Mehmet Ali Erbil'in gözyaşları... Annesini neden sevmediğini bu sözlerle anlattı
Mehmet Ali Erbil, dijital platform GAİN'de Jülide Ateş'in sunduğu '40' programına konuk oldu. Bir süredir kaçış sendromu hastalığıyla mücadele eden 64 yaşındaki ünlü şovmen çocukluk yılları anılarını anlatırken gözyaşlarını tutamadı. Annesini sevmediğini söyleyen Erbil nedenini de açıkladı.
120
Jülide Ateşin'in sunumuyla GAİN'de yayınlanan 40 programında ünlü oyuncu ve sunucu Mehmet Ali Erbil'i konuk etti. . Çocukluğu, gençliği, ilk meslek yılları, evlilikleri, aşkları, tutkuları, çocukları ve sanatıyla ilgili açıklamalarda bulunan Erbil gözyaşlarını tutamadı.
İşte Erbil'in o açıklamaları....
220
ÜVEY BABAM 14 YAŞIMDA BENİ EVDE İSTEMEDİ
14 yaşıma geldiğimde, üvey baba beni ergen döneme girdiğim için evde istemedi! Annem de çaresiz kaldı, çok sevdiği için saygı duyuyorum, bize sahip çıkamadı. Film gibi, üvey annem de abimi istemedi. Dediler ki bunlara bir yatılı okul bulalım, en yakını baba sanatçı ya, konservatuar olur. İkimizi de konservatuar sınavlarına soktular, ben 14 abim 17 yaşındaydı.
320
Beni üstün yetenek olarak 14 yaşında konservatuara aldılar, ilk öğrenciyimdir. Abim kazanamadı. Ben yatılı okula girmiş oldum ve annem Ankara'da ben de Ankara'da okuyorum. Yine ilişkimiz hiç normal değil.
420
En acısı, hiç unutamadığım, kirli çamaşırlarımı anneme yıkatmıyordu üvey babam. Komşumuz vardı ben komşumuza deterjan alırdım, komşumuz yıkardı benim çamaşırlarımı. Yatakhaneye gelirdim gece ağlardım, 'Allahım ben hiç böyle olmayacağım ben hiç ayrılmayacağım, hiçbir zaman karımla ayrılmayacağım, böyle çocuklarım olmayacak benim' derdim.
520
ANNEM BENİ ÜVEY BABAMA EZDİRDİ
Ama hiç dediğim olmadı, dünya istediğin gibi sürmüyor. Bu arayıştan, bu sevgisizlikten 4 tane eşimden de ayrıldım, annemi sevemedim sonra. Bu benim hatam değil. Sevemedim Annemi, içimden öyle şeyler boşaldı gitti ki, sevemedim asla! Bizi üvey babaya ezdirdiği için.
620
Serdar Ortaç ile hiçbir zaman bozulmadı dostluğumuz, asla. Ama biz ona çok tavsiyelerde bulunduk, şunu bırak artık dedik, nedir yani kazanacağın? Ne kazanabilirsin? Kaybettiklerine bak önce bir ya! Neler kaybetti benim canım arkadaşım, neler kaybettiğini biz çok iyi biliyoruz.
720
SERDAR ORTAÇ BÜTÜN ŞARKILARININ TELİF HAKLARINI EVİNDE KUMAR OYNAMAK İÇİN SATTI!
O kadar bağımlı oldu ki bir türlü kopamadı. O da öyle deşarj oluyor. Besteyi oradan etkilenerek yapabiliyor diyelim... Bütün telif haklarını sattı, buraya kadar geldi durum. Hayatının garantisiydi, emekli maaşıydı, telif haklarını satmak ne demek ya? Ne için sattığını biliyor musunuz? Evinde kumar oynamak için sattı.
820
Ben çok yakın arkadaşıyım, bunu benden iyi kimse bilemez. Şimdi şarkıları nerede çalınsa, parası sattığı adama gidiyor. O parayı aldı kumarda bitirdi! O bizden vazgeçmez, biz de ondan vazgeçmeyiz ama vazgeçemiyoruz kumardan.
920
ÇOCUKLARIMIN HER BİRİNİN HAYATINI GARANTİ ALTINA ALDIM
Kumar hiçbir şeye mal olmadı, ne bir ev, ne bir araba kaybettim kumarda. Sahneye çıkardım, onun ücretini alırdım, ayrıca bana orada oyun oynamam için para, fiş verirlerdi, onunla oynardım, kaybedersem bırakırdım. Hiçbir zaman için evimi satayım, arabamı satayım, bağımlı olayım; hiçbir şeyim olmadı. Çünkü arkada çoluğum çocuğum var. Evlerim barklarım olmazdı, ben ölmeden çocuklarımın her birinin evi var, her birinin hayatını garanti ettim.
1020
Yine oynayabilirim, hepsinin hayatını garanti etmişim ama... Öyle arkadaşlarım var ki, evlerine dev ekran kurup kumar oynuyorlar, ama böyle bir huyum yok, Allah beni ne uyuşturucuya ne kumara bağımlı yapmadı, hiçbir şeye bağımlı olmadım.
