DailyMail’de yer alan habere göre, Marilyn Monroe’nun otopsisini yapan Thomas Noguchi, o dönemde Los Angeles County’de adli tabip yardımcısı olarak görev yapıyordu. Henüz kariyerinin başında olan Noguchi, Monroe’nun ölümünün ardındaki sır perdesini aralamakla görevlendirilmişti. Noguchi, LA Coroner adlı kitabında gazeteci Anne Soon Choi’ye verdiği röportajda, otopsi sırasında karşılaştığı detayları paylaştı. Raporda şu bilgiler yer alıyordu:
“Beyaz kadın, mavi gözlü, yaklaşık 52 kg. Yatağın yanında çok sayıda ilaç şişesi bulundu. Nembutal (uyku ilacı) içeren bir şişe tamamen boştu. Bir başka şişede ise kloral hidrat kalıntıları vardı.”
Noguchi, otopsi sırasında Monroe’nun karnını ve ince bağırsaklarını detaylı bir şekilde inceledi. Ancak ölüm nedeninin yüksek doz ilaç kullanımı olarak kaydedilmesine rağmen, midesinde ve bağırsaklarında hiçbir ilaç kalıntısına rastlanmaması dikkat çekiciydi. Bu durum, Noguchi’yi derinden şaşırttı ve olayın intihar olup olmadığına dair soru işaretlerini artırdı.
EK TESTLERİN YAPILMASI İSTENMEDİ
Noguchi, Monroe’nun ölümünün tam olarak aydınlatılabilmesi için midesi ve diğer iç organları üzerinde toksikoloji testleri yapılmasını talep etmişti. Ancak baş toksikolog Theodore Curphey’in raporu açıklamasının ardından bu organlar imha edildi. Bu karar, Noguchi’nin olayın ardındaki gerçekleri ortaya çıkarma çabasını sekteye uğrattı. Noguchi, yıllar sonra bile bu durumun kendisini rahatsız ettiğini belirtti ve “Tüm göstergeler intiharı işaret etse de bazı şeyler mantıklı gelmedi” dedi.
''İNTİHAR MIYDI HALA EMİN DEĞİLİM''
98 yaşındaki Noguchi, Marilyn Monroe’nun ölümünün intihar olup olmadığından hâlâ emin olmadığını ifade etti. Otopsi raporundaki çelişkiler ve imha edilen organlar, olayın perde arkasında başka gerçekler olabileceği şüphesini güçlendirdi. Noguchi’nin açıklamaları, yıllardır komplo teorileriyle çevrili olan bu trajik ölümü yeniden tartışmaya açtı. Monroe’nun ölümü, Hollywood tarihinin en büyük gizemlerinden biri olarak kalmaya devam ediyor.