AK Parti Ankara Milletvekili ve Yeni Şafak yazarı Aydın Ünal, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun veda kararı sonrası yaptığı Bundan sonra gelecek başbakanın profili daha düşük olacak sözleri için özür diledi.
Sözlerinin çarpıtıldığını belirten Ünal, Canlı yayında söyleyinceye kadar 'Düşük profilli' kelimesi öyle kendi halinde, sessiz, sakin, samimi, vakur, mütevazı, işine odaklanmış, dikkat çekmeden ilerleyen, yani düşük profilli bir kelimeydi. Hata ettiğimi kabul ediyor, faydası yok biliyorum ama, istemeden de olsa verdiğim rahatsızlıktan dolayı herkesten özür diliyorum dedi.
Ünal’ın Yeni Şafak’ta “‘Söz ola kestire başı’” başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:
Canlı yayında söyleyinceye kadar Düşük Profilli kelimesi öyle kendi halinde, sessiz, sakin, samimi, vakur, mütevazı, işine odaklanmış, dikkat çekmeden ilerleyen, yani düşük profilli bir kelimeydi. Her kelime anlam kaymasına uğrar. Düşük Profilli kelimesi de birden bire Türkçe'nin en galiz hakaretlerinden birine dönüştü. İnsanlar birbirlerini artık düşük profilli olmakla suçluyor, bizim içimizde düşük profilli yok açıklamaları yapılıyor. İngilizce Low Profile kelimesinin çevirisi olarak Türkçe'ye geçmiş Düşük Profilli kelimesi henüz sözlüklerimizde yer almıyor; ancak bu aşamadan sonra bir hakaret ifadesi olarak anlamlandırılacağına şüphe yok. Öncelikle bu talihsiz kelimeye, manasının değişmesine vasıta olduğum için özür borçluyum.
Low Profile (düşük profil) isimli Türkiye'de de faaliyet gösteren uluslararası bir marka var. Marka değerlerine zarar verdiysem onlardan da özür dilerim.
Kanlı mı olacak kansız mı olacak ifadesi bağlamından koparılmış ve rahmetli Necmettin Erbakan'a son derece haksız biçimde yapışıp kalmıştı. Mekanı inşallah Cennet olsun.
Bugün rahmetli babamın Hakk'a vuslatının birinci ayı doldu. Çocukken marangozluğa başlamış, bir gözünü ve parmaklarını bu meslekte kaybetmişti. 80'lerin ortasında bir gün işten eve erken ve mutsuz döndü. Müdürüyle tartışmış, ona teessüf ederim demiş, marangozluktan alınarak temizlik işlerine verilmişti.
Oğlum şu sözlüğü getir dedi, birlikte manasına baktık, yazıklar olsun demekmiş.
Yanlış anlaşılma nedeniyle Fransa'nın bir hapishanesinde kısa süre tutuklu kalan bir arkadaşım anlatmıştı: Gardiyan sabah geldi ve Fransızca bir kelime söyledi, anlamadım ve no dedim, gitti.
Ertesi gün yine geldi, yine aynı kelimeyi söyledi, yine no dedim ve gitti. 3. gün de aynısı oldu. 4. gün 'bakalım ne olacak' diyerek bu anlamadığım kelimeye 'evet, yes' dedim. Hücrenin kapısını açtı ve beni bir saatliğine havalandırmaya çıkardı.
Düşük Profilli tanımlamasının muhalefet tarafından çarpıtılmasını anlarım. Ancak, en yakın dostlarımın dahi anlamını bilmedikleri bu kelime üzerinden linç girişimleri beni incitti. Yine de canları sağ olsun. Bizim mahalle başkanımız bile yüksek profillidir, ilçe başkanlarımız arasında bile düşük profilli kimse yoktur sözleri haklı ve yerinde sözler. Ancak aynı arkadaşların, Türk Hava Yolları uçaklarında yapılan iniş için alçalmaya başlıyoruz anonsu karşısında hosteslere sensin alçak ya da siz alçalın, bizim yerimiz yükseklerdir demelerinden ciddi ciddi korkuyorum.
Canlı yayında söyleyinceye kadar Düşük Profilli kelimesi öyle kendi halinde, sessiz, sakin, samimi, vakur, mütevazı, işine odaklanmış, dikkat çekmeden ilerleyen, yani düşük profilli bir kelimeydi.
Kelimelerin manaları değişir. Hata ettiğimi kabul ediyor, faydası yok biliyorum ama, istemeden de olsa verdiğim rahatsızlıktan dolayı herkesten özür diliyorum.