İşgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde bulunan ve Müslümanlar için kutsal sayılan Harem-i İbrahim Camisi, bir kez daha İsrail zulmüne sahne oldu. İsrail ordusu, caminin girişinde Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığına bağlı iki görevliye saldırarak onları hastanelik etti.
Yaralanan çalışanlar, Mutesim Sidr ve Münced Natşe olarak açıklandı. Her iki görevli de görev başındayken, caminin avlusunda İsrail askerlerinin fiziki saldırısına uğradı. Filistin tarafı olayı şiddetle kınadı.
El Halil Vakıflar Müdürü: "Bu Saldırılar Sistematik Bir İşgal Politikasının Parçası"
El Halil Vakıflar Genel Müdürü Emced Kerce, saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, olayın münferit değil, İsrail’in cami çalışanlarını ve ibadet eden Müslümanları hedef alan sistematik ihlallerinin bir devamı olduğunu vurguladı. Kerce ayrıca, Tel Aviv yönetiminin camide elektronik kontrol noktaları kurarak, gelişigüzel aramalar yaptığını ve sık sık ezan okunmasını engellediğini de hatırlattı.
Bakanlıktan Acil Müdahale Çağrısı
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, uluslararası insan hakları kuruluşlarına ve insani yardım örgütlerine seslenerek, bu kutsal mekâna yönelik saldırıların durdurulması için acil müdahale çağrısı yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Harem-i İbrahim Camisi ve çalışanları koruma altına alınmalı, Müslümanların ibadet özgürlüğü garanti altına alınmalıdır."
Er-Ras Camisi'nin Suyu Kesildi, Vakıf Arazisi Gasp Edildi
İsrail ordusunun saldırıları Harem-i İbrahim ile sınırlı kalmadı. El Halil Genel Vakıflar İdaresi, İsrail’in, Er-Ras Camisi'nin suyunu kestiğini ve cami çevresindeki vakıf arazisinin bir kısmına el koyduğunu açıkladı. Bu adımın da yine Filistin topraklarını gasbeden İsrailli yerleşimcilerin yararına yapıldığı belirtildi.
51 Kez Ezan Engeline Uğradı: Müslümanlar Camiye Alınmadı
Filistin makamları, sadece Temmuz ayı boyunca Harem-i İbrahim Camisi’nde ezanın 51 kez engellendiğini, müezzinin camiye girişinin geciktirildiğini ve doğu kapısıyla pencerelerin sekiz aydır kapalı tutulduğunu bildirdi. Bu veriler, İsrail’in ibadet özgürlüğüne yönelik baskıcı tutumunun belgeye dayalı kanıtı niteliğinde.
Harem-i İbrahim: Müslümanlar İçin En Kutsal 4. Cami
Mekke’deki Mescid-i Haram, Medine’deki Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa'dan sonra Müslümanların en kutsal kabul ettiği dördüncü mabet olan Harem-i İbrahim Camisi, sadece dini değil, tarihi ve kültürel bir miras olarak da büyük önem taşıyor. Caminin altında, Hazreti İbrahim, eşi, Hazreti İshak, Yakup, Yusuf ve eşlerinin kabirleri bulunuyor.
1994 Harem-i İbrahim Katliamı Unutulmadı
Harem-i İbrahim Camisi, 25 Şubat 1994 tarihinde sabah namazı sırasında Baruch Goldstein adlı Yahudi yerleşimcinin gerçekleştirdiği katliamla dünya gündemine gelmişti. Bu saldırıda 29 Müslüman hayatını kaybetmiş, 150’den fazla kişi yaralanmıştı. O günden sonra cami, Müslümanlar ve Yahudiler arasında fiziksel olarak ikiye bölünmüştü.
İsrail, Ramazan’da da Sözünü Tutmadı
İslam dünyasında özel bir yeri olan Ramazan ayında, Harem-i İbrahim Camisi’nin cuma günleri yalnızca Müslümanlara açık olması gerektiği halde, İsrail bu kurala da uymamış ve Müslümanların kutsal ibadetine engel olmaya devam etmişti.