İki usta isim SuperHaber programcısı - Güvenlik Uzmanı Mete Yarar ile SuperHaber programcısı - Hürriyet Gazetesi yazarı Nedim Şener, “Memleket Aşkına” programının yeni bölümünde, ABD Merkez Komutanlığı’nın PKK ile iş birliğini kutlayan skandal mesajını ve ABD’nin yeni yönetimininin PKK’ya, Ermenistan’a ve Yunanistan’a verdiği sıcak mesajları konuştu.
ŞENER: NE YAPACAKLARI BELLİ; ÇOK SERT SALDIRACAKLAR!
Nedim Şener, "Biden yönetiminin diplomasi, dış ilişkiler, güvenlik gibi bütün atamalarının uzmanlığı Orta Doğu, Suriye, Libya'da. ABD ekibinin önümüzdeki yıllarda ne yapacağı, nasıl bir strateji izleyeceği belli. Türkiye’ye ‘sözde müttefik’ diyen ABD, dost ve müttefik diye PKK’lı YPG’li teröristleri yere göğe koyamaz bir hale geldi. İlişkiyi daha da geliştireceklerini, desteği daha da artırcaklarını beyan ediyorlar. Türkiye’yi karşılarına alacakları da belli. O yüzden diplomasinin geçerli olduğu süreçler vardır ama hiçbir lafın kar etmediği anlar da vardır. O zaman devreye güç girer. Ben o güç savaşının yaşanacağına kesin gözüyle bakıyorum. 4 yıllık süreç içinde ABD denen terör destekçisi ülkeyle mutlaka karşı karşıya geleceğimizi tahmin ediyorum. ABD bunu göze almış durumda. Doğu Akdeniz’den Ege’den başlayıp Yunanistan ile geliştirmek istediği ilişkiler, NATO’daki ikinci büyük askeri gücü ve müttefikim dediği Türkiye’yi es geçip, ‘Ermenistan Savunma Bakanlığı ile ilişkiler geliştirmek istiyorum’ diyen bir dışişleri bakanı ataması yapılmış. Tablo çok net, Türkiye’yi de nereye konumlandırdıkları da çok net. Hemen güneyimizdeki PKK’lı teröristleri övüyorlar. Türkiye’yi hafiften bir çevreleme içine alıyorlar, bir sıcak hat oluşturuyorlar. Türkiye bunu görüyor. 3-4 yıldan beri gerçekten önalan, endişelenmeden. Müttefik diye ayakta durmakta zorlanan Ermenistan’ı, AB’nin parasal yardımı olmadan borç içinde yüzen Yunanistan’ı müttefik almışsanız, aslında siz kendiniz varsınız demektir. Onlar sizin için bir coğrafi adımdır. ABD ‘Ben geliyorum, ben olacağım’ diyor. Türkiye buna göre hesabını yapacak, savunma sistemlerini, füze sistemlerini geliştirecek. FETÖ’nün askeri yapılanması ABD’ye öyle bir alan açıyordu ki Türkiye’ye istedikleri komployu kurabiliyorlardı, yanlış yönlendirmeler içinde bulunabiliyorlardı, muhtaç halde tutuyorlardı, savunma sanayiini geliştirmiyorlardı. 15 Temmuz’dan sonra bu değişti. Türk ordusu da kendine geldi, bağımsız, kendi haklılığı çerçevesinde geliştirdiği politikası ete kemiğe büründü. Biden’ın gelmesinden endişe etmeyin, asıl Biden düşünsün Türkiye ile nasıl baş edeceğini. O sürece doğru gidiyoruz. Bu süreci devletiyle milletiyle bütün gücümüzle ne varsa bu mücadelenin bir parçası olacağız. 2023 Türkiye seçimlerine kadar ekonomik yaptırımlar dahil çok şiddetli saldıracaklar. Artık arkanıza yaslanıp seyretmenin zamanı değil, herkesin kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekecek bir dönemden geçeceğiz." sözlerini kullandı.
YARAR: ABD, PKK’NIN KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURABİLMESİ İÇİN ALAN YARATMAYA ÇALIŞIYOR!
