Tarihin Kayıtları Ne Söylüyor?
Hristiyan kaynaklarına göre Hz. İsa çarmıha gerildiğinde üzerindeki dikişsiz giysi askerler tarafından paylaşılmak istenmiş, ancak yırtılmaması için kura çekilmiştir. Bu anlatı Yuhanna İncil’inde geçer ve Hristiyan geleneğinde büyük önem taşır. Bugün Almanya'daki ‘’Trier Katedrali’’ ve Fransa'daki ‘’Argenteuil Bazilikası'nda’’ Hz. İsa'ya ait olduğu iddia edilen kutsal giysiler muhafaza edilmektedir. Lakin kayıp Pelerin burada muhafaza altında olanlardan çok daha değerli ve kadim sırlar barındırmaktadır.
Hz. İsa'nın Pelerini yalnızca bir kıyafet değildir. Bazı mistik geleneklere göre bu Pelerin: İlahi bilgeliğin sembolü, manevi koruma ve şifa enerjisi taşır. Sadece ruhsal olgunluğa erişen kişilere kendini "açığa çıkaracak" kutsal bir emanet olduğu söylenmektedir. Bazı teorilerin en dikkat çekici olanlarından biri de, Vatikan'ın gizli arşivlerinde Hz. İsa'ya ait birçok kutsal emanetin saklandığı iddiasıdır. Sadece Hz. İsa değil, aynı zamanda İslam Tarihi ve Peygamberimiz ile ilgili de önemli bulguların Vatikan Arşivlerinde olduğu iddia edilmektedir. Bu emanetler belirli dönemlerde yalnızca çok sınırlı kişilere gösterilmektedir. Özellikle yeni seçilen her Papa ve çevresindeki yönetici Kardinaller bu sırlara vakıf olmaktadır.
Bir başka önemli husus ise Tapınak Şövalyeleri'nin, Kudüs'te buldukları kutsal emanetleri Avrupa'ya taşıdığı yönündedir. Ancak buradan kaçıramadıkları emanetler de vardı ve bu emanetler de Osmanlı Devleti zamanında Yavuz Sultan Selim’in Doğu’ya yaptığı seferlerle İstanbul’a getirildiği bilinmektedir. İstanbul’a getirilen emanetler arasında Hz. İsa'nın Kutsal Pelerini, Kutsal Kâse, gerçek Haç parçaları ve gizli İncil metinleri bulunduğu söylenmektedir. Bunların içinde Pelerinin ayrı bir önemi vardı... Hz. İsa'nın Pelerini için şu hususlardan bahsedilir: Hastalara şifa verdiği, taşıyana ilahi koruma sağladığı, ruhsal farkındalığı artırdığı, karanlık güçlere karşı bir kalkan olduğu söylenmektedir.
İnsanlık tarihi boyunca kutsal emanetler, yalnızca geçmişe ait nesneler değil; inanç, umut ve gizemin sembolleri olmuştur. Hz. İsa'nın Pelerini de bu nedenle hem araştırmacıları hem de bu konularla ilgili Anadolu ve İstanbul’da özel çalışma yapanları cezbetmiştir. Hz. İsa'nın kayıp Pelerini hakkında anlatılanların bir kısmı tarihî kaynaklara, bir kısmı ise anlatılan bazı iddialara dayanmaktadır. Ama gerçek olan bir şey var ki o da İstanbul’un hala kendi içinde büyük sırlar ve gizemler barındırdığıdır. Doğu Roma ve Osmanlı Devleti zamanında saklanan ve günümüze ulaşan sırların önemi çok büyüktür. Bu önemi ve değeri bilenler, İstanbul’da araştırmalarına ve kadim emanetlerdeki sis perdelerini aralamaya devam edecektir.