Antalya’da trafikten men edilen, hacizli ya da icralık olduğu için çekilen binlerce araç, açık havada yıllardır çürüyor.
Aralarında sıfır kilometreye yakın Lamborghini Huracan, Porsche 911 Turbo S, Ferrari 458, klasik Mercedes SL Pagoda ve daha yüzlerce prestijli model var.
Yirmi yıl önce gelen araç hala bekliyor
Antalya Otoparkçılar ve Oto Yıkamacılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Hakan Topçu, "Bir Lamborghini 2015’te geldiğinde 15 milyon liraydı,” diyor, “şimdi lastikleri patlamış, koltukları küf tutmuş, motoru yağsızlıktan kilitlenmiş. Hurda fiyatına bile müşteri çıkmıyor.” Aynı otoparkta 2.500’ün üzerinde araç var. bunların 150’si tam 20 yıldır burada.
Plakalar okunmuyor, kapılar pas tutmuş, bazılarının sadece gövdesi kalmış.
Gece parçacılar geliyor, motoru, şanzımanı, beyni söküp gidiyor; sabah geldiğinizde geriye boş bir kabuk kalıyor.
Sorun yalnızca zaman değil. Bir araç yediemine çekildiğinde üzerine her gün faiz işliyor: icra borcu, yediemin ücreti, ceza faizi… Aradan on yıl geçince aracın güncel değeri, biriken borcun yanında komik kalıyor. 2023’te yapılan yasal düzenleme satış sürecini biraz hızlandırdı ama yeterli olmadı. Başkan Topçu’nun dediği gibi, “Bir yılda sadece 85 araç satılabildi. İş yapıyormuş gibi görünüyor ama gerçek değişim yok.”
Bu araçların her biri bir zamanlar dövizle ithal edildi. Şimdi açık havada çürüyor, devlete vergi kazandırmıyor, sahibine geri dönmüyor, otoparkçıya yer bırakmıyor. “Bu görüntü Türkiye’ye yakışmıyor,” diyor Topçu ve ekliyor: “Birileri sorumluluk alsın, beş yılı dolduran araç hurdaya ayrılsın, borcun bir kısmı silinsin, yürür durumdakiler hemen satılsın. Yoksa bu milyonluk tabutlar burada sonsuza kadar bekleyecek.”
Kaynak: DHA