Mete Yarar, “Sahayla ilgili bilgi vereyim. Hillary Clinton ve ABD ‘Neden CENTCOM işin içine girip bu olaya duygusal bir yaklaşımla yaklaşıyor? Trump’ın sözünü neden dinlemiyor? ABD’de demokrasinin beşiği dediğimiz bir yerde ‘Biz Suriye’den çıkıyoruz dediğimizde çıkartamaz mı? CENTCOM aynı gün sahaya inip Trump’ın dediğinin tam tersini yapabilir mi? Amerikan sistemi için de geçerli midir? Aslında bunları tartışmak lazım. PYD dediğimiz örgüt, ABD’den yardım alıyor diyoruz. Türkiye’de PYD’yi seküler bir örgüt olarak gören, ‘Türkiye’ye düşmanlık yapmayan aslında konuşulabilir’ diyen siyasi partiler de var. Seküler yani ‘Özgür Suriye Ordusu ile neden çalışıyorsunuz? Onlar radikal.’ diyen ama ‘PYD seküler onlarla çalışın’ diyen HDP dışında da partiler var. İlginç bir süreç bu. Şapkayı önümüze koyduğumuzda bazı şeyleri çok doğru anlatmak, izah etmek lazım. Birincisi bugün hala Türkiye topraklarına Fırat’ın doğusundan göç etmiş olan Kamışlı ve diğer alanlarda bulunan Kürt kökenli vatandaş sayısı muhtemelen 100-200 bin arası olduğu söyleniyor. En son Barış Pınarı Harekatı bölgesine geçenler düşüldükten sonra kalanlardan bahsediyorum. PYD bir Kürt örgütü ve Kürtler’in hakkını korumak için bölgede bulunuyor. Ancak neden Kürt vatandaşlar bölgede DAEŞ olmadığı halde PYD kontrolündeki alanlara dönmek istemiyorlar? Bu soruyu öncelikle ‘Türkiye’de PYD Kürt halkını koruyan bir örgüttür’ diyenlerin suratına vurmak lazım. İkincisi ise, PYD konusunda konuşurken ABD tarafından yardım aldığını söylüyoruz. Örneğin, ABD PYD’de yılda gayrı nizami harp nezdinde yaklaşık 500 milyon dolar para verdiğini yazmıştı Nedim Şener. Yalnızca terör örgütü bölgede çıkarttığı petrolün satışından ve dağıtım yaptığı alanlardan elde ettiği miktar yaklaşık 3 milyar doların üzerinde. Trump’ın 'Petrol için geldik' dediği yerde PYD kendi finansmanını petrol üzerinden sağlıyor. Bir miktarını ESAD yönetimine satıyor, bir miktarını da Barış Pınarı Harekatı bölgesi dahil olmak üzere birçok alanda kullanılıyor. Azez, Afrin dahil olmak üzere. Neden kendi yapmamız gerekenleri yapmıyoruz? PKK’nın ayakta durması için gereken para ABD tarafından fonlanamaz. ABD, PKK’nın kendi ayakları üzerinde durabilmesi için bir alan yaratmaya çalışıyor. Bu alanın ekonomik şartlarını kendi içinde oluşturmaya çalışıyor. Türkiye’nin öncelikleri arasında PKK’nın petrol gelirini azaltacağı bir formülasyon bulmak zorunda. Kendi ülkemizin televizyon kanalında PYD’yi terör örgütü olarak görmeyen konuşmalar ve toplantılar yapılabiliyor. Daha neyi konuşacağız, niye kızıyoruz ki? CENTCOM ‘özgürlük gününüz kutlu olsun’ demiş… Bu memlekette bunu diyen binlerce insan tanırım, televizyon programlarında söylüyorlar bunu. Bu kişiler liberal, demokrat, vatansever, Atatürkçü kimlikleriyle öne çıkan kişiler. Kime kızıyoruz, laf söylüyoruz?" dedi.
Mete Yarar ve Nedim Şener ile “Memleket Aşkına”nın tamamını SuperHaber YouTube kanalında izleyebilirsiniz...