Parfüm tasarımcısı Vedat Ozan, İstanbul'un koku profilini açıkladı. Hürriyet'ten Cansu Şimşek'in haberine göre; yakında "Kokular Kitabı"nın 4. cildini yayınlayacak olan parfüm tasarımcısı ve akademisyen Vedat Ozan, koku ve bellek ilişkisinin kökenlerini ve inceliklerini anlattı.
Görsellik hakim gibi görünen bir dünyada yaşıyor olmamıza rağmen kokunun belirleyici etkilere sahip olduğunu belirten Ozan, bir bebeğin 2 yaşına kadar koku alma duyusu sayesinde uyum sağladığını söyledi. Yiyip içtiklerimizi de kokular üzerinden tanımladığımızı ifade eden Ozan, "Nezle olup burnunuz tıkandığında yemek yediğinizi düşünün. Tatlı, ekşi ya da acı olduğunu anlayabilirsiniz fakat kokusunu alamaz, tadana kadar ne olduğunu anlamazsınız. Daha da basit anlatımıyla, hiç sevmediğiniz bir öksürük şurubunu içmek zorundaysanız burnunuzu tıkayıp içersiniz" dedi.
'KENDİ DİLİ YOK'
Kokunun bir dilinin olmadığına dikkat çeken Vedat Ozan, bunu, "Başka duyulardan ödünç alınmış kelimelerle kendisini açıklıyor. Örneğin, tatlı bir koku, ağır bir koku gibi. Hatta diğer duyular yetmeyince benzetmeler yapıyor kokuyu açıklamak için; ‘yeni kesilmiş çimen gibi kokuyor" diye açıkladı.
'SİMİT VE ÇAY KOKUSU EN İYİ ŞEKİLDE ANLATIYOR'
Kokunun kültürel tarihiyle ilgilenen pek kimse olmadığını söyleyen Ozan, her şehrin kendine has bir kokusu olduğunu açıklayarak, İstanbul için şunları söyledi: “İstanbul’u tek bir koku profiline hapsetmenin haksızlık olduğunu düşünüyorum; çünkü mesela Levent’le İkitelli’yi bir tutamazsınız. Hatta 10 sene önceki Karaköy’le bugün arasında ciddi farklar var. Şimdi hamburger ve kahve kokarken eskiden hırdavatçıların ve imalathanelerin kokularını alırdınız. Benim için İstanbul’u yine de simit ve çay kokusu en iyi şekilde anlatıyor.”
'LİMON KOLONYASI MİLLİ PARFÜM GİBİ'
Ozan, limon kolonyasının da adeta bir “milli parfüm” olduğunu anlattı ve kolonyanın Osmanlı’da sık sık tercih edilen gül suyu kullanımının yerine geçtiğini vurguladı.