Mete Yarar, FETÖ ve PKK'nnın kol kola girdiği Doğu ve Güneydoğu'da terörle mücadelenin zorluğunu çarpıcı bir örnekle anlattı... Fırat Kalkanı operasyonunun çok daha önce yapılması gerektiğine dikkat çeken Yarar, "O zaman terör bu boyutta yaşanmazdı" dedi.
İşte Mete Yarar'ın açıklamasından satır başları...
İki gün önce öğrendiğim bir olay... Hiç beklemediğim ve hiç ummadığım bir adam örgütün birilerini vuracak adamı çıktı. Ben onu Güneydoğu'da tanıdım. Hiç beklemezdim. Deseniz ki 'On tane adam dizin, bu adam ne arıyor?' deseniz, inan ben demezdim. İfadesini söylediler bana hala şok geçiriyorum.
'Bu kadar PKK’ya yardım ediyorsun, peki çatışmada niye yanınızdaydın' diyorlar, 'Benim görevim sizi takip etmekti' diyor… Bu terörle mücadelenin ne kadar zor olduğunu anlamak açısından çok önemli. Polis bir operasyona gidiyor, Twitter'da anında reklam oluyorsunuz. Sizin bunları tespit etsin diye görevlendirdiğiniz adam da FETÖ'cü çıktı.
FETÖ tüm operasyon bilglierini sürekli sızdırdı. Polis bir operasyon yapıyordu, anında her şey Twitter'da sızdırılıyordu. Bölgede operasyon yapan polis ve askerler sosyal medyada linç edilmek istendi.
Terörle mücadelenin yüzde 80'i psikolojik, yüzde 20'si askeridir. Kamu diplomasisi çalışanı sayısı bizde 6 iken ABD'de bu sayı binleri buluyor.
FETÖ'cüler kozmik odaya girerken kimse müdahale etmedi.
15 Temmuz olmasaydı Zekai Aksakallı Paşa ve birçok komutan 30 Ağustos'ta emekli edilecekti.
Fırat Kalkanı harekatı
15 Temmuz başarılı olsaydı bugün Suriye'de değildik.
Suriye'ye 2 yıl önce girseydik terör bu boyutta yaşanmazdı.
Türkiye 3 cephede; PKK, DAEŞ ve FETÖ'yle mücadele ediyor.
Darbe girişimi ileri bir tarihte olsaydı direnenlerin hiçbiri orada olmayacaktı
O gece Allah bazı şeyleri öyle şansa korumuş ki, direnenlerden biri kurmay başkanı, biri okul komutanı, biri başka şahıslar. Bu isimlerin her birinin başka görevlere atandığını biliyor musunuz? Darbe 15 Temmuz'da değil de daha ileri bir tarihte olsaydı, bu adamların hiçbiri burada olmaycaktı. Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı 30 Ağustos'ta emekli edilecekti. Zekai Paşa ve o gün direnenlerin hiçbiri görevinin başında olmayacaktı.
Mesela biri Çin'e gidiyordu. Diyorlarki 'Seni Çin'e göndereceğiz.' Kurmay Başkanı diyor ki 'Beni niye Çin'e gidiyorsunuz? İstekte bulunmadığım halde..." Bu olayları Türkiye anlamadı ve anlamıyor hala… Belki Zekai Aksakallı Paşa 30 Ağustos'tan sonra görevinin başında olmayacaktı. Belki bir kumpasla görevden alacakladı. İçeride ne kadar hazzetmedikleri isim varsa bir yere göndereceklerdi.
Çete nasıl çalışıyor biliyor musunuz? Ya gözden düşürülüyorsunuz, ya soruşturma açılıyor, ya da alttan başlayan kaynamayla sizin hakkınızda mektuplar gönderilmeye başlanıyor. Bu olaylar başlarken direnenler nasıl direndi biliyor musun? "Sen herhalde bu sene terfi etmek istemiyorsun" diyorlar. "Biz terfi etmek için bu makamlara gelmedik" dediler.