Kurnaz tüccar Trump-İsrail dostu Prens Salman

ABD seçimi öncesi iki adayı daha iyi tanımak için Hillary Clinton ve Donald Trump ile yapılmış belgeselleri izledim…

Trump, hayata sıfırdan başlamış yine zaman zaman sıfırı görmüş ama "hacıyatmaz" misali tekrar ve daha güçlü olarak ayağa kalkmış bir "showman"dir…

Bir televizyon şakası gibi iktidara gelmiş…

Absürd bir komedi yıldızı kıvamında bir adamdır…

Aslında kendi karısında bile saygı uyandırmayan bu star, geldi dünyanın başına son iki yüzyıldır dert olmuş ABD'nin başkanı oldu! Ve bu "kara komedi"nin perdesi açıldı…

Göreve geldiği ilk günlerden beri takındığı "kurnaz tüccar" tavrı ve açık açık Körfez ülkelerine posta koyması akıllara ziyan vaziyette… ABD'nin en ciddi siyaset ve ekonomi analizcileri duvara toslamış durumdalar…

ABD bürokratları ne yapacağnı, nasıl yapacağını, ne zaman yapacağını bilemedikleri, tahmin edemedikleri kibirli, kaprisli bir "showman"le uğraşıyorlar…

Neredeyse "Beter olun!" demek geliyor içimden.

En son Suriye ile ilgili verdiği demeçler yine ciddi yankı buldu…

Diyor ki, zat-ı şahaneleri; "Biz DEAŞ’la, İŞİD’le - artık, her ne herzeyse!- savaşmak ve onları yenmek için bir sürü para harcadık ve başarılı olduk… Şimdi Suriye'den çekilme zamanımız geldi… Şayet Suriye'de kalmaya devam edip bu bölgeyi korumamızı istiyorsanız, ey Suudi Kralı ya da her konuda her şeyi çok bilen "Veliaht Prens" Salman, o zaman kesenin ağzını açıp bize parayı akıtacaksınız!".

Yâni kesin ve net bir şekilde "parayı veren düdüğü çalar" demiş hazret!

Şimdi bekliyoruz bakalım, doğumundan itibaren yetiştirilmiş bir proje kıvamında olan "Veliaht Prens" Salman'ın cevabını...

İsterseniz yakın bir gelecekte, onların deyişiyle Ortadoğu’nun, yâni "bizim coğrafyamız"ın ve dünyanın siyasetinde başrollerden birini oynayacak, Bâtıl Batı’nın son dönemlerde dizi ve filmlerle desteklediği "Ilımlı-Uyumlu İyi Müslüman Projesi"nin yeni kahramanı "Veliaht Prens" Salman’ı biraz daha yakından tanıyalım ve onun himayesinde hayata geçirilmeye başlayan projelere şöyle bir göz atalım..

"Veliaht Prens" Salman anne tarafından çok önemli ve İngiltere ile köklü ilişkiler içinde olan bir ailenin torunudur… Bu yüzden doğduğu günden beri Kraliçe II. Elizabeth tarafından değer görmüş ve bugüne kadar da bu doğrultuda ilişkiler içinde olmuş… Kraliçeye yaptığı son saray ziyareti ile de bu durumu taçlanmıştır… Kısacası ve de tabiri caizse "Veliaht Prens" Salman tam bir İngilizdir!

Onların deyişiyle Ortadoğu’nun, yâni "bizim coğrafyamız"ın yeniden şekillenmesi için özenle yetiştirilmiş, hazırlanmış ve himaye edilmiştir.

Bu himaye ve ortak çıkarlar doğrultusunda Washington ve Londra mutabakat sağlamış ve bu mutabakatın gereğini yapmaya başlamışlardır…

Burada pişmiş aşa su katan Trump olmuştur!

"Bu iş öyle uzun vadeli çıkarların hesabı ile olmaz! Mutlaka peşin ödeme almamız gerekiyor!" diyerek "Veliaht Prens" Salman’ın Beyaz Saray ziyaretinde önüne koca, kabarık bir fatura çıkartmış ve olayı tam bir "show" haline getirip kurnaz tücarlığını açık etmiştir.

Suudi devleti artık İsrail'in coğrafi olarak en yakınında bulunan koruyucusu ve müttefiki haline gelmiş durumdadır. Bu müttefikle yapılan anlaşmaların, atılan adımların dünya siyasetine ne şekilde yansıdığını en kısa sürede net bir şekilde göreceğiz…

İsrail pilotları artık Gazze ve Filistin'i bombalamak için Suudi çöllerinde askeri tatbikatlar yapacaklarmış…

Yine önümüzdeki yıllarda İsrail'in en güçlü şirketleri Suud devleti ile iş yapmaya başlayacaklarmış…

ABD, İsrail elçiliğini Kudüs'e taşıdığında emin olun onu ilk izleyen de Suud devleti olacakmış gibime geliyor!

Gel de hadîs-i şerîfi hatırlama:

"Siz sizden öncekileri adım adım, karış karış takip edeceksiniz… Hattâ onlardan biri bir kertenkele deliğine girse, siz de onun peşinden kertenkele deliğine gireceksiniz!"

"Yâ Rasûlallah, onlar yahudiler ve hristiyanlar mı?"

"Başka kim olabilir!"

Bu süreçlerden anlaşılan, görülen, duyulan o ki, en kısa sürede Suudi devletinin başına "Veliaht Prens" Salman artık "Kral" Salman olarak getirilecek!

"Veliaht Prens" Salman bu operasyon için son İngiltere ve ABD ziyaretlerinde gerekli kişilerden gerekli onayı almıştır...

İşte tüm bu bilgilerin ışığında CumhurReisimizin net tavrının ve geleceğe yönelik söylemlerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamamız gerekiyor… Recep Tayyip Erdoğan sadece bu ülkenin devlet başkanı değildir! Hazırlanmış tüm fesad projelerine çomak sokan, oyunları bozan güçlü bir devlet adamıdır!

Dün açılan nükleer santral, Rusya devlet başkanı Putin'in ziyareti, Rusya ile yapılan anlaşmalar, bunun en somut göstergesidir.

Hâlâ bir türlü anla(ya)mayanlara anlayanlar anlatsın lütfen değişen dengeleri...

NOT: Artık gerçekten ciddi ciddi Kemal Kılıçdaroğlu için acıma aşamasına geçtim… Bu ne pespaye bir söylem… Bu nasıl haince bir tavır… Bu nasıl bir saçmalama… Eminim Kemal Kılıçdaroğlu’na Deniz Baykal'ın "Ah!"ı tuttu! Kimbilir kasetle vurulunca Deniz Baykal'ın canı nasıl yandı... Bir gece önce "CeHePe başkanlığını asla düşünmüyorum!" diyen Kemal "bey" göreve gelince dünyası yıkılan Deniz Baykal'ın "Ah!"ı Kemal "bey"in başkanlığını başlamadan bitirdi… Kemal "bey" bunun farkında olmasa da...

Bu arada, aile dostumuz olan Deniz Baykal'a tekrar acil şifalar diliyorum...

Haberleri