Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın güvenlik konseptinde yeni bir dönem başlatan üçlü ortak savunma paktının ardından Yemen'deki Husi güçleri misilleme niteliğinde saldırılar başlattı.
ORTA DOĞU'DA TANSİYON YÜKSELDİ
Husiler, Suudi Arabistan topraklarında yer alan Cizan kentindeki dev devlete ait Aramco petrol rafinerisine saldırı düzenlediklerini açıkladı. Yapılan açıklamada, eylemin Suudi Arabistan'a ait İHA'ların Yemen hava sahasını ihlal etmesine yanıt olarak gerçekleştirildiği savunuldu. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı ise sabah saatlerinde Cizan rafinerisinde yangın çıktığını doğrulayarak, yangının söndürüldüğünü ve olayda ölen ya da yaralanan olmadığını bildirdi.
Günlük 400 bin varil kapasiteli Cizan rafinerisi, daha önce de Husilerin hedefi olmuştu. Suudi Arabistan makamları, 28 Temmuz'daki bir başka Husi saldırısının ardından rafinerinin faaliyetlerini durdurduğunu ve yürütülen onarım çalışmalarının ardından tesisin ilk aşamada 15 Ağustos'ta yeniden açılmasının planlandığını duyurmuştu.
EL-MUHA'DA ASKERİ TESİSLER HEDEF ALINDI: 7 ÖLÜ, 35 YARALI
Husilerin Suudi Arabistan unsurlarına yönelik bir diğer hamlesi ise Yemen'in Taiz kentine bağlı El-Muha bölgesinde yaşandı. Suudi Arabistan'a ait askeri yığınakların ve silah depolarının balistik füzeler ile İHA'larla hedef alındığı operasyonda ortalık savaş alanına döndü. Saldırılarda en az 7 kişinin hayatını kaybettiği, 35 kişinin ise yaralandığı aktarıldı. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Sare, bu hamlenin Suudi güçlerinin bölgedeki askeri faaliyetlerine karşı misilleme amacıyla düzenlendiğini duyurdu.
MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI NASIL DEVREYE GİRER?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, dün Mekke'de ülkeleri arasındaki "Ortak Savunma Anlaşması"na imza atmıştı.
Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor.
Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.