NATO Liderler Zirvesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Polonya'ya giden Emine Erdoğan, Varşova'da kısa süreli alışveriş turuna çıkmıştı.
Varşova'nın en meşhur bit pazarına giden Emine Erdoğan, buradan birkaç parça eşya satın almıştı.
Cumhuriyet gazetesi, yapılan alışverişin 147 bin lira tutarında olduğunu söyleyerek Erdoğan'ı tepkilerin hedefi haline getirdi.
Emine Erdoğan'ın, Polonya'da yaptığı alışverişin iddia edildiği gibi 147 bin liralık değil 5-6 bin euroluk olduğu ortaya çıktı.
Esra Elönü, sol ve Paralel medyada çıkan bu yalanı köşesine taşıdı...
* İftiraya, bit pazarından daha sık uğruyor!
Yazmayacaktım, kışlık ve yazlık cümleleri ayırırken atılacak olanlardan bu terliksi tayfaya eğlencesine bir derleme yapayım dedim. Beyinleri, Haşeratların oto park yeri olmuş bu adamların rezillik iğrençlik performansları izlenmeye (!) değer!.
Olay şu efendiler “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan NATO Zirvesi için Varşova'da bulunduğu sırada Emine Erdoğan Polonya'daki bir bit pazarında alışveriş yapıyor. Çok olağan. Bu bit pazarı alışverişinde bit yeniği arayanların it izini sürdüğünüzde karşınıza çıkan adresler sizi hayrete düşürmez, şaşkınlığa uğratmaz. Yapılan alışverişin iftiralı tutarı: 147 bin iftirasız tutarı. 5- 6 Bin.
Hani ev taşırken tenezzül edip bulaşık süngerini sarmayacağın gazetelerin attığı iftira budur efendiler! Hani adamlıkta siftahsız, ahlaksızlıkta bereketli yüzsüzlerin iftirası budur.
Yani Wc fırçasının bayii satışı olsa bu paralel kağıtları satışta yamultur o derece. Öyle paranoyaklar ki sivrisinek ısırsa kuduz olduk sanıyorlar!
Gazetesinin battal baş yazarları, seküler kitlenin orgazm butonları, kendine göre seçkin bana göre tezgahta seçilmeye bile değmez patatesler! Kendine göre insancıl bana göre sadece ısırıldığı yerin bekçiliğini yapan kan tellalları.
Kendine göre belki sakinleştirici bana göre şalvar lastiğini geziye kadar uzatıp bırakmış ve şaplağı kendi yüzüne yemiş nitelikli provokatörler! Müftü karısıyla düet yapıp fazlasıyla detone olan zavallı klavye solisti! Yüzü sadece makyajla kızaran Yılmaz Özdil de bit pazarı alışverişinin uyuzlarından. Yazmış dün. Sineklikle okuyun.
Görevi konumu ne olursa olsun iftiraya tenezzül acizlerin sporudur. Şükür ki rabbim isabet aldıklarınızı ıskalatandır! Amacınız habercilik değil, koğuculuk! Amacınız fiyatta bindirseniz sıfırın zirvesinden indiremeyeceğiniz onursuzluğunuzla onur karalamaca! Kılıçdaroğlu’nun bir zamanlar Saraydaki altın klozeti (!) görme tutkusuna iftirasına millet nasıl koroyla sifon çektiyse, sizin bu yamulmuş konserve haberciliğiniz de zincirleme sifon tamlaması.
Bu acizlerin iftirasına uğradığınızda yapmanız gerekenler,
Hızla La Havle çekin ve küçük kahkaha parçacıklarıyla gününüzü renklendirin.
Tesisat borularına zorla gazetelerini yerleştirerek “abone yaptık oldu” adlı paralel mafyası çırpınırken çamur sıçratıyor bu nedenle sileceklerinizi çalıştırın yola devam edin.
Sosyal medyada profiline adam resmi koyan lakin karşılaştığınızda ayaklı basma eteğe dönüşen fosseptik adamları mahkemeye değil belediyeye havale edin ilaçlasınlar!
Anlamazsınız ama cahilliğinizi yüzünüze çarpmak hobilerim arasında yazayım. Hucurat suresi diye bir sure var inansanız çok güzel aslında.
Şöyle diyor. “Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun aslını araştırın. Yoksa bilmeden bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.
Ne diyeyim, Siz yüksekteyseniz Allah bizi sizin yüksekliğinizin alçağı kılsın. Şereftir.