Hem Mason büyük üstadı, hem de Başbakanlık Müsteşarı... Ahmet Salih Korur, Adnan Menderes'in yanına nasıl sızdı?

Gölge Başbakan ve Menderes’in sır küpü olarak bilinen, aynı zamanda Mason Locası Büyük Üstadı unvanını taşıyan Ahmet Salih Korur’un 27 Mayıs darbe sabahı çelik kasaların şifrelerini cunta lideri Alparslan Türkeş’e pürüzsüzce teslim etmesi, tarihin en büyük gizemlerinden biridir. DP liderleri idam sehpasına yürürken, her şeyi bilen bu ismin Yassıada’da kapalı kapılar ardında yapılan gizli celselerle idamdan kurtulması, "Büyük bir ihanet mi vardı?" sorusunu akıllara getiriyor.

SuperHaber-Özel

Türk siyasi tarihinin 1950-1960 yılları arasındaki çalkantılı döneminde Başbakanlık Müsteşarlığı ve Millî Emniyet Hizmeti (MAH) Reisliği görevlerini üstlenen Ahmet Salih Korur'un bürokrasi ve yargılama süreçlerindeki rolü, aradan geçen yıllara rağmen gizemini muhafaza ediyor.

HANGİ BAĞLANTILAR MENDERES'İN YANINA KADAR GELMESİNİ SAĞLADI?

Tek parti döneminde bürokrasinin alt basamaklarında görev yapan sıradan bir teknokratın, 1950 yılında DP’nin iktidara gelmesinden henüz iki ay sonra Menderes tarafından keşfedilerek Başbakanlık Müsteşarlığına getirilmesi, idari bir tercihin ötesinde anlamlar barındırıyor.

SİSTEMDEKİ "GÖRÜNMEZ İRADE" SAYESİNDE HIZLA YÜKSELDİ

Dönemin çetin siyasi zemininde tecrübeli isimler tasfiye edilirken, Korur’un en kritik makama getirilmesi, "Bürokrasi koridorlarında bu yükselişi hazırlayan ve Menderes'in önüne bu ismi koyan başka bir irade mi vardı?" sorusunu akıllara getiriyor.

HEM MAH'IN (MİT) BAŞINDAYDI HEM DE MASONLAR LOCASININ 'BÜYÜK ÜSTADI'YDI

Cumhuriyet tarihinin en güçlü bürokratik figürüne dönüşen Korur, zamanla sadece sivil idareyi değil, istihbarat teşkilatı MAH’ı da yöneterek gücünü tahkim etti.

Menderes'in tüm mali ve operasyonel sırlarına ortak olan, hatta dönemin uluslararası dengelerinde stratejik bir konumu bulunan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın Büyük Üstadı unvanını taşıyan Korur’un bu denli kuşatıcı bir güven alanını nasıl inşa ettiği hala gizemini koruyor.

27 MAYIS SABAHI KASALARIN ŞİFRELERİNİ DEVRETTİ

27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ilk saatlerinde, Başbakanlık binasına giren cunta liderlerinden Alparslan Türkeş’i karşılayan ilk isim Ahmet Salih Korur oldu.

Korur, hiçbir direnç göstermeden Menderes’in en gizli belgelerinin, istihbarat raporlarının ve örtülü ödenek kayıtlarının bulunduğu çelik kasaların şifrelerini ihtilalcilere devretti.

Darbenin ilk dakikalarında yaşanan bu pürüzsüz geçiş, "Devlet mekanizmasını çalışamaz hale getirebilecek bu sırlar, ihtilalin başarısı için önceden mi hazırlanmıştı?" ve "Güven timsali olan bir figürün bu tavrı, Menderes’e yönelik büyük bir yol ayrımının işareti miydi?" tartışmalarını beraberinde getiriyor.

"BEN SADECE EMİRLERİ UYGULAYAN BİR MEMURDUM"

Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idama mahkum edildiği Yassıada Mahkemelerinde Korur'un akıbeti diğer sanıklardan farklılık gösterdi.

Menderes’in tüm operasyonel harcamalarını yürüten tek yetkili olan Korur, mahkemedeki ifadesinde "Ben sadece emirleri uygulayan bir memurdum" savunmasını yaptı.

YASSIADA'DA GİZLİ OTURUMLAR SONRASI CEZASI HAFİFLETİLDİ

Yassıada'da davası "devlet sırrı" gerekçesiyle basına ve kamuoyuna kapalı oturumlarda görülen Korur, 2 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırıldı ve bu ceza da sağlık gerekçeleriyle hafifletildi.

Adana Cezaevi ve GATA'daki kısa tutukluluğunun ardından serbest kalan Korur, 1982 yılındaki ölümüne kadar hiçbir anı yayımlamadan sessizliğini korudu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri