AMERİKA dönüşü Esenboğa Havaalanı'nda CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile karşılaştım.
Kemal Bey, “Önce Amerika izlenimlerinizi alalım” dedi. Gözlemlerimi paylaştım. CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın programında
Adil Öksüz’le ilgili yaptığı açıklamayı hatırlattım.
“Siz yokken Adil Öksüz konusunda önemli tartışmalar oldu” dedi.
“O zaman izniniz olursa aramızda geçen konuşmayı yazmak istiyorum” dedim.
“Tabii ki yazabilirsiniz. Adil Öksüz olayını ilk olarak gündeme siz taşımıştınız” karşılığını verdi.
Kılıçdaroğlu, programda, “Adil Öksüz neden serbest bırakıldı? Bir bilgimiz var ama açıklayamıyorum” demişti.
Kılıçdaroğlu’nun açıklayamadığı o bilgi neydi? Kılıçdaroğlu’nun açıklamadığı o bilgiyi ben açıklayacağım.
31 Ağustos tarihli “Adil Öksüz korunuyor mu?” yazımın çıktığı gün Kemal Bey aradı. “Adil Öksüz konusundabana 20 gün
önce önemli bir bilgi geldi” dedi. Merak ettim. “Adil Öksüz’ün, MİT ajanı olduğuna dair bir istihbarattı” diye konuştu. CHP
liderine, “Bu istihbaratı araştırmam gerekir” dedim. Kemal Bey de, “Ben de sizin araştıracağınızı bildiğim için paylaştım”
karşılığını verdi.
Kılıçdaroğlu’ndan edindiğim istihbaratın peşine düştüm. “Adil Öksüz sicil numarası ile teşkilatımızda çalışmaktadır”
denilmesini beklemiyordum. Ama istihbarat birimlerinden, “Teşkilatla kesinlikle bir bağlantısı yok” cevabını aldım. Ama
yetinmedim. Çünkü Adil Öksüz’ün bir elin koruması altında olduğu anlaşılıyordu.
Adil Öksüz, 15 Temmuz darbesini Fetullah Gülen’le irtibatlandıracak en önemli isimlerden birisi. Çünkü Adil Öksüz darbeden
bir gün önce geldiği Pensilvanya’dan Fetullah Gülen’in, darbenin planlandığı şekilde icra edilmesi talimatını getiren kurye.
YAŞ toplantısında ihraç edileceğini öğrenen FETÖ’cüler, darbenin tarihini öne çekmişlerdi. “Asker imamı” olan Adil Öksüz
ise Fetullah Gülen’le görüşüp, hem darbe tarihini onaylattı hem de son talimatları alarak Türkiye’ye döndü. Aynı gün Akıncı
Üssü’ne geçerek, darbeyi sevk ve idare eden isimlerden biriydi. Konuşması durumunda darbe ile Gülen arasındaki irtibatı
ortaya koyan en önemli delilleri verebilirdi. Ne oldu? Bir el devreye girdi ve Adil Öksüz kaçırıldı. Ne yapıldı? Adil Öksüz, 22
saat gözaltında tutulduğu Kazan Akıncılar Jandarma Karakolu tarafından hakkında hiçbir araştırma yapılmadan, ifadesi dahi
alınmadan, tutanak tutulmadan mahkemeye sevk edildi. Hürriyet’ten Mesut Hasan Benli’nin haberlerinden Adil Öksüz’le ilgili
bir ihmalin değil, bir kurtarma operasyonunun devrede olduğu anlaşılıyor. Adil Öksüz hakkında üç ayrı tutanak tutulmuş.
Üzerinden çıkan GPS cihazından dahi kurtarılması için iki ayrı tutanak tanzim edilmiş. Adil Öksüz’ü almaya gelen polis
amiri H.K. almadan gitmiş. Yetinmemiş bir de kendisine ait cep telefonundan Atatürk Araştırma Merkezi Bilimsel
Araştırmalar Müdürü Hasan Balcı ile görüştürülmüş. Bir tek plaket vermedikleri kalmış. FETÖ açısından ne denli önemli bir
şahısmış ki, koca koca generaller tutuklanırken Adil Öksüz kurtarılmış.
Adil Öksüz’ün yardımcısı olduğu söylenen eski Anafartalar Lisesi sahibi Nihat Çiçek, yakalanarak tutuklandı. Şimdi
cezaevinde. Ancak iki kez sorgulanmasına rağmen ser verip sır vermedi.
Şimdi tekrar Kılıçdaroğlu’na ulaşan istihbarata dönelim.
Adil Öksüz, MİT ajanı olduğu takdirde, iki nokta ön plana çıkıyor:
1- MİT’in darbeden önceden haberi olduğu.
2- Adil Öksüz’ü MİT’in kurtardığı.
Adil Öksüz konusunda bir süredirgüvenlik ve istihbarat birimlerini neredeyse bunalttım. Ulaştığım sonuçları paylaşmak
istiyorum. MİT’in arşivlerine kadar inilerek yapılan araştırmada Adil Öksüz ismine rastlanılmadı. Jandarma ve poliste
FETÖ’cü yapılanma tarafından, “Dosya boşaltılarak” kurtarıldığı anlaşılıyor. CHP liderine, Adil Öksüz’ün MİT elemanı olduğu yönündeki istihbaratın verilmesi, hedef şaşırtma olarak değerlendiriliyor. Adil Öksüz’e ne MİT mensubu ne MİT
elemanı deniliyor. MİT’i işaret eden sakın, Adil Öksüz’ü kurtaran el olmasın? Adil Öksüz işi psikolojik harekâta dönüşüyor.
Hâlâ yakalanamadığına göre, çok güçlü bir elin koruyucu kanatları altında.