne fayda gördünüz? Vaktiyle cepheye koşan on beşliler annelerinin, ablalarının başörtülerinden nefret ettikleri için mi sıcacık yuvalarını terk ettiler? On beşlilerden hangisi bu ülkenin ezanına, kültürüne, değerlerine karşıydı? Hangisi dedesini sırf şapka giymedi diyen asan bir zihniyeti alkışladı? Hangi on beşli, camilerin ahıra çevrilmesini, ezanın Türkçe okutulmasını, namazın ve hacca gitmenin yasaklanmasını istedi? Siz onların laiklik, çağdaşlık ve devrimlerin içselleştirilmesi için mi cepheye koşturduğunu zannediyorsunuz? Bu bildiriyi elinize tutuşturanlar da biliyor bunu… Asıl onların amacı Türkiye’yi geriletmek.

Gerici eğitim, ülkenin en başarılı öğrencisi olsa bile sırf başörtülü olduğu gerekçesiyle binlerce öğrenciyi okula sokmayan bir eğitim zihniyeti idi. Siz son 14 yıldır Kemalist, çağdaş, laik olduğu gerekçesiyle tek bir öğrencinin okuldan atıldığını gördünüz mü? Tam tersi eğitime ayrılan 100 milyon gibi devasa bütçeden en çok Kemalistler faydalanıyor! Kimsenin ne olduğuna bakılmaksızın vergi mükellefleri tarafından tedarik edilen bu bütçeden en çok kimler faydalanıyor? Cevap için anayasanın 42. Maddesine bakmanız kafi! Bu talepleri elinize tutuşturanlar bu kadar ahlaksız ve namussuz işte! Sahip olduğunuz CHP ideolojisini eğitim aracılığıyla bu ülkenin insanına zorla dayatamazsınız. Buna hakkınız yok. Yıllardır bu ceberut sistemin tasfiye edilmesi gerektiğini yazarım. Düşünün bu ülkede bir çocuk okula adımını attığı gün ideolojik bir kimliğe bürünür. Oysa küçücük çocukları çağ dışı bir zihniyetle biçimlendirmeye kimsenin hakkı yoktur.

Liseli gençlerin eline tutuşturduğunuz bu saçma sapan bildirilerle amacınıza ulaşamayacaksınız. Son söz Milli Eğitim Bakanına; eğitimi CHP ideolojisinin tahakkümünden kurtarmak mecburiyetindesiniz. Eğitim, medeniyet perspektifli bir anlayışla yeniden tanzim edilmelidir.

Gündem Haberleri