İsrail'in önde gelen yayın organlarından Yedioth Ahronoth'ta yayımlanan çarpıcı bir analizde, Tel Aviv yönetiminin bölgesel denklemdeki konumu sert ifadelerle eleştirildi.
Yazıda, İsrail'in Orta Doğu'da "kapalı kapılar ardında faydalı ve aranan ancak açıkça sahiplenilecek kadar meşru görülmeyen" bir konuma sürüklendiği belirtilerek "metres" benzeyen bu durumun sürdürülemez olduğu vurgulandı.
"GİZLİ İLİŞKİLER RESMİLEŞMEZSE YALNIZLAŞMA KAÇINILMAZ"
Analizde, İsrail'in askeri gücü ve istihbarat kapasitesi sayesinde bölgede tek başına ayakta kalabileceği, ancak bunun bölgesel bir aitlik anlamına gelmediği ifade edildi. Tel Aviv'in Körfez ülkeleriyle güvenlik bağlarını sürdürdüğü fakat gizli ilişki ağını resmi diplomasiye dönüştüremediği takdirde, askeri açıdan güçlü ancak Orta Doğu'da tamamen soyutlanmış bir devlete dönüşeceği uyarısı yapıldı.
SUUDİ ARABİSTAN DENKLEMİ VE MEKKE ANLAŞMASI
Gazze'deki işgalin ardından bölgesel dengelerin tamamen değiştiğine dikkat çekilen analizde şu hususlar öne çıktı:
Suudi Arabistan'ın, bağımsız bir Filistin devletine giden geri döndürülemez bir yol haritası sunulmadığı sürece İsrail ile normalleşme masasına oturmayacağı net bir şekilde dile getirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması gibi yeni paktların, bölgede İsrail'e bağımlı olmayan alternatif güvenlik ve caydırıcılık mimarileri oluşturduğu vurgulandı.
Analistlere göre; Binyamin Netanyahu hükümetinin aşırı sağcı koalisyon yapısını koruyarak Filistin meselesinde adım atmaması halinde Tel Aviv, bölgesel entegrasyon trenini tamamen kaçıracak ve askeri gücüne rağmen Orta Doğu'da yalnızlığa mahkûm kalacak.