Dünya deniz ticaretinin en yoğun rotalarından biri olan Malakka Boğazı çevresindeki 7 stratejik limanı işleten Malezya'nın en büyük liman işletmecisi MMC Port Holdings, yeni CEO'su olarak Sultan Ahmed bin Suleym'i duyurdu. BAE'nin en güçlü iş insanlarından biri olarak tanınan Suleym'in yönetimi derhal devralacağı bildirildi. Ancak bu atama, Suleym'in karanlık geçmişi ve yakın zamanda yaşadığı sarsıntılı istifa süreci nedeniyle uluslararası arenada tepkiyle karşılandı.
BAĞLANTILARI NEDENİYLE İSTİFA ETTİ AMA PEDOFİLİ EPSTEIN'IN GÖLGESİ HEP ÜZERİNDE
2007 yılından bu yana DP World'ün Yönetim Kurulu Başkanlığını ve 2016'dan itibaren CEO'luğunu yürüten Ahmed bin Suleym, pedofili milyarder Jeffrey Epstein ile olan bağlantılarının gün yüzüne çıkmasıyla büyük bir baskı altına girmişti. Artan iddiaların ardından DP World, geçtiğimiz şubat ayında Suleym'in CEO'luk görevinden ayrıldığını açıklamıştı. Epstein ile olan ilişkilerine dair bugüne kadar kamuoyuna herhangi bir resmi açıklama yapmayan Suleym'in, aylar sonra Malezya gibi stratejik bir noktada tekrar üst düzey bir göreve gelmesi soru işaretleri oluşturdu.
SIZAN BELGELERDE KABE ÖRTÜSÜ VAR!
Epstein davasıyla bağlantılı olarak sızan belgeler, ikili arasındaki ilişkinin boyutlarını gözler önüne seriyor. 8 Mayıs 2014 tarihinde Epstein ve sansürlenmiş bir diğer alıcıya gönderilen bir elektronik postada yer alan fotoğraf karesi, skandalın en çok tartışılan unsurlarından biri oldu. Söz konusu fotoğrafta Jeffrey Epstein ve Ahmed bin Suleym, yere serilmiş bir Kabe örtüsüne bakarken görülüyor.
İddialara göre ikili arasındaki yakınlaşma, Suleym'in 2008 yılında reşit olmayan bir çocuğa yönelik cinsel teklifte bulunması sebebiyle aldığı mahkûmiyet kararının ardından başladı. Epstein ve Suleym arasındaki yazışmalarda kadınlara yönelik aşağılayıcı ifadelerin kullanıldığı ve cinsel içerikli konuların sıkça gündeme geldiği belirtiliyor.
DAVA DOSYASINA YANSIYAN "KABE ÖRTÜSÜ" HEDİYESİ
Uluslararası basına ve mahkeme tutanaklarına yansıyan yazışmalarda infial oluşturan en önemli bulgulardan biri ise söz konusu Kabe örtüsü oldu. Belgelere göre, fotoğrafta yere serili halde incelenen Kaber örtüsünün, Ahmed bin Suleym tarafından Jeffrey Epstein’e verilmiş özel bir "hediye" olduğu anlaşıldı.
Soruşturma birimlerinin incelediği e-postalarda, İslam aleminin bu kutsal sembolünün, ikili arasındaki şaibeli menfaat ağını ve karanlık dostluğu pekiştirmek amacıyla sunulması dikkat çekti. Bu hediyeleşme trafiği, davanın seyri açısından suç şebekesinin uluslararası bağlantılarını gösteren çarpıcı bir kanıt olarak değerlendiriliyor.
"İSRAİL DERİN DEVLETİ" İDDİASI
Skandal, yalnızca iş dünyasını değil küresel siyaseti de ilgilendiren boyutlara ulaşmış durumda. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in geçtiğimiz günlerde yaptığı, Epstein'ın kurduğu karanlık ağın "İsrail derin devletiyle doğrudan bağlantılı olduğuna" yönelik sert çıkışı, bu ağın içindeki uluslararası aktörlerin konumunu yeniden tartışmaya açtı. Suleym'in bu ilişkiler ağı içerisindeki rolü ve Malezya'daki yeni görevinin küresel lojistik güvenliğine olası etkileri, önümüzdeki günlerde uluslararası basının ve ekonomi otoritelerinin merceğinde olmaya devam edecek.