1120
SEDEF'E HAKSIZLIK ETTİM! ÇOK ÜZÜLÜRÜM ONUN ARKASINDAN
Kimle evlendiysem, severek aşkla evlendim. Onlar da benimle hiçbir beklentisi olmadan evlendiler. Hele biri 18-19 yaşındaydı, ne beklentisi olabilirdi benden? Erkek diye ilk beni gördü kız! Yine şöhrettim, ama o da iyi bir aileden geliyordu, ona haksızlık ettim, 1 buçuk yılda ayrıldık. Çünkü çok genç olduğu için birçok şeyi paylaşamadık! O yüzden ayrıldık, çok üzülürüm onun arkasından, gerçekten haksızlık ettiğimi düşünürüm, ama mümkün olmuyor bazı şeyler, elden gelmiyor.
1220
BENİ İÇGÜVEYSİ ALDILAR
İlk eşim; çok aşık oldum, o kadar aşık oldum ki, nişanlandık, benim durumum kötüydü beni içgüveysi aldılar. Bunu kimse bilmez. O zamanlar daha devlet tiyatrosuna yeni girmiştim, çok az maaş aldığım için ev kirası verecek durumum yoktu, onların evinde kalıyordum. Ama beraber uyumadık, o günkü kültür adetlerimize göre öyle bir şey yoktu.
1320
Annesi, babası, abisi, ben ve eşim, ben onların evinde yatıyordum. Abisiyle aynı odada kalıyordum. Öyle beni inletirdi ki, çok aşıktım, evden nişan yüzüğümüzü bahçeye atardı, ben ağlayarak gider yüzüğü arardım, attı diye... Hiçbiri benim için, şöhretim için evlenmediler.
1420
Muhsine hanımla evlendiğimde 21 yaşındaydım, böyle bir durumdaydım. İkinci evliliğim Nergis Hanımlaydı, o da bir aşk. İlkinden Sezinim oldu, ilk kızım değerlim benim. Benim için çok değerlidir, kız evlat dünyanın en zenginliği bu! Kız evlat! Oğlum da var, onu da çok seviyorum ama, kız evlat başka bir şey! 9 ay yoğun bakımdan ayrılmadı.
1520
KIZKARDEŞİME FİŞİMİ ÇEK DEDİM!
9 ay hastanede kaldım, 6 ayı yoğun bakımdaydı, kızkardeşim başımdaydı, duyuyordum, 'kurtulma şansı yok' diyorlardı, profesör kızkardeşim... 24 saat kızım başımdaydı, normalde su içmem, kızkardeşim başımda damla damla su veriyordu. Burnumu bile hemşireler kaşıyordu. Kızkardeşime 'bitkisel hayata girersem fişimi çek, yaşamak istemiyorum, yaşayamam, bütün Türkiye beni severken, izlemişken, benim fişimi çek, bu benim sözüm ne olur' dedim.
1620
Abi hiç merak etme dedi, kabullendi gibiydi nerdeyse... Bitkisel hayata girme riskim vardı, her gün 3 ameliyat oluyordum; kaburgalarım bir gün akciğerime batıyordu, bir gün böbreğimi kaybediyordum, bir gün pankreasımı kaybediyordum...
1720
Diren vardı vücudumda, her gün kan akıyordu, görmedim, Allah büyük, bana göstermedi. Kızım ve doktorum görüyordu. Tanık olmadım bütün bunlara, şanslıyım, yine de şanslıyım. Allah çok büyük, dualarla... Damadım başucuma geliyordu, dua okuyordu, bilmediğim duaları tekrar ediyordum, o dualarla, sevenlerimin dualarıyla, muska getiriyorlardı, tesbih getiriyorlardı...
1820
O dönemi çok geçirdim. Normal insan 2 hafta yatakta yatsa, yürüme problemi oluyor, kaslarını kaybediyor, ben 9 ay yattım yatakta. Bu hayat benim için ikinci bir hayat. Allah beni sevenlerime, çocuklarıma bağışladı.
1920
Don indirme olayı diyorlar... Rutin olarak her gün yaptığımız bir şeydi... Casting olarak paralı alarak gelen seyirciden insanları çıkarıp diziyordum, pantolonlarını indiriyordum altlarından uzun don çıkıyordu, kiminin pijama çıkıyordu, yazın sıcağında yünlü don çıkıyordu, millet geberiyordu gülmekten; bunu her gün yapıyordum. Arkadaki ekip de donları sıkı sıkı bağlıyordu, pantolon inince donları kalıyordu.
2020
CANLI YAYINDA DON İNDİRİRKEN BİR TANESİNİ TUMANINI BAĞLAMAMIŞ, HER ŞEYİ GÖRÜNDÜ
Yine bir gün canlı çekimdeyiz, yine indiriyorum indiriyorum, bir tanesi tumanını bağlamamış, her şeyi indi! Her şey göründü! Yönetmen de dur dur dur oraya zoom yap! Şimdi bunda benim suçum ne kadar siz söyleyin! Allah aşkına! Avrupa yasasına göre bunda sorumlu prodüktör ve kanalmış. Mahkemede hiç ceza almadım, ama bende benim suçum yok, o kadar kişi boşuna mı çalışıyor, sıkı sıkı bağlayıp kontrol ediyorlar... Kanala ceza geldi.