"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında yargılama ve duruşmalar tüm hızıyla sürerken, duruşmada yapılan savunmalar ve itiraflar siyaset ve iş dünyasında deprem etkisi yarattı. İSTAÇ eski müdürü Ziya Gökmen Togay ve Medicana Hastaneler Grubu sahibi Hüseyin Bozkurt'un mahkemedeki beyanları dava dosyasındaki iddiaları gözler önüne serdi.
İSTANBUL YÖNETİM AJANSI VE "GAYRİRESMİ YAPI" İDDİASI
Davanın tutuksuz sanığı olan İSTAÇ eski müdürü Ziya Gökmen Togay, mahkemede soruşturma aşamasındaki etkin pişmanlık ifadelerini tekrarladı. Göreve başladığı dönemde Ertan Yıldız (İBB İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı) ve Fatih Keleş'in (Ekrem İmamoğlu'nun danışkmanı ve İBB Spor Kulübü Başkanı) süreçleri takip ettiğini belirten Togay, şoförler aracılığıyla taşınan paketlerden haberdar olduğunu ancak içeriklerini bilmediğini savundu. Togay, Bakırköy Ek Hizmet Binası'nda iştiraklerin süreçlerini yöneten gayriresmi bir yapının bulunduğunu, atama ve ihale kararlarının Ertan Yıldız'ın onayından geçtiğini, daha sonra bu yapının "İstanbul Yönetim Ajansı" adı altında şirketleştirildiğini anlattı.
HASTANE İÇİN 8 MİLYON DOLAR RÜŞVET İTİRAFI
Davadaki en büyük bombalardan biri Medicana Hastaneler Grubu Sahibi Hüseyin Bozkurt ile şirket yetkilisi Fatih Mehmet Bozkurt'un ifadeleri oldu. Şişli'de yapılan hastane inşaatının izin süreçlerinde belediye tarafından Adem Altıntaş isimli şahsa yönlendirildiklerini belirten Hüseyin Bozkurt, süreçten sonuç alamayınca ekonomik baskı altında (icbar/haraç yoluyla) rüşvet vermeyi kabul ettiklerini söyledi. Bozkurt ifadesinde şu çarpıcı detayları paylaştı:
"Ekrem İmamoğlu ile görüştük, kendisi bizi yetkili ilçe diyerek Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'a yönlendirdi. Belediye ise tekrardan resmi görevi olmayan Adem Altıntaş'a yönlendirdi. Ekonomik baskı altında 8 milyon dolar rüşvet vermeyi kabul ettik. 4 milyon dolarını belediyeye resmi bağış adı altında verdik, kalan 4 milyon doları ise Adem Altıntaş'a Nurol Tower'daki ofisinde elden teslim ettik."