Hukuki süreçlerin tamamlanmasının ardından CHP Genel Başkanlığı makamına geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, eylül ayında yapılması planlanan kurultay öncesinde parti teşkilatlarında disiplini ve kurumsal yapıyı yeniden tesis etmek adına kararlı adımlar atıyor.
30 Haziran'da toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla, aralarında Eskişehir'in de bulunduğu 26 il başkanlığı ve yönetimi parti disiplinine uygun hareket edilmediği gerekçesiyle görevden feshedildi.
Bu resmi kararın ardından koltuğunu kaybeden ve kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilen Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz'ın kameralar karşısındaki aşırı hırçın ve kontrolsüz tavırları siyaset gündemine oturdu.
SİNİR KRİZİ YAŞADI: TİTREYEN ELLERİYLE SU İÇMEKTE ZORLANDI
Genel Merkezin aldığı yasal ve idari kararı hazmetmekte zorlanan Talat Yalaz, il binası önünde düzenlediği basın açıklamasında adeta bir sinir krizi geçirdi.
Yaşadığı büyük stres ve şok nedeniyle konuşması boyunca sesinin ve ellerinin şiddetle titremesine engel olamayan Yalaz, çaresiz bir tonda açıklama yaptı.
Kürsüde öfkesini kontrol edemeyen Yalaz, konuşma arasında su içmeye çalışırken titremesini durduramadığı için bardağı tutmakta ve kontrol etmekte büyük güçlük çekti.
GENEL MERKEZİN MEŞRU KARARINA AÇIK MEYDAN OKUMA: "SİZ KİM OLUYORSUNUZ?"
Partinin en üst karar organı olan MYK’nın yetkilerini ve tüzüğü hiçe sayan bir üslup kullanan Yalaz, koltuğunu koruyabilmek adına şu hırçın ifadelerle genel merkeze yüklendi:
“Siz kim oluyorsunuz da beni görevden alıyorsunuz? Kim oluyorsunuz da beni partiden atıyorsunuz? Beni partiden, baba ocağımızdan, Atatürk’ün partisinden atma yetkisini kendinizde nasıl buluyorsunuz? Benim için bu karar yok hükmündedir.”
MEŞRUİYETİNİ KAYBEDEN ÖZGÜR ÖZEL CEPHELİSİNDEN İŞGAL TEHDİDİ!
Mahkeme kararıyla genel başkanlık sıfatı sona eren Özgür Özel’in gölgesine sığınarak parti içi hiyerarşiyi tamamen çiğneyen Yalaz, yasal yönetime karşı direneceğini belirterek adeta binayı işgal etme tehdidinde bulundu
Görevine Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki resmi yönetimle değil, koltuğu kaybeden Özgür Özel ile devam edeceğini söyleyerek parti içi hiyerarşiyi tamamen reddetti.
"Özgür Özel bana talimat vermediği sürece beni bu binadan hiç kimse çıkaramaz. Yüreği yeten gelip girmeye çalışsın!" diyerek kurumsal kuralları hiçe sayacağını açıkça ilan etti.
CHP Genel Merkezi'nin partideki düzeni sağlamak adına attığı bu yasal adımlar karşısında, koltuğu kaybedenlerin sergilediği bu hırçın ve disiplinsiz tavırlar, kurumsal yapıya zarar verme çabasından öteye geçemedi.