Kız Kulesi, Asya ve Avrupa’nın buluştuğu noktada İstanbul Boğazı’nda konumlanan lokasyonuyla 2500 yıllık tarihe sahiptir. Geçmiş tarihinde Antik Çağ’dan Bizans’a, Bizans’tan Osmanlı’ya kadar bir çok döneme şahitlik etmiştir. İşte İstanbul silüeti ile bütünleşmiş adına binlerce şiir yazılmış, Kız Kulesi hakkında bilinmesi gerekenler...
Kız Kulesi hakkında bilinmesi gerekenler! Kız Kulesi'nin tarihçesi ve efsaneleri nelerdir? Kız Kulesi ne zaman açılacak?
Kız Kulesi, restorasyon çalışmaları ile gündemde. Restorasyon çalışması ile II. Mahmut dönemindeki görüntüsüne kavuşması hedeflenen Kız Kulesi hakkında pek çok rivayet bulunmaktadır. İşte Kız Kulesi’nin hakkında ki rivayetler, Kız Kulesinin tarihçesi ve Kız Kulesi hakkında bilinmesi gerekenler…
İstanbul denilince akla gelen ilk yerlerden biri olan Kız Kulesi, Salacak açıklarındaki küçücük bir adanın üzerine inşa edilmiştir. İstanbul’un sembol yerlerinden biri olan Kız Kulesi hakkında pekçok rivayet bulunmaktadır. İşte Kız Kulesi’nin geçmiş tarihi ve hakkındaki rivayetleri...
KIZ KULESİ NE ZAMAN İNŞA EDİLDİ?
Geçmişi 2500 yıl öncesine dayanan Kız Kulesi, bir çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Tarihi kalıntılara bakıldığında ilk olarak M.Ö 410 yılında inşa edildiği düşünülen Kız Kulesi, Atinalı komutan Alkibiades tarafından inşa edilmiştir. Boğaz’dan geçen gemileri kontrol etmek ve vergi almak amacı ile inşa edilen Kız Kulesi, İstanbul, Roma hakimiyetine geçtikten sonra Bizans İmparatoru Manuel Comnenos yapıyı taşlarla güçlendirip tam bir kule olarak tasarlatmış ve bir savunma binası olarak görevlendirmiştir. Osmanlı döneminde bir kez daha restore edilen kule, mehter takımının gösterilerine sahne olmuş. Kulenin bugünkü temelleri ve alt katın önemli kısımları Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilmiştir.
Geçmiş tarihi boyunca birçok kez harap olup tekrar restore edilen Kız Kulesi, 1998 yılında başlayan restorasyon çalışmalarının ardından 2000 yılında turizme açılmıştır.
KIZ KULESİ EFSANELERİ…
HAZİN BİR AŞK ÖYKÜSÜ: LEANDROS’UN ÖLÜMSÜZ AŞKI
Kız Kulesi, geçmiştir tarihi boyunca bir çok efsaneler ile anılmıştır. Halk arasında en çok bilineni ve en romantik olan ise Leandros’un hazin sonlu ölümsüz aşkıdır. Efsaneye göre, fırtınalı bir gecede, Leondros kulede ışık yandığını görünce, sevgilisi Hero'nun kendisini çağırdığını düşünür ve denize atlar. Oysaki bu kez ışığı yakan Hero değil, aşıkların her gece gizlice buluştuğunu anlayan bir başkasıdır ve ışığı söndürüverir. Leondros, Boğazın dalgalarına gömülür; bunun acısına dayanamayan Hero ise kuleden atlayarak hayatına son verir. Efsanenin sonunda aşıklar adına kulenin olduğu yere bir deniz feneri inşa edilir.
KIZ KULESİ, GALATA KULESİNE Mİ AŞIK?
Efsaneye göre Kız Kulesi ile Galata Kulesi birbirine aşıktır ama aralarında bulunan İstanbul Boğazı, sevgililerin kavuşmasını engellemektedir.Galata Kulesi aşkını yıllarca mektuplara yazar ve Kız Kulesi'ne olan hasretini kelimelere döker. Hezarfen Ahmet Çelebi de uçma hayalini gerçekleştirmek için buraya çıktığında, Galata Kulesi onun kulağına Kız Kulesi'ne olan aşkını fısıldar ve mektupları ona verir. İstanbul'un üflediği rüzgarı arkasına alan Hezarfen, mektupları Kız Kulesi'ne ulaştırır. Aşkının platonik olmadığını anlayan Kız Kulesi, sevinçten havaya uçar. Bu iki aşığın birbirlerine duydukları bu derin duygular onların yüzyıllara meydan okumasına yardımcı olmuş, İstanbul'un en güzel manzarasını oluşturmuşlardır.
PRENSESİ ÖLÜMDEN KIZ KULESİ'DE KURTARAMADI
Kız Kulesi hakkında en bilinen bir diğer hikaye ise Kral ve çok sevdiği kızı hakkındadır. Kehanete göre; Kral'a çok sevdiği kızının 18 yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenir. Kral bu kehanet üzerine, denizin ortasında bir kule yaptırır ve prensesi buraya yerleştirir. Ancak kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan, prensesinin ölümüne neden olur. Kral, kızına demirden bir tabut yaptırarak Ayasofya’nın giriş kapısının üstüne yerleştirir. Yılanın, ölümünden sonra da prensesi rahat bırakmadığına dair söylentiler günümüze kadar ulaşmıştır. Zira bu tabutun üstünde iki delik olduğu hala anlatılır.
KIZ KULESİ SEFİRİ, BATTAL GAZİ
Kız Kulesi ile ilgili olarak en sık anlatılan hikayelerin sonuncusu ise Osmanlı Dönemi’nde geçermektedir. Hikayeye göre; Battal Gazi'nin askerleri ile birlikte Kız kulesi'ne baskın yaptığını ve kulede saklanan hazineleri alarak, burada yaşayan Üsküdar Tekfuru'nun kızını kaçırdığını anlatılır. İstanbul'u (Constantinopoli) kuşatmaya gelen Battal Gazi, kuşatmadan bir sonuç alamayınca Kız Kulesi önündeki kıyıya karargahını kurar ve yedi sene burada kalır.
Hikayeye göre, Battal Gazi'nin Üsküdar kıyılarında bu kadar uzun süre kalmasının asıl nedeni, tekfurun kızına aşık olmasıdır. Üsküdar tekfuru, Battal Gazi'nin korkusuyla, kızını hazineleri ile birlikte kuleye kapatır. Şam seferini tamamlayarak Üsküdar'a dönen Battal Gazi, kayık ile Kız Kulesi'ne gelerek, tekfurun kızı ve hazinelerini aldıktan sonra Üsküdar'dan atına atlayıp oradan uzaklaşır. Çokça bilinen "Atı alan Üsküdar'ı geçti" lafı bu hikayeden gelir.
KIZ KULESİ NE ZAMAN AÇILACAK?
Kız Kulesi’nin Ekim 2022’de açılması planlanmaktadır.