×
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Magazin
  • Seyahat
  • Yaşam
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Eğitim
  • Popüler Haberler
☰
  • Ana Sayfa
  • Gündem

Kimi evladını, kimi geleceğini kaybetti! Bunların hepsi bu topraklarda yaşandı! İşte okuyunca ürpereceğiniz 28 Şubat'ın silinmeyen yaraları...

Milletin iradesiyle tarihin tozlu raflarına gömülen 28 Şubat darbesinin üzerinden tam 29 yıl geçti. Tankların Sincan sokaklarında yürüdüğü, "balans ayarı" adı altında seçilmiş hükümetin devrildiği o karanlık süreç; sadece siyaseti değil, ekonomiyi, eğitimi ve toplumsal barışı da vurdu.

28/02/2026 08:33
116

SİNCAN’DAN MÜEBBET HAPSE: DARBECİLER HESAP VERDİ

28 Şubat 1997'de toplanan Milli Güvenlik Kurulu ile başlayan süreç, klasik darbelerden farklı olarak medya, yargı ve sermaye iş birliğiyle "postmodern" bir modelle uygulandı.

216

Tanklı Tehdit: 4 Şubat'ta Sincan'da yürütülen tanklar, demokrasiye doğrudan bir saldırı olarak kayda geçti. Dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir'in "Demokrasiye balans ayarı yaptık" sözleri, vesayetçi zihniyetin itirafı oldu.

316

Yargı Süreci: 2013 yılında açılan 103 sanıklı davada, aralarında Çevik Bir ve Çetin Doğan'ın da bulunduğu 14 sanık müebbet hapis cezasına çarptırılarak sivil iradeye karşı işlenen suçların hesabı soruldu.

416

İNSANLIK ONURUNU HEDEF ALAN UNUTULMAZ ZULÜMLER

28 Şubat sadece siyaseti değil, doğrudan insan hayatını ve inanç özgürlüğünü hedef alan bir zulüm mekanizmasına dönüştü. Süreç boyunca yaşanan trajediler toplumun hafızasına kazındı:

516

Medine Bircan Vakası: 71 yaşındaki kanser hastası Medine Bircan, sağlık karnesindeki fotoğrafı başörtülü olduğu gerekçesiyle İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi edilmedi. 

616

Oğlu, annesinin fotoğrafını boya ile "başörtüsüz" hale getirmeye çalışsa da tedavi gecikti ve yaşlı kadın hayatını kaybetti.

716

Nuray Canan Songür'ün Acısı: Başörtüsü eylemlerinde polisin sert müdahalesine ve coplara maruz kalan Songür, bu şiddet sırasında karnındaki ikiz bebeklerinden birini düşük yaparak kaybetti.

816

İkna Odaları ve Peruklu Özgürlük: Üniversitelerde kurulan "ikna odalarında", genç kızlara inançlarından vazgeçmeleri için psikolojik baskı yapıldı. 

916

Eğitim hakkı elinden alınan binlerce öğrenci, okula girebilmek için peruk takmak zorunda bırakıldı ya da okul birincisi olmalarına rağmen kürsülerden indirildi.

1016

Merve Kavakçı ve "Had Bildirme" Gecesi: 1999'da milletin oyuyla Meclis'e giren Merve Kavakçı, Bülent Ecevit'in "Bu kadına haddini bildirin!" nidasıyla ve milletvekillerinin "Dışarı!" temposuyla milli iradeden koparılmaya çalışıldı.

1116

Nizamiye Kapısındaki Ayrımcılık: Evladını Peygamber Ocağı'na emanet eden başörtülü analar, yemin törenleri için kışlaya alınmadı. 40 yaş altı yasağı gibi absürt kurallarla aileler tel örgüler arkasında gözü yaşlı bekletildi.

1216

EKONOMİK YIKIM VE FETÖ’YE AÇILAN YOL

Darbe süreci sadece toplumsal yaralar açmakla kalmadı, Türkiye'yi ekonomik bir uçuruma sürüklerken milli unsurları tasfiye ederek karanlık yapıların önünü açtı:

1316

Mali Yıkım: 1997-2001 yılları arasında 20’den fazla banka içi boşaltılarak TMSF’ye devredildi. Enflasyon 1997 sonunda %99.1’e fırlayarak halkı fakirleştirdi.

1416

FETÖ'nün Yükselişi: Ordudan ihraç edilen emekli askerlerin ortak tespitiyle; irtica bahanesiyle milli ve dindar subaylar tasfiye edilirken, kendisini gizleyen FETÖ mensuplarının önü açıldı. Bu kadrolaşma, yıllar sonra 15 Temmuz ihanetine giden yolu döşedi.

1516

Medya Tetikçiliği: Dönemin kartel medyası, orduyu göreve çağıran ve "Gerekirse silah bile kullanırız" diyen kurşundan ağır manşetlerle darbenin lojistik üssü gibi çalıştı.

1616

Kaynak: Haber Merkezi

Gündem Haberleri

Daha fazla haber:
© 2016

SuperHaber


‧ Ana Sayfa ‧ İletişim